Pakistan-Afganistan savaşı, Asya enerji hatları üzerinde bir sonraki büyük savaşın erken uyarı işareti olabilir. Pakistan, Hindistan’ı, Afganistan’ı kışkırtmakla suçluyor. Çatışmaların çıktığı gün Hindistan Başbakanı Modi, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun davetlisi olarak İsrail’deydi. Pakistan’ın, Afganistan’daki TTP hedeflerini vurmasını kınayan ülke de Hindistan oldu. (Foto: @PMOIndia)
Bazen dünya tarihini değiştiren gelişmeler manşetlere büyük harflerle girmez. Sessiz başlar, kenarda kalır, ama etkisi merkezdekilerden daha büyük olur. İşte Pakistan ile Afganistan arasında başlayan savaş tam da böyle bir gelişme.
Bu savaş ne zaman başladı? Resmi takvimler 27–28 Şubat’ı gösteriyor. Ama asıl dikkat çekici olan zamanlama: İsrail ve ABD uçaklarının İran’a saldırmasından sadece saatler önce. Bu bir tesadüf mü? Belki. Ama bu kadar “stratejik zamanlama” üst üste geldiğinde artık şu soruyu sormak gerekir: Bu sadece bir kriz mi, yoksa senkronize bir jeopolitik hareket mi?
Bugün dünya haritasına baktığımızda tablo net:
•Körfez kaynıyor
•İran–İsrail gerilimi sıcak savaşa dönüşmüş durumda; Beyrut bombalanıyor.
•Rusya–Ukrayna savaşı sürüyor
•Kızıldeniz’de ticaret hatları tehdit altında
•Doğu Akdeniz yeniden geriliyor
•Güney Çin Denizi’nde tansiyon yükseliyor
•ABD, Latin Amerika’da — Küba dahil — yeni hamle sinyalleri veriyor
Ve bu tabloya bir yeni cephe ekleniyor: Pakistan–Afganistan hattı.
Bu kadar çok krizin aynı anda ortaya çıkması iki ihtimali gündeme getiriyor: Dünya kontrolsüz bir parçalanma sürecine giriyor ya da yeni bir düzen, kontrollü kaos üzerinden inşa ediliyor. Ben ikinci ihtimali daha ciddiye alıyorum.
İlk bakışta neden basit: Pakistan, Afganistan’daki Taliban yönetimini, Pakistan Talibanı (TTP) gibi örgütlere destek vermekle suçluyor ve sınır ötesi operasyon başlatıyor.
Pakistan ayrıca Hindistan’ı, aralarındaki savaşı Afganistan üzerinden sürdürmekle suçluyor. Çatışmaların çıktığı gün Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun davetlisi olarak İsrail’deydi. Pakistan’ın, Afganistan’daki TTP hedeflerini vurmasını kınayan ülke de Hindistan oldu.
Ama bu sadece görünen yüz. Derinlikte şu sorular yatıyor: Afganistan yeniden bir vekâlet savaşları sahasına mı dönüşüyor? Çin’in Orta Asya–Pakistan hattındaki stratejik projeleri hedef mi? İran’a baskı yapılırken doğu cephesi de mi hareketlendiriliyor? Pakistan zayıflatılıyor mu, yoksa yeni bir rol için yeniden mi konumlandırılıyor?
Bu çatışma ilk bakışta enerjiyle ilgili değil gibi görünüyor. Ama aslında doğrudan bağlantılı.
Çünkü: Orta Asya hidrokarbonlarının en kritik geçiş güzergâhlarından biri bu hat; TAPI (Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan) boru hattı yıllardır bu yüzden ilerleyemiyor; Çin’in Kuşak-Yol projesinin önemli bir ayağı bu coğrafyadan geçiyor. Yani burada yaşanan her istikrarsızlık, enerji akışını ticaret koridorlarını, jeopolitik dengeyi doğrudan etkiler.
Bugün Hürmüz konuşuluyor, ama yarın Orta Asya hatları ve Çin’e uzanan Pakistan koridoru konuşulacak.
Pakistan’ın yaptığı sadece bir askeri operasyon değil, bir doktrin değişikliği: “Tehdit neredeyse, cevap orada verilir.”
Bu yaklaşım artık küresel bir eğilim:
•Türkiye’nin PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonları
•İsrail’in Hizbullah operasyonları
•ABD’nin “uzaktan vur” modeli
Ve şimdi Pakistan…
Demek ki klasik egemenlik anlayışı aşınıyor ve sınırlar artık güvenlik garantisi değil.
İşin en çarpıcı yanı şu: Dünya bu savaşı neredeyse fark etmiyor. Çünkü herkes İran’a bakıyor; Hürmüz’e odaklanıyor; Ukrayna’yı izliyor.
Ama tarih bize şunu öğretir: en büyük kırılmalar, en az konuşulan cephelerde başlar. Bugün Kabil’de bombalanan bir hastanede yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesi, küresel medyada neredeyse yankı bulmuyor. Bu sessizlik tehlikelidir.
Çünkü medya ilgisi düşük olunca diplomatik baskı zayıflıyor ve denetim olmayınca operasyonlar sertleşiyor. Sessizlik çatışmayı normalleştirir.
Bugün küresel sistemin en hassas noktası aynı anda bu kadar çok cepheyi taşıyamaz hale gelmesi.
•Tedarik zincirleri kırılıyor
•Enerji piyasaları oynak
•Finans sistemi kırılgan
Her yeni cephe, sistemi biraz daha zorluyor.
Bu yüzden Pakistan–Afganistan hattı küçük bir yangın değil, daha büyük bir yangının erken uyarı işareti olabilir
Bu çatışmayı “yerel bir sınır krizi” olarak görmek ciddi bir hatadır.
Çünkü bu savaş:
•Yeni güvenlik doktrinlerinin testi
•Enerji koridorlarının kırılganlığının göstergesi
•Küresel güç mücadelesinin yeni sahası
Ve belki de en önemlisi, yeni dünya düzeninin sessiz inşasının başlangıcı olabilir.
Peki, bu kadar çok cephe aynı anda açılıyorsa, bu bir dağılma mı yoksa yeni bir düzenin doğum sancısı mı?
Cevap henüz net değil.
Ama kesin olan şu: Pakistan–Afganistan hattında başlayan bu savaş, göründüğünden çok daha büyük bir hikâyenin parçası.
CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dün sadece 4 gayrimenkulü olduğunu açıklayıp kendisini…
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMD) 18 Mart’ta yayınladığı bildiriyle son iki gündür sosyal medya ve siyaset…
İlber Ortaylı "Hocayı" 16 Mart 2026 günü uğurladık. O’na “Türkiye’nin Hocası” unvanı yakıştırılıyor. Çok yerinde…
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 17 Mart’ta CHP lideri Özgür Özel’in mal varlığı hakkındaki açıklamalarına 18…
ABD’nin Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joseph Kent, 17 Mart’ta Başkan Donald Trump’ın İsrail…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 17 Mart’ta parti genel merkezinde düzenlediği “Küçük turpun büyük marifetleri”…