Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Başkanı Maduro ile son olarak Ekim 2024’te Rusya Federasyonunda, Tataristan’da yapılan BRICS toplantısı sırasında, Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT Başkanı Kalın’la birlikte görüşmüştü. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının yaptığı ve yapmadığı açıklamalar, ABD’yle ilişkilerde temkinli davranmanın ötesinde ciddi bir tedirginliği gösteriyor.
Trump’ın İran’dan Küba’ya, Kolombiya’dan Meksika’ya dek ülkelere “Sıra sizde” diyerek gözdağı vermesi, NATO anlaşmasıyla sınırlarının korunmasını ortaklaşa taahhüt ettiği, Avrupa Birliği üyesi Danimarka’dan Grönland topraklarını talep etmesiyle bir üst düzeye tırmandı. Yılın son haftasını İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile geçiren Trump’ın artık bırakalım Birleşmiş Milletleri bir tarafa, ülkesinin liderlik ettiği NATO Antlaşmasını da tanımadığı görülüyor. Avrupa Birliğinden ortak ses çıkamayınca, hem AB hem NATO üyesi İspanya, 5 Latin Amerika ülkesiyle birlike ABD’yi kınadı.
Batı ile en güçlü bağı NATO İttifakı olan Türkiye’yi ilgilendiren bir durum bu. Özellikle de 3 Ocak’ta Maduro’nun kaçırılması eylemine Türkiye’nin adı da dahil edilmeye başlamışken.
Aradan 24 saatten fazla süre geçtiğine göre en azından -bana yanıt verilmesinden de söz etmiyorum- şu kritik konuda henüz hiçbir açıklama gelmediğini kayda geçirmek gerekiyor.
4 Ocak sabahı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Büyükelçi Burhanettin Duran’a şunları sordum:
• “ABD medyasında Trump’ın Maduro’ya isterse Türkiye’ye gidebileceğini söylediği, onun da kabul etmediği öne sürülmektedir. Bu konuda ABD makamları tarafından makamlarımıza, ya da Trump tarafından Sayın Cumhurbaşkanına yapılmış bir teklif ya da nabız yoklaması niteliğinde bir girişim söz konusu olmuş mudur? Olmuşsa ne zaman yapılmıştır ve buna bizim tutumumuz ne şekilde olmuştur?”
Bu soruların üzerine bir gelişme daha oldu. Senatör Lindsey Graham, “Maduro Trump’ın önerisini kabul etseydi, şimdi Türkiye’de olabilirdi” dedi; hemen yanındaki Trump da bunu başıyla onayladı. Yani konu medya iddiası olmaktan çıktı.
Bu sorular konusunda 5 Ocak sabahı itibarıyla süren sessizlik Erdoğan ve yakın çalışma arkadaşlarının ABD’nin Venezuela darbesi üzerine söyledikleri ya da söylemedikleri üzerine de geçerlidir.
ABD’nin Venezuela darbesine saatler sonra Türkiye adına ilk tepkiyi veren Dışişleri Bakanlığı oldu. ABD’nin adı geçmiyordu. Sanki çatışan taraflar varmış gibi, “taraflara itidal” tavsiye ediliyordu. “Venezuela krizinin” giderilmesi için Türkiye devreye gitmeye hazırdı. Dışişleri sırf bir şey söylememiş olmamak için beylik bir tepki veriyordu.
Beştepe’den ilk ses Cumhurbaşkanının Hukuk Danışmanı Mehmet Uçum’dan çıktı. Uçum teorik saptamalarla anti-emperyalist iddiasını vurguluyordu ama orada da ABD’nin adı geçmiyordu.
Venezuela konusunda bir şeyler söylemek isteyen AK Partililerin imdadına CHP lideri Özgür Özel yetişti. Özel 3 Ocak’ta (bugüne dek 6 milyon küsur görüntülenen) X mesajında, Erdoğan’a “Maduro kardeşine” neden sahip çıkmadığını soruyor Erdoğan’ın “kendisini muhtaç hissettiği Trump’tan çekindiği” için sessiz kaldığını öne sürüyordu.
