İran saldırısına hazırlanan ABD güçlerinin bögeledi son durumu. (Şekil: Anadolu Ajansı)
Bir yandan Türkiye dahil bölge ülkelerinin ABD’yi İran’a saldırmaktan vazgeçirme girişimleri devam ederken Tahran pozisyon değişiklikleriyle çatışmayı önlemeye çalışan ülkeleri de ters köşede bırakmayı sürdürüyor. Bunun son örneği, 6 Şubat’ta İstanbul’da, Türkiye’nin ev sahipliği ve muhtemelen Mısır ve Katar’ın tanıklığıyla yapılması beklenen görüşmelerin İran’ın fikir değiştirmesi üzerine Umman’ın başkenti Maskat’a alınması.
İran’ın ABD ile görüşmeyi Türkiye’de yapmak istememesinin birkaç nedeni var.
İran’ın fikir ve pozisyon değişikliği, ABD askeri yığınağı karşısında zaman kazanma gayretinin yanı sıra iç siyasetindeki sıkıntılara da bağlı.
• ABD, İran’ın sadece nükleer silahlara sahip olmayacak şekilde kendisini uluslararası denetime açmasının yanında iki önemli talepte daha bulunuyor:
– İran’ın uzun menzilli balistik füze programını bırakması
– Hizbullah, Hamas, Haşdi Şaabi gibi silahlı örgütlere desteğini kesmesi.
Aslında bu üç konu da öncellikle İsrail’in talebi olmasına rağmen, bütün bölge ülkelerinin endişesi.
İran ise sadece nükleer silahlanmayı konuşmak istiyor. Zaten İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Umman görüşmelerini da daha önce yine Maskat’ta ABD’yle yapılan nükleer görüşmelerin ikinci turu diye duyurdu.
• İran hem nükleer konusunda ABD’yle eşit güç olarak masaya oturduğu algısını kurmak istiyor, hem de buna bölgedeki Müslüman ülkeleri ortak etmek istemiyor.
• Özellikle silahlı gruplara destek konusunu tartışmak istememesi, İran’ın vekil güçleriyle Ortadoğu’da Şii nüfus alanlarındaki örgütlenme ve eylemlilik niyetinden vazgeçmediğini gösteriyor. Burada Devrim Muhafızlarının etkisi de söz konusu.
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 4 Şubat’ta da Kahire’de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile görüşen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir kez daha da İran’a askeri müdahalenin, çatışmaların bütün Ortadoğu’ya yayılma riski taşıdığı uyarısıyla “diyaloga devam” çağrısı yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran Dini Lideri Ali Hamaney’in diğer konularda da diyalogdan kaçarsa ABD’nin tepkisinden “endişelenmesi gerektiğini” söyledi.
Eğer yine Türk Dışişlerinin endişe ettiği üzre “heyetlerden önce füzeler uçmaya başlamazsa” ortada iki muhtemel senaryo görünüyor.
• İran, ABD’nin uranyum zenginleştirme denetimi ve nükleer silah üretmeme koşulu üzerine taleplerini kabul eder, Beyaz Saray İsrail’e “Şimdi sus, diğerlerine sonra bakarız” der, saldırı planı şimdilik durdurulur. Bu iyimser senaryo.
• Diğer senaryodaysa, İran nükleer konuda pazarlığa hazır olduğunu söylediği halde ABD’nin ısrarlı taleplerinden dönüş sağlamaya çalışması, ABD’nin Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in diğer iki konuyu açması halinde masadan kalkması ve Trump’ın saldırı düğmesine basması var.
Petrol dünyasında uzun yıllar değişmeyen bir ezber vardı. Kriz çıktığında gözler Riyad’a çevrilirdi. Suudi Arabistan…
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Terörsüz Türkiye sürecinin çerçeve yasası kabul edildi. Fakat oylamanın öncesinde ve…
Terörsüz Türkiye projesinin yol haritası sayılan çerçeve yasanın TBMM’de 467 oy gibi, açık bir farkla…
Türkiye’nin en önemli sorunu hakkında düzenlenen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” Türkiye…
Terörsüz Türkiye sürecinin uygulanması için yol haritası niteliğindeki kilit belge olan çerçeve yasa TBMM Genel…
Terörsüz Türkiye çerçeve yasası 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye geçilmeden önce, tüm bu süreci…