Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Şi’den Çin Ordusunda Büyük Tasfiye: Yolsuzluk, Tayvan ve Lidere Sadakat

Yazar: Mehmet Öğütçü / 13 Şubat 2026, Cuma / Oda: Siyaset

Ordu komuta kademesinde geniş çaplı tasfiyeye giden Çin lideri Şi Cinping bir askeri tatbikatta bilgi alırken görülüyor. (Foto: Xinhua)

Çin’i uzaktan izleyenler için tablo basit görünüyor: Lider Şi Cinping (Şi Cinping) güçlü. Komünist Parti güçlü. Ordu güçlü. Sistem kontrol altında.
Gerçekte ise Pekin’de son iki yıldır yaşananlar, bu “istikrar” görüntüsünün arkasında çok daha derin bir sarsıntıya işaret ediyor.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nda alışılmadık büyüklükte bir tasfiye dalgası var. Sadece birkaç komutan değil. Tüm komuta zinciri neredeyse baştan aşağı yeniden yazılıyor.
Generaller görevden alınıyor. Kurmay başkanları ortadan kayboluyor. Merkez Askeri Komite üyeleri soruşturuluyor.
“Yolsuzluk” ve “disiplin ihlali” suçlamaları ardı ardına geliyor. Resmî gerekçe hep aynı: temizlik. Ama asıl mesele temizlik değil. Asıl mesele sadakat. Ve daha da önemlisi Tayvan siyaseti.

Tek Adam Rejiminde Ordu

Şi Cinping bugün dünyadaki en fazla yetkiyi tek elde toplayan liderlerden biri.
Aynı anda:
• Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri
• Cumhurbaşkanı
• Merkez Askeri Komite Başkanı
• Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı
• Devlet şirketlerinin fiili denetleyicisi
Ve anayasadaki iki dönem sınırını kaldırmış durumda. Yani iktidarı için bir takvim yok.
Bu kadar yoğun güç konsantrasyonu olan bir sistemde doğal refleks şudur: Kurumsal denge değil, kişisel sadakat aranır.
Şi’nin son dönemde yaptığı tam da bu.
Ordunun “profesyonel” bir askeri yapı olmasından ziyade, “liderine mutlak bağlı bir siyasi aygıt” haline gelmesini istiyor.
Çin geleneğinde ordu devlete değil Parti’ye bağlıdır. Şi bunu bir adım ileri taşıyor: Ordu fiilen Parti’ye değil, Şi’ye bağlı hale getiriliyor.
Bu tasfiyeler tesadüfi değil. Zamanlaması kritik.

Şi Neden Şimdi Harekete Geçti?

Çin üç büyük baskı altında:
1- Dış çevreleme. ABD’nin stratejisi net: Malakka Boğazı, Hürmüz Boğazı, Panama Kanalı ve Güney Çin Denizi enerji ve ticaret yollarının neredeyse tamamı Washington’ın denetiminde. Çin’in ithal ettiği petrolün yüzde 80 bu dar boğazlardan geçiyor.
Bir kriz anında Pekin’in nefesi kesilebilir. Bu yüzden Çin, 160 günü aşan petrol stokları, rekor altın alımları, dev tahıl rezervleri gibi milyarlarca dolarlık stratejik depolamaya gidiyor.
Bunlar Barış zamanı tedbirleri değil, savaş ekonomisi refleksleri.
2- Ekonomik kırılganlık. Büyüme yavaşlıyor. Gayrimenkul krizi derinleşiyor. Yabancı yatırım çıkışı artıyor.
Şi içeride meşruiyetini “milliyetçi başarı” ile tahkim etmek zorunda.
Tarih bize şunu gösterir: Ekonomik yavaşlama yaşayan büyük güçler çoğu zaman dış politika hamleleriyle iç birliği pekiştirir.
3- Tayvan dosyası. Asıl kırılma burada. Pekin için Tayvan Adası sadece bir toprak parçası değil. Tarihsel travma. Millî birlik sembolü. Şi’nin siyasi mirası.
Şi, “yeniden birleşmeyi” kendi döneminde tamamlamak istiyor ve zamanın Çin lehine çalıştığını düşünüyor.

Ordu aynı fikirde değil

Şi, Tayvan hamlesi için zamanın geldiğini görüşünde ama ordu aynı fikirde değil. Burada kritik bir çatlak var.
Dün Londra’da uluslararası bir konferansta Çin’in enerji güvenliği üzerine konuştum.

Kahve molasında yanıma gelen bir Çinli yetkili isminin verilmemesi kaydıyla şunları aktardı: Halk Kurtuluş Ordusu komuta kademesi daha temkinli.
Onların hesabı farklı:
• Amfibi harekât çok riskli,
• ABD müdahalesi yüksek ihtimal. Japonya ve Güney Kore de katılabilir,
• Ekonomik yaptırımlar mevcut ortamda yıkıcı olabilir.
• Lojistik hazırlık henüz tam değil
Yani asker, “Henüz hazır değiliz” diyor.
Şi’ye göreyse “Fırsat penceresi açık.” Bir ihtimal Venezuela, Grönland, Gazze ve Rusya-Ukrayna savaşından bu yönde sinyal alıyor.
İşte tasfiyelerin asıl nedeni burada yatıyor olabilir.

