Siyaset

Ankara, SDG’nin Kazanımlarına Rağmen Barrack’tan Memnun. İşte Nedeni

Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack 15 Aralık’ta Kudüs’te Netanyahu ile görüştükten sonra,16 Aralık’ta Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesinin ardından Şam’a geçti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve kağıt üzerinde Ankara Büyükelçisi Tom Barrack 15 Aralık’ta Kudüs’te Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüştü. Basında Suriye’yle ilgili “bazı konularda” anlaşma sağlandığı, ayrıntı verilmeden yazıldı.
Barrack Kudüs’ten, büyükelçi sıfatıyla pek sık görülmediği Ankara’ya geçti. 16 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğü açıklandı. Bazı kaynaklar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü de söylese de, bu bilgi Cumhurbaşkanlığı sitesinde yer almadı. Fidan ile görüşmesinin içeriği konusunda da bilgi verilmedi. Bazı kaynaklar Gazze’de Hamas’ın silahsızlandırılıp ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için ikinci aşamaya geçilmesi, bazı kaynaklarsa bununla birlikte, Suriye’deki SDG açmazı konusunun da ele alındığı “tahminde” bulundu.
Barrack Ankara’dan Şam’a geçti ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü. Bu görüşmede hem ordusuyla Şam’ın görüş mesafesine giren İsrail’le anlaşma konusu hem de SDG’nin sisteme “entegre edilmesinin” konuşulduğu basına yansıdı.

SDG Kazanımları

Barrack, Şam’dayken Şara ile görüşmesi hakkında SDG anlaşması konusunda mealen şunları söyledi:
• “Ben SDG, PKK’nın türevidir demedim. YPG, PKK’nın türevlerinden çıkmıştır. SDG’de YPG’nin türevlerinden çıkmıştır. 
• Biz Suriye Arap Cumhuriyeti’ni tanıyoruz; o da tek ülke, tek millet, tek ordu olmalıdır.
• Azınlık haklarının korunması önemlidir, onların nasıl korunacağı da yine yönetimle varacakları anlaşmaya bağlıdır.
• Suriye’nin içeride ve dışarıda güçlü bir askeri varlığa sahip olmalıdır. Bu nedenle SDG ile entegrasyon gereklidir. Bunun için bir anlaşmaları da var. Bu zaman isteyen bir süreç, aceleye gerek yok.
Oysa Ankara’nın biraz acelesi var. Terörsüz Türkiye süreci geciktikçe, sinirler geriliyor.
Artan asabiyetin en önemli nedeni de SDG’nin “Bizi ilgilendirmez” demesi. PKK lideri Abdullah Öcalan da ikili oynayıp, Ankara’nın “bütün unsurlarıyla” ısrarına rağmen DEM’e PKK’nın silahsızlandırılmasını anlaşma dışı tutma mesajları veriyor.
Barrack’ın sözleri ise SDG’nin bazı koşullarının kabul edilmekle beraber istedikleri coğrafi özerkliğin verilmeyeceği anlamına geliyor, SDG’yi sıkıntıya sokuyordu.
Nitelim Barrack’ın bu sözlerinden kısa süre sonra, akşam saatlerinde, Londra merkezli Syria in Transition dergisi, Suriye Savunma Bakanı Muhraf Ebu Kasra’ya atfen SDG’nin taleplerini kabul ettiği yolunda bir haber yayınladı.

