Bu gelişme, ABD’da yaklaşık dokuz yıldır süren Halkbank davasının fiilen kapanmasına giden sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
ABD’de İran yaptırımlarını delme suçlamasıyla açılan Türkiye Halk Bankası (Halkbank) davasında yeni bir aşamaya gelindi. ABD Adalet Bakanlığı ile Banka arasında 9 Mart’ta varılan “Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması (Deferred Prosecution Agreement – DPA) ile davanın düşürülmesinin önü açıldı. Kararın ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş sürerken alınması ile davanın yaptırım altındaki İran ile açıklanamayan ticari ve mali ilişkiler iddiasıyla açılmış olması arasında zamanlama bağı dikkat çekiyor. Halkbank tarafından yapılan açıklamada gelişmenin hem banka hem Türk bankacılık sektörünün önünü açacağı bildirildi. Haberle birlikte İMKB’de tavan yapan Halkbank hisselerinde yüzde 12 civarında artış gözlendi.
DPA anlaşmasıyla Halkbank’ın herhangi bir suç kabulü ya da ceza ödemesi yapması gerekmiyor. Ancak Bankanın İran’la ticaretinde dava konusu olan işlemleri tekrarlamayacağını göstermesi gerekiyor. Bunun için de ABD yaptırımı altındaki İran’a ticari ya da mali fayda sağlayacağı işlem yapmaması ve bankanın iç denetimini kara para aklama yönünden de sağlayacak bir bağımsız denetmen ya da “uyum uzmanı” ataması gerekiyor. Genel uygulamada bu işlemlerin yapılması ardından davanın tamamen düşürülmesinin 90 günü bulabileceği söylenmekle birlikte, herhangi bir yasal sınırı bulunmuyor; daha kısa da daha uzun da sürebilir.
İran Bağlantısı
ABD’de yıllardır devam eden Halkbank davası, İran’a uygulanan Amerikan yaptırımlarının Türkiye üzerinden aşılması iddialarına dayanıyordu. ABD savcıları, İran’ın petrol ve doğalgaz gelirlerinin Türkiye’de Halkbank hesaplarında tutulduğunu, ardından altın ticareti ve çeşitli finansal işlemler aracılığıyla uluslararası sisteme aktarıldığını iddia ediyordu.
Soruşturma 2016’da İran asıllı iş insanı Reza Zarrab’ın ABD’de tutuklanmasıyla başlamış, Zarrab daha sonra savcılıkla işbirliği yaparak tanık olmuştu. 2017’de Halkbank’ın Uluslarası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla New York’ta tutuklanarak, 2018’de yaptırımları ihlal etmekten hapis cezasına çarptırılmıştı.
ABD Adalet Bakanlığı 2019’da doğrudan Halkbank hakkında dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırımları ihlal suçlamalarıyla iddianame hazırladı. Savcılar bankanın İran’a ait yaklaşık 20 milyar dolarlık fonun transferine yardım ettiğini ve en az 1 milyar doların ABD finans sistemi üzerinden aklandığını iddia ediyordu. Halkbank ise devlet bankası olduğu için ABD’de yargılanamayacağını savunuyordu. Bu nedenle dava uzun süre temyiz süreçleri ve ABD Yüksek Mahkemesi’ne kadar giden “egemen dokunulmazlık” tartışmalarıyla sürdü. Yüksek Mahkeme 2025’te davanın devam edebileceğine hükmetmişti.
Savaşın Etkisi
Halkbank’tan açıklama
“ABD’de 15 Ekim 2019 tarihinde Bankamıza karşı açılan ceza davasıyla ilgili olarak Bankamız Yönetim Kurulu tarafından davanın uzlaşma yoluyla sonlandırılması için ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı (U.S. Southern District of New York) ile Bankamız arasında “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” (DPA – Deferred Prosecution Agreement) imzalanması kararlaştırılmıştır.
Söz konusu uzlaşma anlaşması kapsamında Bankamız herhangi bir cezai suç kabulü yapmadığı gibi, hiçbir adli veya idari para cezası da ödemeyecektir. Uzman bir kuruluş tarafından düzenlenecek uyum raporunun, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisine (OFAC) ve bir nüshasının ABD Güney New York Bölge Başsavcılık Ofisine teslim edilmesinin ardından; Halkbank ve ABD Güney New York Bölge Başsavcılık Ofisi, davanın düşürülmesine dair müşterek bir yazıyı ABD Güney New York Bölge Mahkemesine sunacaktır. Mahkemenin onayıyla birlikte, ABD’de Bankamızla ilgili yaklaşık 9 yıldır devam eden ceza davası süreci sonlanmış olacaktır. Bununla birlikte OFAC, Halkbank’a ilişkin idari süreçleri başka bir aksiyon almaksızın kapattığını tarafımıza bildirmiştir.
Bu gelişmeyle birlikte Bankamızın yurt dışı kaynak temin olanaklarının, muhabir ağının ve uluslararası piyasalara erişiminin genişlemesi ile mali bünyesinin olumlu yönde etkilenmesi öngörülmektedir.
Ülkemiz ekonomisine 88 yıldır hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz bir şekilde sürdürecek olup hem bankacılık sektörünün hem de ülke ekonomisinin büyümesine katkı sağlamaya devam edecektir.
Kamuoyunun ve yatırımcıların bilgisine sunarız.”