Brezilya’da Başkan da Silva’nın durumuyla siyaset lügatında yükselen “lawfare-yargıharp” kavramı Türkiye’de İmamoğlu iddianamesiyle ortaya çıkan durumla benzerlikler taşıyor.
Son yıllarda ortaya çıkan, son aylarda uluslararası siyaset lisanında giderek daha çok kullanılan bir kavram var: “lawfare”. İngilizce “law-hukuk” ve “warfare-savaş” kavramlarından türetilmiş bir bileşik isim. Wikipedia bunu yanlış olarak “hukuk savaşı” veya “hukuki savaş” olarak çevirmiş. Oysa “hukuk savaşı” olumlu bir kavram; adalet için verilen hukuk mücadelesini çağrıştırıyor. Lawfare ise tam tersi. Cambridge sözlüğü, “Rakibe sorun çıkarmak için yasal işlem kullanma” diye tanımlamış. Collins Sözlüğü ise “Rakibi korkutmak veya engellemek için yasal süreçlerin stratejik kullanımı” diyor. Tolga Şirin, Türkçemizde “davarebe” kavramını öneriyor, olabilir, ben bu anlam içeriklerini karşılayan “yargıharp” veya “yargıharbi” bileşik ismini öneriyorum, izninizle onu kullanacağım.
Lawfare, ya da yargıharp kavramı, 1990’larda ABD Hava Kuvvetlerinde savcı ve yargıçlık yapmış Tümgeneral Charles Dunlap tarafından, hukukun bir savaş taktiği olarak kullanarak çatışmalardan kaçınma yöntemi olarak önerilmiş ama zamanla siyaset alanında, siyasetin yargı kararları yoluyla yürütülmesi, giderek yargı süreçlerinin demokratik seçimlerin önüne geçmesi anlamında kullanılır olmuş.
Tanıdık geldi mi?
Ekrem İmamoğlu iddianamesini, CHP’de yönetimi devirmek için açılan davaları mı düşündünüz?
Birgün yazarı Doğan Tılıç “Bir silah olarak hukuk ya da hukukla savaşmak” yazısında öyle yorumlamış.
Son birkaç yılda dünya siyaset lisanında kullanılır hale gelmesinin nedeni 2014’te Brezilya’da “Lava Jato” yolsuzluk davası sonucu muhalefet lideri Lula da Silva’nın 1,5 yıl hapse mahkûm edilmesi. Bu yüzden 2018 Başkanlık seçimlerine katılamayan Silva, 2019’da hapis cezasını tamamlayıp çıkıyor, Yüksek Mahkeme 2021’de davasını düşürdü, 2023 seçimlerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği Jair Bolsanaro’yu yenilgiye uğratıyor; bugün Brezilya Başkanı.
Tanıdık geldi mi?
Brezilya’da eğrisi doğrusuna gelmiş.
Ya Türkiye?
Yargıharp, bugün dünyada demokratik siyaseti askıya almadan siyaseti yargı kararlarıyla şekillendirmek anlamında kullanılıyor.
Yalnızca siyaseti değil, bürokrasiyi, üniversiteleri, medyayı da. Yargı kararları yegâne meşruiyet kaynağına dönüşüyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde iki kez dil sürçmesi diye algılanan şekilde “yargı devleti” deyiverdi, “hukuk devleti” demek yerine; arada epey fark var.
Görünüşte her şey yasalara uygun ilerlese de yargıharp uygulamalarıyla yasaların içeriği, siyasi iktidarların sürekliliğini temin etmeye dönüşüyor.
Diyeceksiniz ki, işte Brezilya’da Yüksek Mahkeme eğrisini doğrusuna getirip Silva’nın seçime girmesini sağlamış. Bakarsınız bizde de Anayasa Mahkemesi yapar mı diyeceksiniz. İlk kademe mahkemelerin bir kararlarını takmadığı, Başkanının çaresizlikten kürsüde ağlar duruma getirildiği, siyasetin oyuncağı haline düşürülen Anayasa Mahkemesi mi?
Yargıharp uygulamalarıyla demokratik mücadele için onu tanımak gerekiyor. Bu yazı biraz da o amaçla yazıldı.
Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…
Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…
Netanyahu seçimlerde oy kaybına uğrasa da ilk sırada çıktı. Koalisyon kurması zor ama yeni seçime…
AK Parti milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşinin başında olduğu Pasifik Holding yöneticilerinin mal varlığına konulan tedbir…
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanı Saral'ı istifa ettirmesiyle de yatışmamış görünüyor. Bahçeli devreye girdi.