Siyaset

Türkiye Kendi Üzerinden Askeri Malzeme Ticaretini Sıkılaştırıyor

Türkiye kendi üzerinden transit askeri malzeme ticaretine sıkı izin ve denetim getirme kararı aldı. Dezenformazyonla Mücadele Merkezi, yeni Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin İsrail’e lojistik destek anlamına geleceği ve İran savaşıyla ilgili olduğu iddialarını yalanladı.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMD) 18 Mart’ta yayınladığı bildiriyle son iki gündür sosyal medya ve siyaset dünyasında süren Türkiye’nin ABD-İsrail ittifakının İran saldırısına taraf mı olduğu tartışmalarına yanıt verdi. DMD Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 17 Mart’ta yayımlanan ve Türkiye’nin kendi üzerinden transit silah, cephane ve askeri malzeme ticaret rejimini değiştiren kararıyla “İsrail’e lojistik sağlayacağı veya yabancı ülkelere ait silahların Türkiye üzerinden geçirilmesine izin verildiği” iddialarını yalanladı.
Kararnamenin yayımlanmasından hemen sonra sosyal medyada yer alan “İsrail’e lojistik mi sağlayacağı” iddiaları siyasete de yansımış, örneğin Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, hükümetin buna hemen açıklık getirmesini istemişti.
Doğrusu, ben de X hesabımdan “Türkiye üzerinden askeri malzeme naklinin ABD-İsrail ittifakının İran savaşıyla bir ilgisi olup olmadığının açıklanmasında yarar var” mesajı yayınlamıştım.
Açıklama, ne kararın yürütmesinden sorumlu Ticaret Bakanlığı’ndan ne de dolaylı sorumluluk taşıyan Milli Savunma Bakanlığı’ndan, ama DMD’den gelmişti.

Askeri Malzeme Ticaretine Kısıtlama

Kararname’nin 4’üncü maddesi, aslında açık bir şekilde Türkiye üzerinden yapılacak transit ticaretin gümrüklerde “kontrole tabi listede yer almasa bile” Türkiye’nin “ikili ve çok taraflı ilişkilerinde olumsuz” gelişmelere neden olma kuşkusu halinde denetim uygulanacağını söylüyordu. Bundan da 5201 sayılı yasa gereği Millî Savunma Bakanlığı sorumlu olacak, transit malzemenin tümü ya da bir kısmının askeri amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağını denetleyecekti.
Aslında Türkiye, başka ülkelerin kendi üzerinden askeri malzeme ticareti yapmasını kısıtlamak istiyordu. Hükümet baştan itibaren hem ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırmasına hem de İran’ın ABD üslerinin bulunduğu Arap ülkelerine füze atmasına karşı çıkıyordu; bu savaşın dışında kalmak istediğini söylüyordu.
Bu kararname amacına göre uygulanırsa sadece İsrail’e başka ülkelerden başka bildirimler ile malzeme sevkiyatına değil, örneğin İran veya Rusya’ya Türkiye üzerinden askeri malzeme sevkiyatını engelleyebilirdi.

ABD-İsrail Lafı Nereden Çıktı?

Ancak aynı gün meydana gelen başka gelişmeler, örneğin ABD’nin Türkiye’den üs ve hava sahası kullanım izni talep ettiği (ve resmi kaynaklarca yalanlanan) haberleri, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’nın ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı operasyonuna katılmayı reddetmesi ardından gözünü yeniden Türkiye’ye çevirebileceği varsayımı bu iddialara zemin verdi. Belki de kasıtlı yayıldı; bunun psikolojik propaganda savaşı olduğunu da unutmamak gerekiyor.
DMD’nin bildirisindeki iki ifade ise şimdiye dek yasalarda transit askeri malzeme ticareti konusunda açık bulunduğunu ortaya koyuyor.
Birincisi, Cumhurbaşkanı kararıyla transit geçişlerin serbest bırakılmadığı, tersine “izne ve denetime tabi” hâle getirildiği ifadesi. Buradan şimdiye dek izin ve denetim açığı bulunduğu sonucu çıkarılabilir.
İkincisi de “transit geçiş ve transit ticaret kapsamında yeniden ihracatta yetkili kurum konusunda uygulamada yaşanan belirsizliklerin” kararnameyle önlenmesinin amaçlandığı ifadesi ki sanırım yoruma gerek yok; Türkiye üzerinden transit geçirilen askeri malzeme denetiminde “belirsizlik” varmış.

İran Savaşıyla İlgisi

DMD bu izahatla birlikte, transit askeri malzeme ticareti kararının “güncel gelişmelerle”, yani İran savaşıyla ilgisi olmadığını söylüyor.
Bence olduğu apaçık görünüyor ama bu o kadar önemli değil; önemli olan Türkiye’nin bu savaştan uzak durma tutumunu sürdürmesi.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez

NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve…

8 saat ago

NATO Ankara Zirvesi: Askeri harcamalar, Ukrayna ve Türkiye’nin rolü

NATO’nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara, Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenecek.…

16 saat ago

Deryalar, Kaptanlar ve 64 Gün 19 Saatte Bir Devr-i Alem

18 Mart 1969 günü MV Vega gemisi Ümit Burnu açıklarından geçerken güvertesine bir siyah silindirik…

3 gün ago

Güney Kıbrıs’ta Gazze toplantısı. Türkiye katılmıyor. İsrail katılabilir

Türkiye 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne hazırlanıyor. Beklentiler yüksek. Gündemde sadece Rusya’nın Ukrayna savaşı, ABD ve…

3 gün ago

CHP dağınık ama ortalık gül bahçesi olmadı: NATO telaşı neyi gösteriyor?

Son iki gündür dünyanın, Batı dünyasının NATO’nun Ankara Zirvesiyle ilgili neyi konuştuğunu izliyor musunuz? -…

3 gün ago

Ankara’nın Jeopolitikası Batıyla Normalleşme mi, Çok Yönlü Pazarlık mı?

NATO’nun 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi yaklaşırken Türkiye dış politikasında eski sorular yeniden dolaşıma sokuluyor. Misal;…

4 gün ago