

Türkiye’de şimdiye dek iki ara seçim yapıldı, ikisinde de iktidardakiler kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP lideri Özel’in ara seçim önerisini kabul etmesi pek mümkün görünmüyor. AK Parti’nin hedefi Kasım 2027.
Sonda söyleyeceğimi başta belirteyim: CHP lideri Özgür Özel’in açıklamasıyla tartışmaya açılan milletvekili ara seçimi mümkün gibi görünmüyor.
Nedeni Meclis’teki sandalye sayısı değil, seçimin siyasi karar olması…
Anayasa’nın getirdiği kurallar ise cabası…
Ayrıca unutulmasın ki milletvekili genel seçimi de 18 ay sonra…
Nedeni de AK Parti yöneticilerinin vurguladığı gibi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tekrar aday olabilmesi için Kasım 2027’de seçime gitme arzusu. O tarihe de tam 18 ay var.
TBMM’de siyasi partilerin önde gelen isimleri ile yaptığım görüşmeler de bunu doğrular nitelikte.
Tabii ki ekonominin gidişatına bağlı olarak genel seçimin daha öne, 2027 haziran civarına çekme olasılığı da bir kenarda duruyor. Nedeni de seçimin yaz başında olmasının, sonbahardan daha çok iktidar lehine sonuç vermesi.
AK Parti: İmkânsız
AK Parti ara seçimi bırakın tartışmayı, konuşmak dahi istemiyor; gündeminin kapısından dahi sokmamaya, eşiğine bile yaklaştırmamaya kararlı.
CHP’den 22 milletvekili istifa eder ve Anayasa’nın 84’üncü maddesi gereği Genel Kurul’un onayına sunulursa, sanılmasın ki bazı vekillerin istifasını kabul eder, gerisini de reddeder. AK Parti, gelen istifaların hiçbirini kabul etmemekte kararlı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da zaten pazartesi günü, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında tavrını net koydu:
• “Ne hükümetimizin ne de milletimizin yakın vadedeki gündeminde erken ya da ara seçim yer almamaktadır.”
Erdoğan, ileride kendisinin tekrar seçilebilmesi için seçimin öne alınmasına kapıyı, “yakın vadedeki” ifadesi ile açık ediyor, yakında değil ama uzakta olabileceğini vurguluyor.
MHP’de “Ulvi” Fesih
Bu kararlılık MHP’ye de hâkim.
Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in görevinden istifasının ardından, İstanbul İl Başkanlığı ve 39 ilçe teşkilatının MHP liderinin feshiyle yaşanan gelişmenin ardından MHP yöneticileriyle sohbet ettim.
“Ulvi bir feshin içindeyiz…” diye İstanbul’daki fesihle ilgili durumu özetlerken, ara seçim konusuna da tamamen kapalılar: MHP’den ara seçim için gerekli 30 vekilin istifasına onay çıkmaz.
Nitekim MHP lideri Devlet Bahçeli de Meclis Grup toplantısında ara seçimin adından söz etmedi ama CHP’yi “Basit çıkarcı tutumla hareket etmekle” suçladı.
DEM: Varız Ama Sayımız Yetmez
Özel’in ara seçim çıkışından sonra ilk ziyaret ettiği DEM Parti ise ara seçim konusunda orta yol siyasetinde.
Ne ‘Evet, varım’ diyor ne de “Hayır, yokum” duruşu gösteriyor; sadece olmazları sergiliyor.
Nitekim Özel ile görüşmede de aynı tutum korunmuş. Ara seçime destek verseler dahi sonuç getirmeyeceği dile getirilmiş.
AK Parti istemediği sürece de ara seçime gidilmesinin olanaksızlığına vurgu yapılmış.
CHP 301’i Bulmak Zorunda
Nitekim DEM’in etkin, hukukçu bir milletvekili ile TBMM bahçesinde sohbet ederken TBMM’nin sandalye dağılımına işaret etti.
Muhalefetin MHP dahil tamamı ara seçime destek veriyor olsa dahi, AK Parti evet demediği sürece Genel Kurul’dan kararın çıkmayacağını anımsattı.
Dediğinde de haklı, milletvekili istifalarının genel kurulda kabulü için salt çoğunluk gerekiyor; yani 301’i bulmak lazım. Bu sayıyı da tabii ki istifayı getirenler, yani CHP sağlamalı.
Bütün partileri, hatta varsayın ki DEM de destek verdi, hatta diyelim ki MHP’yi de ekleyin; AK Parti dışındaki bütün partilerin toplamı 295’te kalıyor, 301’i bulmuyor.