Güçlü Liderlerin Büyük Tehlikesi

Gücü daha da merkezileştiren bir lider için en tehlikeli şey nedir?
Kendisine “hayır” diyebilen generaller mi? Yolsuzluklar mı?
Çin ordusundaki tasfiyelerin resmi anlatısı “yolsuzlukla mücadele.”
Ancak Çin’i bilenler bilir: Yolsuzluk Çin sisteminin kronik gerçeği. Yeni keşfedilmiş bir hastalık değil.
Dolayısıyla bugün kullanılan “soruşturmalar”, daha çok siyasi uyumsuzluğu tasfiye etmenin aracı.
Bu yöntem Stalin’den Mao’ya, Putin’den Trump ve Erdoğan’a kadar birçok güçlü liderin kullandığı klasik model: Önce güvenlik bürokrasisi, sonra ordu, sonra parti.
Sadakat zinciri yukarı doğru daralır. En sonunda karar tek kişiye bağlanır.
Şi tam da bu noktada.

Riskli Bir Kumar

Fakat burada ciddi bir paradoks var: Evet, sadakat artıyor. Ama aynı anda tecrübeli kadrolar kaybediliyor, kurumsal hafıza zayıflıyor, komutanlar risk almaktan kaçınıyor, herkes “lider ne der?” diye bakıyor. Bu da savaş kabiliyetini düşürebilir.
Tarih gösteriyor ki aşırı merkezileşmiş ordular, gerçek çatışma anında beklenenden daha kırılgan olur. Çünkü inisiyatif yoktur, yaratıcılık yoktur. Sadece emir bekleyen bir yapı vardır.
Peki bu nereye gider?
Üç senaryo mümkün:
1- Kontrollü caydırıcılık: Şi orduyu modernize eder, Tayvan’a baskıyı artırır, askeri tatbikatları arttırır ama fiili işgale girmez. En rasyonel senaryo bu.
2- Kaza veya yanlış hesap: Blokaj, hava ihlali, küçük çatışma büyümesi. Büyük savaşlar bazen planlanmaz, ülkeler savaşlara sürüklenir.
3- Siyasi miras hamlesi: Şi, Tek Çin ideali peşinde “tarihe geçmek” için risk alır. Bu en tehlikeli senaryo. Çünkü rasyonel maliyet hesabı yerine tarihsel miras psikolojisi devreye girer.
Öyle anlaşılıyor ki, Ordu henüz Tayvan riskine girmeye hazır değil ve hazır olmadığını söyleyenler gidiyor.

Türkiye açısından ne ifade ediyor?

Bu gelişmeler bizi doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü Tayvan krizi, küresel ticaret yolları, enerji fiyatlar, yarı-iletken tedariki ve jeopolitik bloklaşmayla bağlantılı.
Bir Çin-ABD çatışması petrolü sıçratır, tedarik zincirlerini kırar, küresel büyümeyi durdurur.
Türkiye gibi orta güçler için bu hem risk hem fırsat demek. Tıpkı Soğuk Savaş’ta olduğu gibi.
Özetle, Şi’nin ordudaki tasfiyesi basit bir “yolsuzluk operasyonu” değil; Çin’in geleceğini belirleyecek bir güç mücadelesi.
Aslında şu sorunun cevabını da arıyoruz: Çin’de ordu kime ait? Partiye mi? Devlete mi? Yoksa baştaki tek adama mı?
Bu sorunun cevabı, sadece Pekin’in değil, dünyanın kaderini etkileyecek. Ve Tayvan dosyası, bu cevabın en sert sınavı olacak.
Çünkü bazen bir liderin en büyük gücü, aynı zamanda en büyük kırılganlığıdır. Şi için bugün tam da o eşikteyiz.
ABD Başkanı Donald Trump, Nisan başında Pekin’de olacak. O görüşmeden çıkacak mesajlar da Çin’in ve Şi’nin nasıl hareket edeceğini belirlemeye katkı sağlayabilir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Çin, orduda tasfiye, tayvan

OKUMAYA DEVAM EDİN

Bir Azerbaycan kalmıştı: bir milletin iki devlet olduğunu unutunca
Yaşama Sevincini Yeniden Kazanmak-2026
Erdoğan’ın en büyük şansı Macron
  • İspanya: İran Füzesini İncirlik’ten Saptayıp ABD Gemisine Bildirdik6 Mart 2026
  • İran Füzesi: İncirlik mi, Kıbrıs mı? Ve Diğer Sorular5 Mart 2026
  • Trump’ın İran Baskısı Artarsa İngiltere Dayanabilecek mi?5 Mart 2026
  • NATO İran Füzesini Türk Hava Sahasına Girmeden Durdurdu4 Mart 2026
  • ABD ve İsrail, Kürtleri Şimdi de İran’a Karşı Kullanmak İstiyor4 Mart 2026
  • Fransa’dan Nükleer Hamle: Öncülük Ettiği Koalisyonda Yunanistan da Var3 Mart 2026
  • İran Savaşında, AB, Rusya, Çin, Arap Ülkeleri ve Türkiye’nin Tutumu3 Mart 2026
  • İran: İlan Edilmeden Başlatılan Savaş ve Küresel Düzende Derin Kırılma3 Mart 2026
  • Özel: CHP “AK Partinin Kara Düzenini Değiştirecek”2 Mart 2026
  • İran Savaşı Büyürken Diplomasi Hâlâ Mümkün mü?2 Mart 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP