Milli Savunma bakanı Güler, İsrail-İran savaşı sırasında İran’a silahlı güç kaydıran PKK hakkında Tahran’a günlük bilgi verdiklerini açıkladı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin Haziran 2025’te İsrail-İran savaşı sırasında İran rejiminin değişeceği beklentisiyle Ankara’ya silah bırakma vaadi yerine Irak’tan silahlı güç aktaran PKK ve İran kolu PJAK hakkında Tahran’a günlük bilgi aktardığını açıkladı. Bu açıklamayı 19 Aralık’taki basın toplantısında yapan Güler, bu istihbarat sayesinde İran’ın PJAK’a operasyonlar düzenlediğini de söyledi.
Güler’in sözleri şöyle:
• “İsrail-İran savaşı esnasında İran’daki PJAK’ın savaşı İran’ın kaybedeceğini, hatta İran’da yönetimin değişeceğini düşünerek bu minvalde açıklama yaptı. İsrail-İran arasındaki çatışma istedikleri şekilde sonuçlanmadı ve İran, terör örgütü PJAK’a operasyon yaparak ağır zayiat verdirdi.
• “Terör örgütü PKK, silah bırakma açıklamasının ardından Irak’ın kuzeyinden birçok terörist, silah ve mühimmatı İran’a aktarmaya çalıştı. Biz bunları her gün İran’a bildirdik. Onlar da fırsat buldukça operasyonlar icra ediyorlar. İran da bu vesileyle terör örgütü PJAK’ın gerçek yüzünü daha iyi görmüş oldu.”
Böylece Güler, İsrail-İran saldırısında PKK ve onun İran kolu PJAK ile Terörsüz Türkiye süreci arasında bağlantı kurmuş oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısına yanıt veren PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı üzerine, örgüt 5-7 Mayıs Kongresinde kendini fesih ve silahlı mücadeleye son kararı almış, İsrail’in 13 Haziran’da İran’a başlattığı saldırıysa 24 Haziran’da ABD bombardımanıyla son bulmuştu. Güler, İsrail’in İran’a saldırmasıyla PKK’nın silahları bırakmak yerine, silahlı güçlerini rejimin devrileceği ümidiyle İran’a aktardığını söylüyor.
Güler’in terörsüz Türkiye süreci ve geleceği konusundaki sözleriyse şöyle:
• “Biz PKK’yı tam bitirdiğimiz anda terör örgütü de ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine uyacağını açıkladı. Yani biz başarılı operasyonların ardından terör örgütünü silah bırakma evresine getirerek hedefimize ulaştık.
• “Türk Silahlı Kuvvetleri ve devletimizin ilgili birimleri bu süreçte ne olup bittiğinin farkındadır. Geçmişte terörle mücadelede sarf ettiğimiz dikkati aynı hassasiyetle bugün de Terörsüz Türkiye sürecinde sarf ediyoruz. Süreç terör örgütünün istediği şekilde değil, devletimizin belirlediği ve istediği şekilde devam edecek”
Terörsüz Türkiye süreci ve PKK konusunda Suriye’deki SDG’nin konumuna da dikkat çeken Milli Savunma Bakanı, Suriye’de SDG ile Şam yönetimi ve ABD arasında süren görüşmelere de değindi:
•“Entegrasyon konusunda ABD ile görüşmeler devam ediyor. ABD’nin düşünceleri epey değişti. ABD’li dostlarımız şu anda gerçekleri daha iyi görüyor ve bu konudaki görüş farklılığımız azalıyor.
• “Biz ne istediğimizi açık açık ifade ettik. Bu konudan geri adım yok. Mutlak surette Suriye ordusuna entegre olacaklar. SDG de entegrasyondan bahsediyor ama onların bahsettiği birlik halinde entegrasyon. Birlik olarak değil, ferdi olarak entegre olmaları lazım. Aksi halde bunun adı entegrasyon olmaz.”
Geçtiğimiz günlerde, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Kudüs-Ankara-Şam üçgenindeki temasları ardından Şam yönetimin SDG’nin taleplerini büyük ölçüde kabul ettiği haberleri çıkmış ancak bunlar doğrulanmamıştı.
Berlin eyalet meclisi seçimini, eyalet başbakanı adayı olarak Türk kökenli Elif Eralp'i gösteren Die Linke…
Cumhurbaşkanı danışmanı Uçum'un yeni Anayasa tasarımı üzerine yazdıklarında hem MHP'yi hem de DEM'i rahatlatmaya yönelik…
Yunanistan, İsrail, AB ve ABD desteğine dayanarak Türkiye'nin ekonomik sıkıntılarını stratejik atalet sanma hatasına düşmemeli.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile görüşmesi öncesinde Ankara İran'a yönelik iki ekonomik yaptırım kararı…
Ukrayna savaşının çok yönlü riskleri nedeniyle artan Rusya korkusu Avrupa güvenlik dengelerini de hızla değiştiriyor.
Aydoğan Özcan gerçek bir mucit. Kamu sağlığını ucuz, basit ve herkesin erişebileceği hale getirmek amacında…