CHP Kadroları Sessiz
CHP kadroları, belki siyasi partilerin yaklaşımlarını bilmelerinden kaynaklı olsa gerek, çok partili hayata geçildiği günden bu yana 1977 ve 1986’da olmak üzere sadece iki kez gidilen ara seçimin, üçüncüsünün yaşanmasının olanaksızlığını görüyor. Buradan bir sonuç elde edilmesinin zorluğunu da fark ediyorlar.
CHP’de politikayı iyi okuyanlar, işin sandalye değil, siyasete dayalı olduğunun da farkında…
Özel dün ara seçimin 22 milletvekili istifasına da gerek olmaksızın, halen boş olan 8 sandalye için yapılması gerektiğini söyledi, ama bu konuda önce partisinin kurmaylarını ikna etmesi gerekiyor.
Anayasa Hukukçuları Ne Diyor?
Peki bu konuda anayasa hukukçuları ne diyor?
Siyasi partilerin Anayasa karşısındaki durumu ile ilgili makaleleri ile de bilinen Anayasa hukukçusu Doç. Dr. Ozan Ergül’e sordum.
Ergül “Sayın Özel’i dinledim” diye söze girdi; “Ara seçimin yüzde 5 boşalma olmadan, yani 22 milletvekilinin istifasına gerek duyulmadan 8 boş üyelik için yapılmasının şart olduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.”
Gerekçesini de aynı sadelikte açıkladı:
• “1982 Anayasası’nın orijinal metni, parlamenter hükümet sistemi öngörüyordu ve Anayasa’da parlamenter hükümet sistemlerinin yumuşak karnı, ‘hükümet istikrarsızlığını’ önlemeye dönük bazı kurallara da yer vermiş olmasıdır. Kısaca ‘rasyonelleştirilmiş parlamentarizm’ denen bu araçların amacı hükümet kurmayı kolaylaştırmak, düşürmeyi ise zorlaştırmaktı. 2017 seçimleri sonrası bu durum kalkmış olmasına rağmen, madde değişmedi, yerini korudu.”
“Ara Seçim Şarta Bağlı”
• “Dolayısıyla Anayasa, Genel Seçime ilişkin hükümleri sıraladıktan sonra, ara seçim gibi bir farklı durumun da olduğuna dikkat çekmek için ‘TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde seçime gidilir’ diyor ve şartlarını sıralıyor. Bu arada, diğer yerlerde istifa tek taraflı irade beyanıyken, milletvekili genel kurulun ona şartına bağlıyor. Boşalan sandalye sayısı 30 milletvekiline ulaşmadan da ara seçime gidilemeyeceğine hükmediyor…”
Yıllarını parlamentoda geçirmiş, komisyonlarda bu tartışmaları takip etmiş, parlamento hukukunu bilen biri olarak şunu söylemeliyim ki Ergül haklı…
Prof. Dr. Erdal Onar ve Prof. Dr. Levent Gönenç’in de aralarında bulunduğu hukukçular da aynı görüşü savunuyor.
İktidarlar Zararlı Çıkar
Ez cümle: Bu şart altında ara seçime gidilmesi zor.
Unutulmasın ki ara seçimler hükümete ders verme şeklinde sonuçlanır.
Nitekim Türkiye’de iki kez ara seçim yapıldı, ikisinde de iktidar zararlı çıktı.
İlki olan 1977 ara seçimi Bülent Ecevit liderliğinde iktidardaki CHP’nin 5 milletvekilliğini birden Adalet Partisi’ne kaptırmasıyla sonuçlandı.
Süleyman Demirel galibiyetini “Beş… Beş… Beş…” diye slogana çevirdi…
ANAP lideri Başbakan Turgut Özal 1986’da 11 yerde ara seçime giderken, bu illerin 8’inde milletvekili hakimiyeti vardı; seçim sonrası sayısı 6’ya düştü.
SHP Erdal İnönü ile İzmir’de tek milletvekilliği kazanırken, seçim galibi DYP ise 4 milletvekili çıkardı.
Bu sonuç ANAP açısından yeni bir kırılmanın ve gerilemenin de başlangıcı oldu.
Bütün bunlar ortadayken kimse iktidarın ara seçime gitmek için milletvekili istifalarına yol vereceğini sanmasın.
Genel seçime 18 ay varken, iktidarın ara seçim için destek vereceği sanılmasın.