Türkiye Sınırı SDG’ye Emanet

Bu habere göre SDG biri “Kuzeydoğu sınırının”, yani Fırat’ın Doğusu da kalan Türkiye sınırının güvenliği, biri kadın savaşçılar tümeni, biri de DEAŞ (IŞİD) odaklı terörle mücadele tümeni olmak üzere üç tümeni elde tutacak, ayrıca İçişleri, Savunma bakanlıklarıyla ve Genelkurmay Başkan Yardımcısı konumlarını alacaktı. Derginin haberi Savunma Bakanının SDG’ye gönderdiği bir belgeye dayanıyordu ama bunun bir 13 maddeden oluşan bir “son teklif” olduğu  ve KuzeyDoğu Suriye ordusunun da SDG yanı sıra iş başında olacağı yazılmamıştı.
SDG, üzerine düşeni yapıyor, bir gözüyle Öcalan, diğer gözüyle İsrail’e bakarak zaman kazanmaya çalışıyordu.
Öte yandan, bunun Suriye’nin SDG’ye teklifi olması, SDG’nin silah bırakması şöyle dursun, o silahlarla Türkiye sınır kapılarında görevlendirileceğini adeta garantiye alıyordu.
Haberlerde, bu son teklifin Şara’nın Washington’da Trump ile görüşmesi öncesinde hazırlanmaya başlandığı da yazılıydı. Bu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katıldığı görüşmeydi? Bu konu o zaman da görüşülmüş müydü?
Konu, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu’nun 5 Aralık’ta Şara ve Kasra ile konuşmasında bu da gündeme gelmiş miydi?
Bu ziyaret sonrası Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “izin vermeyeceğiz” çıkışlarının sınırı neydi?
Barrack, Kudüs-Ankara-Şam hattında eşzamanlı olarak Türkiye’nin hem İsrail’le Gazze hem SDG ile PKK sorunlarına moderatörlük yapmaya mı çalışıyordu? Ve sonuç ne kadar Türkiye’nin yararına olacaktı?

Ankara’nın Barrack Memnuniyeti

Bu olanlara rağmen Ankara’da hiç bir üst düzey yetkili Barrack’a toz kondurmuyor; “işimize geliyor” sözünü duyuyoruz sık sık.
Üstelik bu ara ABD ile ilişkilerde bildiğimiz bir ilerleme görülmediği gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle üzerinde durduğu F-35 programına dönüşün, Rusya’dan alına S-400’ler nedeniyle mümkün olmayacağı tekrar tekrar söyleniyor.
Peki, o zaman neden Ankara memnun Barrack’tan?
Bir devlet görevlisinin şu cümleleri, diğerlerinin daha ayrıntılı cümlelerinden çok daha açıklayıcı:
• Büyükelçiye söyleseniz oturup rapor yazacak, Bakanına gönderecek. Bakanı ilgili bakanlara, kurumlara gönderecek, ne zaman Başkanın dikkatine geleceği, nasıl getirileceği belli olmayacak. Oysa Barrack özel temsilci. Açıp doğrudan başkanla konuşuyor. Hemen yanıt alabiliyoruz.”
Hemen yanıt almamız güzel de Türkiye yararına bir sonuç alabiliyor muyuz? Mesele o.
Beklediğimiz de o.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Birleşik Krallık Zor Bir Eşikte

Londra bugün sadece ekonomik verilerle ya da seçim anketleriyle meşgul değil. Hafızalara kazınan tek bir…

6 saat ago

Erdoğan ve AK Parti, Özel ve CHP Üzerindeki Baskıyı Artıracak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel gerçekten kendisini eritip bitirircesine bir tempoyla koşturuyor. 18 Şubat akşamı…

16 saat ago

“Terörsüz Türkiye” Raporu: Yeni Bir Barış Mimarisine Doğru mu?

Türkiye, Kürt meselesini uzun yıllardır iki eksen üzerinden yönetmeye çalıştı: güvenlik ve siyasi irade. Ancak…

2 gün ago

Batı Demokrasilerinde Yükselen Sağın Arka Planı

  Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından  hazırlanan "Batı Demokrasilerinde Yükselen Sağın Arka Planı: Amerikan Seçmeni Üzerinden…

2 gün ago

Terörsüz Türkiye Raporu İtirazlarla Oylandı. Ne Lafta ne Rafta Kalmalı

Kamuoyunda Terörsüz Türkiye Komisyonu olarak anılan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos…

2 gün ago

MİT 36 milyar lirayı nasıl, nereye harcadı?

Birleşmiş Milletler, SIPRI ve bu konuda veri toplayan uluslararası kuruluşlara göre, 2010’de dünyada 35 civarında…

3 gün ago