İşte ondan sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’e, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan AK Parti Başkanvekili Efkan Âlâ’ya dek, ortak noktaları CHP’yi kınamak ve ABD’ye dokunmamak olan açıklamalar yağmaya başladı.
Sanki Venezuela darbesini ABD değil, CHP yapmıştı.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kabine toplantısı ardından basına seslenişinde, Trump’a Türkiye-Venezuela dostluğuna verdiği önemi anlattığına söyledi, ABD’yi kınamadı ama CHP’yi kınadı. (*)
İşin ilginç yanı, AK Parti’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ABD’nin Venezuela müdahalesini açıkça kınaması ve bunun 15 Temmuz 2016’da Türkiye’deki darbe girişimiyle benzerliğini öne sürmesiydi.
Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan’ın Türkiye ile Venezuela ilişkilerinden söz ederken son Başbakan Binali Yıldırım ve altın konularına değinmesi de AK Parti cenahının canını sıkacak türden. Maduro’ya yapılan 2019 darbe girişimi ardından Ankara’ya gelen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Maduro’nun yardımcısı, sonra Venezuela Varlık Fonu yöneticisi, Dürzi asıllı Tareck Zeidan al-Aissam Maddah, bizim lidanla söylersek Tarık Zeydan el-Eysam Meddah, Çorum’daki Ahlatçı Rafinerisini de ziyaret etmişti.
Altın, Venezuela operasyonunu infaz eden ABD Güney Komutanı Orgeneral Laura Richardson’un deyişiyle, kokain ve demokrasi bir yana, ABD müdahalesinin (dünyadaki en zengin) petrol yatakları ve nadir toprak elementleriyle birlikte asli nedenleri arasında. Nitekim Trump’ın ilk icraatı petroü ABD şirketlerine rahsis etmek oldu.
ABD’nin 19’uncu Yüzyıl Monroe Doktrininin 2.0 sürümünde Batı yarıküre ve Güney Amerika’da pekiştirmek istediği hegemonya, İsrail üzerinden bölgemize de ulaşıyor.
Türkiye ile ABD arasında son aylarda giderek hassaslaşan bir suni denge var. İşler, bir yandan Rusya-Ukrayna, bir yandan Gazze-İsrail, bir yandan da Terörsüz Türkiye sürecinin kilidi olan Suriye-SDG konuları bakımından oldukça karışık ve hassas.
Bir yandan Türkiye’nin ABD’den Rusya ile S-400 füzeleri konusuna bağlı F-35 ve F-16 talebi, KAAN uçağında ilk aşamada kullanılıp sonra üzerinde geliştirilecek F-110 jet motorları talebi var.
Maduro’nun Türkiye’de ikameti dahil perde arkası diplomasi yapılmış olabilir; devletlerarası ilişkilerde bu doğaldır.
Hiçbir hükümetten illa devlet sırlarını ifşa etmesi de beklenemez ama Türk halkının ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ne olup bittiğini, meşru sınırlar içinde bilme hakkı da doğaldır.
Rusya demişken hatırlatalım. Putin’den de henüz ses çıkmadı. Maduro’ya sahip çıkacağı tahmin edilen Rusya’nın Dışişleri açıklaması da Türk Dışişleri kadar beylikti. Ama Putin’den önceki Rus Cumhurbaşkanı, şimdi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Dimitriy Medvedev, Trump’ın “Venezuela adımları” dedi, “Yasadışı ama tutarlı”. Aklınıza Rusya-Ukrayna savaşı geldiyse aynı sayfadayız.
(*) 05 Ocak 2026, 21.28’de güncellenmiştir.
Google Earth programını sağdan sola değil, yukarıdan aşağı doğru 90 derece çevirdiğinizde karşınıza yukarıdaki harita…
ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri güç kullanarak Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ve eşini, başkent Karakas’taki…
ABD'nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak…
ABD Başkanı Donald Trump 3 Ocak erken saatlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi…
İzmir, Çiğli’de 30 Aralık günü İZBAN istasyonunda treninin gelmesini bekleyen 73 yaşındaki Hamit Öğretim yere…
2026’ya girerken dünyaya baktığımda, içimde tuhaf bir duygu var: Demokrasiden herkes söz ediyor ama kimse…