Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olan çerçeve yasasının 467 gibi yüksek bir oyla kabulü, yeni Anayasayı referanduma ihtiyaç kalmadan Meclis’te oylama ihtimalini ortaya çıkardı. MHP lideri Bahçeli yasa teklifinin TBMM’ye sunulmasından bir gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ederken görülüyor. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)
Terörsüz Türkiye projesinin yol haritası sayılan çerçeve yasanın TBMM’de 467 oy gibi, açık bir farkla onaylanması erken seçim ya da seçimden önce Anayasa değişikliği ihtimallerini yeniden gündeme taşıyabilir.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için ya Meclis’in erken seçim kararı alması ya da Anayasanın değişmesi gerekiyor.
Meclisin erken seçim kararı alması da Anayasa değişikliğini halk oylamasına (referanduma) götürmesi için 600 sandalyeli Meclis’in 5’te 3’ünün oyu gerekiyor, bu da 360 oy demek. Anayasa’nın halkoylamasına gerek kalmadan TBMM’de değişmesi içinse 3’te 2 çoğunluk, yani 400 oy gerekiyor.
Yakın zamana dek AK Parti-MHP Cumhur İttifakı 360’ı bulamıyordu. CHP ve İYİ Parti’den son katılımlarla AK Parti’nin 277 milletvekili var. MHP’nin 46 üyesiyle birlikte 323’te kalıyordu. Yeni Yol grubu ve Cumhur İttifakı’na destek veren küçük partilerin katılması dahi 360’ı garantilemiyordu.
Bu durum an itibarıyla değişmiş değil.
Ancak iki önemli gelişme yeni ihtimalleri, senaryoları ortaya çıkardı:
• Terörsüz Türkiye süreci DEM Parti ile Cumhur İttifakı arasındaki mesafeyi kapattı, DEM Parti’nin siyaset öncelikleri nedeniyle 2024 seçimlerinde CHP’ye olduğu türden işbirliği potansiyelini zayıflattı.
• Mutlak butlan davası, zaten Ekrem İmamoğlu başta, belediyeler davalarıyla sıkıntıda olan CHP’yi dağıttı, Yeni Parti ortaya çıktı.
Yani, iktidar bloku karşısında muhalefet blokunun potansiyeli iki katmanda zayıfladı: birincisi, önceki CHP ile DEM arasındaki potansiyel, ikincisiyse CHP-Yeni Parti ayrımıyla merkezin solundaki potansiyel.
Terörsüz Türkiye projesi, yani PKK’nın silahlı tehdit olmaktan çıkması yoluyla Kürt sorununa siyasi çözüm arayışı, bu iki ayrımı daha da su yüzüne çıkardı. TBMM’de 10 Ağustos’ta yapılan oylama bu nedenle yalnızca Türkiye’nin bu en stratejik sorununa çözüm ihtimalini somutlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yeni Anayasa tartışmalarını canlandırıcı nitelik taşıyor.
Son oylamayla ortaya çıkan matris, ihtimal hesapları şu görüme işaret ediyor:
1- AK Parti + MHP + DEM: 277+46+56: 379.
360’dan büyüktür; erken seçim kararına ya da Anayasa değişikliğini halk oylamasına taşımaya yeter.
2- AK Parti + MHP + CHP: 277+46+45: 368.
360’dan büyüktür; erken seçim kararına ya da Anayasa değişikliğini halk oylamasına taşımaya yeter.
3- AK Parti + MHP + DEM + CHP: 277+46+56+45: 424.
400’den büyüktür; erken seçim kararına ve Anayasayı halkoylamasına ihtiyaç kalmadan TBMM oylamasıyla değiştirmeye yeter.
4- AK Parti + MHP + Yeni Parti: 277+46+91: 414.
400’den büyüktür; erken seçim kararına ve Anayasayı halkoylamasına ihtiyaç kalmadan TBMM oylamasıyla değiştirmeye yeter.
Dördüncü ihtimalin hâlihazırdaki kutuplaşma nedeniyle çok zayıf bir ihtimal olduğu açık, ama parlamenter siyasette kâğıt üzerinde tutan her hesabın bir karşılığı olduğunu da unutmamalı.
Yinelemek gerekir ki, bu ihtimal hesapları, henüz ortada böyle girişimlerin olduğu anlamına gelmiyor; ancak ortaya çıkan imkânları gösteriyor.
Bu ihtimalleri konuşurken hatırlamamız gereken unsurlardan biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hukuk Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, erken seçim için, seçimin zaten yapılması gereken Mayıs 2028’den sadece birkaç hafta önce ve 2017’de başkanlık sistemi halk oylamasının yıl dönümü olan 16 Nisan 2028 tarihini dile getirmesi.
Diğer unsur da DEM Parti’nin, bir Anayasa değişikliği durumunda AK Parti’den en azından üç maddede (42, 66, 127) değişiklik isteyecekleri siyasi kuliste konuşulsa da, Terörsüz Türkiye Komisyonu görüşmelerinde bu konunun açılmamasıdır.
Bununla birlikte, AK Parti ve MHP gibi, DEM Parti de Anayasa değişikliğini gündemden çıkarmamıştır.
Yeni Anayasa konusu gündeme gelirse, MHP lideri Bahçeli’nin 2021’de ilan ettiği 100 maddelik Anayasa önerisinin esas alınmasına da şaşırmamak gerekir. Bahçeli’nin önerisinde ilk dört maddenin değişmezliği, resmî dilin Türkçe olması ve laiklik gibi ilkelerin korunması, bakanların Meclis’in güvensizlik oyuyla düşürülebilmesi, Cumhurbaşkanı Yardımcı sayısının iki ile sabitlenerek atama değil seçimle işbaşına gelmeleri gibi maddeler vardı.
Türkiye’nin en önemli sorunu hakkında düzenlenen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” Türkiye…
Terörsüz Türkiye sürecinin uygulanması için yol haritası niteliğindeki kilit belge olan çerçeve yasa TBMM Genel…
Terörsüz Türkiye çerçeve yasası 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye geçilmeden önce, tüm bu süreci…
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ilk bakışta…
Siyasi konularda pek konuşmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının TBMM’deki…
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan Savunma Anlaşması’nın tam metni henüz…