Categories: Siyaset

Madem CHP Batıyor, AK Parti Neden Seçime Gidip Güven Tazelemiyor?

 

CHP’nin 2025 Mart ayında İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 104 üncüsü bugün (11 Nisan 2026) Nevşehir’de yapıldı. (Foto: Ekran Görseli)

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP’den gelen ara seçim ya da erken seçim çağrılarına, AK Parti’nin seçimden kaçtığı çağrılarına, sandıktan korkmalarının söz konusu olmadığı yanıtını verdi. “Bizim en sevdiğimiz şey sandık” dedi ama Türkiye’nin istikrarı için hedeflerine ulaşmamışlardı, seçimler “doğru bir şekilde, zamanında” yapılmalıydı.

Bu sözler dikkat çekici. Çelik “seçimler zamanında yapılmalı” derken Mayıs 2028’i mi yoksa AK Parti kaynaklarının son zamanlarda dillendirdiği Kasım 2027’yi mi kastediyor?

Eğer yasal zamanını kast ediyorsa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi ancak bir Anayasa değişikliğine bağlı demektir. Bu da (sadece kâğıt üzerinde hâlâ mümkün olması bakımından) CHP ile uzlaşamazsa, DEM Parti desteğiyle gidilecek Anayasa değişikliğine bağlıdır.

Yok, Kasım 2027 gibi bir tarihi Çelik “zamanında seçim” sayma eğilimindeyse, o zaman yine DEM Parti’ye PKK lideri Abdullah Öcalan’ın serbestliği kozu kaldıracıyla Meclis’ten erken seçim kararı çıkarmaya güveniyor demektir.

Türkiye’yi yönettiği çeyrek asırda muhalefeti hep seçim ya da halkoylaması kozuyla alt etmiş AK Parti, iki yıldır kendisine seçimle meydan okuyan CHP karşısında seçime gitmeme gerekçesi üretiyor durumdadır.

Ara seçim tartışması

Bu tartışma CHP lideri Özgür Özel’in ara seçim talebiyle yeniden gündeme taşındı.

Özel diyor ki, ya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş inisiyatif alıp Meclis’te boş bulunan 8 sandalye için seçime gitsin ya da biz 22 milletvekili istifa ettirip Anayasadaki yüzde 5, yani 30 milletvekili şartını sağlayalım, mecburen seçime gidilsin. Kurtulmuş “Zorunda değilim” mealinde bir açıklamayla ilk ihtimalden kaçındı. Diğeri içinse Meclis aritmetiğinden kaynaklanan zorlukların yanı sıra Erdoğan’ın AK Parti grubuna, istifaları onaylaması için cevaz vermesi gerekiyor ki Erdoğan’da gündeminde olmadığını söyledi.

Tartışma şu ara AK Parti Genel Başkan Vekili Hayati Yazıcı ile CHP TBMM Grup Başkanvekili Murat Emir arasında bir seçim, demokrasi ve hukuk tartışması düzeyinde devam ediyor.

2003 Siirt seçimleri örneği

CHP Erdoğan’ın milletvekili seçildiği 9 Mart 2003 seçimlerinin ara seçim sayılması gerektiğini söylüyor.

AK Parti ise o tarihte Siirt için yapılan seçimin adının dahi “seçim yenilenmesi” olduğunu söyleyerek bunu reddediyor.

Buna karşılık CHP de, dönemin CHP lideri Deniz Baykal’ın cevaz vermesiyle gidilen Anayasa değişikliği ile Erdoğan’ın üzerindeki siyaset yasağı kaldırılarak seçilmesine imkân verildiğini hatırlatıyor, bu nitelikleri ve ardından Anayasa Mahkemesindeki tartışmalar nedeniyle ara seçim örneği sayılması gerektiğini söylüyor.

Hukuki zemin ne olursa olsun, siyasi zeminde bu tartışmanın Erdoğan’ı kararından döndürmesi zor.

Özel ise konuyu gündemden düşürmeye niyetli değil. Amacı vatandaşın gözünde AK Parti’nin seçimden kaçtığı algısını yerleştirmek.

Ülke gündemine ABD ve İsrail’in İran savaşı ve giderek daha çok can yakan ekonomik sıkıntıların yanına seçim ihtiyacını da eklemek. CHP kulisinde iktidar değişmedikçe Ekrem İmamoğlu ve CHP’li siyasilerin hapisten çıkmayacağı algısını da Özel’in ısrarının bir parçası olarak görmek gerekiyor.

Madem CHP batıyor…

İktidar çevrelerinde CHP’nin İmamoğlu ve diğer belediyeler soruşturmaları nedeniyle gerilediği, bunun anketlerde de görüldüğü algısı var.

Madem CHP hem bu soruşturma ve davalar hem de mutlak butlan gibi iç hesaplaşma davaları nedeniyle dokunsan düşecek durumda, AK Parti neden bu tartışmalara seçime giderek bir son vermiyor?

İran savaşı ekonomiyi düzeltme programının hedefinden sapmasına hazır büyük bir gerekçe oluşturdu…

Hazır CHP davalarına her gün bir yenisi ekleniyor…

Hazır Özel, kaybedersem giderim diyor… Ondan da kurtulmuş olur, her hafta Türkiye’nin bir yerinde İmamoğlu tutuksuz yargılansın mitinglerinden de kurtulmuş olur, belki “sorumlu” sayabileceği bir muhalefet partisine de kavuşur.

Hem dünyaya da Türk halkının savaş ve ekonomik krize rağmen liderini desteğe devam ettiği gösterilmiş olur.

Erdoğan neden hemen seçime giderek CHP’nin işini bitirip güven tazeleme yolunu seçmiyor?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

1 Mayıs’ta Türkiye İşçi Sınıfının Parlak Olmayan Durumu

Bu yıl işçiler 1 Mayıs İşçi Bayramı’na, resmî adıyla Emek ve Dayanışma Günü’ne Eskişehirli maden…

9 saat ago

Azerbaycan-Ermenistan Barış Süreci: Güney Kafkasya İçin Tarihi Fırsat

Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ihtilaflı sorunların çözümü için iki ülke heyetlerinin Erivan yakınlarındaki Ağveren’de bir…

10 saat ago

Özel karambolde mi rozet taktı? Kocabıyık’ın CHP üyeliği durduruldu

CHP lideri Özgür Özel’in parti rozeti takması CHP içi ve dışında eleştirilere neden olan eski…

20 saat ago

“Amiral gemisi” Hürriyet, hükümetten “ana akıma” daha çok destek istiyor

Bazılarınızın “Yetmiyor muymuş?” dediğinizi işitir gibiyim. Ama aynıyla vaki. Bir zamanlar Türk medyasının “amiral gemisi”…

22 saat ago

Petrol Oyunu Değişiyor: BAE’nin OPEC’ten Ayrılması Ne Anlama Geliyor?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 28 Nisan’da ani bir kararla en önemli üyelerinden olduğu Petrol İhracatçısı…

2 gün ago

Kıbrıs’ta Temmuz Eşiği: Yeni Girişim, Eski Sorunlar

  Kıbrıs meselesi, uzun bir durgunluk döneminin ardından yeniden yoğun bir diplomatik hareketliliğin içine girmiş…

2 gün ago