Yunanistan’da erken başlayan seçim kampanyasında Mavi Vatan tartışmaları gibi, 2023’teki ölümlü tren kazasının yeterince soruşturulmadığı protestolarının da pay sahibi olması bekleniyor. Fotoğrafın sağ alt köşesinde Parlamento binası önünde hayatını kaybedenler için sürekli protesto sergisi görülüyor.
Yunan seçim mevzuatına göre, en geç mevcut yasama döneminin sona ereceği 27 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılması gereken genel seçimlerin havasına Yunanistan şimdiden girmiş görünüyor. Başbakan Kiryakos Mitsotakis, geçen hafta partisinin Selanik’te yapılan olağan kongresindeki konuşmasıyla seçim kampanyasının fitilini ateşledi.
Mitsotakis için Yunanistan siyasetinde ilk defa üst üste üç seçim kazanan başbakan olmak önem taşıyor.
Seçimlerden önce yakında kurulması beklenen üç yeni parti ile Yunan siyasi yaşamı daha da renklenecek.
Syriza’dan ayrılan ekonomik kriz döneminin başbakanlarından Aleksis Çipras bir süredir hazırlıklarını yürüttüğü yeni partisini 26 Mayıs’ta resmen ilan edeceğini açıkladı. İktidardaki Yeni Demokrasi Partisi (YDP) tabanından da oy alabilmek iddiasıyla yola çıkan Çipras’ın yeni partisinin siyasi yelpazede solun neresinde konumlanacağı tam olarak net değil.
2023 yılında Tempi’deki tren kazasında kızını kaybeden ve o günden bu yana Yunanistan’daki adaletsizliklere ve kurumsal yozlaşmaya karşı yürüttüğü mücadeleyle geniş bir toplumsal desteğe ulaşan çocuk doktoru Maria Karystianou siyasi arenaya adım atmaya hazırlanıyor. Hareketin arkasında Mitsotakis’in dış politika uygulamalarından hoşnut olmayan Moskova’nın bulunduğuna ve Rusya’dan mali destek aldığına ilişkin yoğun iddialar da var.
Yeni parti kurması beklenen son siyasetçi, yine eski başbakanlardan Antonis Samaras. Başbakan Mitsotakis’in Türkiye politikasına ve eşcinsellere evlilik izni verilmesi gibi bazı liberal uygulamalarına yönelttiği sert eleştiriler nedeniyle Kasım 2024 ayında YDP’den ihraç edilen Samaras’ın da siyasi yaşamına kuracağı yeni bir parti çatısı altında devam etmesi bekleniyor.
Son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları iktidardaki YDP ve Başbakan Mitsotakis için hiç de iç açıcı bir tablo sergilemiyor. 2023 yılındaki son seçimlerde yüzde 40’ın üzerinde bir oy alarak tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşan YDP’nin oy oranı halen yüzde 25 ila 30 arasında seyrediyor; tek başına iktidar olmak için en az yüzde 38 gerekiyor. Ana muhalefet konumundaki PASOK’un kamuoyu desteği ise yüzde 15 civarında.
Yunan seçim sistemine göre seçimlerde birinci gelen parti, yüzde 25’in üzerinde oy alırsa, açıktan 50 milletvekili daha kazanıyor. Bu nedenle Samaras’ın kuracağı yeni partinin yüzde 5’in üzerinde oy alması halinde YDP’nin yüzde 25’in altında kalması olasılığı Mitsotakisi çok korkutuyor.
İlk turda hiçbir partinin parlamentoda çoğunluğu sağlayamaması halinde ikinci turda seçimlere gidilecek. İkinci turda da benzer bir tablo ile karşılaşılması halinde koalisyon senaryoları gündeme gelecek. Bu çerçevede ilk seçenek de YDP ve PASOK’tan oluşacak “Büyük koalisyon”. Ancak PASOK Mitsotakis’in başbakanlığında kurulacak bir koalisyona katılmayacağını söylüyor. Mitsotakis’in başbakanlıktan feragat etmesi halinde ilk akla gelen isim de Türkiye’nin yakından tanıdığı Savunma Bakanı Nikos Dendias.
Türkiye Yunanistan’ın gerek dış gerek iç politikasında daima birinci sırada yer alır. Yunan medyası Türkiye ile yatar, Türkiye ile kalkar. Seçim sürecinde de “Türkiye sevdasının” artarak devam edeceği anlaşılıyor.
Hafta başında Türk-Yunan Forumu toplantısı için gittiğimiz Atina’da otel odasındaki televizyonu açar açmaz emekli bir amiralimizi Mavi Vatan haritası önünde konuşurken gördüğümde hiç şaşırmadım. Yunanca bilmeseniz de konunun Türk medyası tarafından anlaşılmaz bir şekilde “Mavi Vatan yasası” olarak isimlendirilen “Deniz yetki alanları yasa tasarısı” olduğunu tahmin etmek zor değil. Yunanlılar da en azından bu aşamada mevzuattaki bir boşluğu doldurmak için hazırlanan bir ulusal yasa tasarısını köpürttükçe köpürtüyor. Yunanlı yetkililer en fazla da kendilerinin bilgilendirilmeden yasa tasarısının basına sızdırılmış olmasından ve zamanlamadan şikâyet ediyorlar.
Samaras ve muhalif partiler kılıçları çekmiş, hükümetten sert tepki verilmesi çağrısı yapıyorlar. Önerilen tepkiler arasında karasularının 12 mile çıkılmasından tutun AB’nin Türkiye’ye ilişkin tüm programları durdurması gibi saçma sapan teklifler bile var. Yunan siyasetçiler içeriğini görmedikleri bir yasaya tepki gösteriyorlar. Atina’da abartılarak dillendirilen tek bir doğru varsa, o da hükümet karşıtlarının eline arayıp da bulamadıkları bir fırsat geçmiş olması.
Eğer Türkiye karşıtı söylemleriyle öne çıkan Dendias veya Samaras’ın etkili olacağı bir Yunanistan yerine, dış politikasını Başbakan Mitsotakis ile Dışişleri Bakanı Giorgios Geripetritis ikilisinin yönetimde olduğu bir Yunanistan’ı tercih etmenin Türkiye için ehveni şer olacağı düşünülüyorsa, seçim sürecinde “sakin suları” bulandırmamakta yarar var gibi görünüyor.
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video…
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail…
Cumhuriyet savcılarının soruşturmalarına ve iddialarına göre devletimiz yolsuzluk kaynaklı büyük bir tehditle karşı karşıya olmalı:…
19 Mayıs 1919 Türkiye’nin Türkiye olması tarihinin dönüm noktasıdır. Bazı askeri tarihçiler Kurtuluş Savaşının başlangıcını…
PKK’nın Suriye örgütlenmesinin başı Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in geçtiğimiz Mart ayında…
Geçtimiz günlerde yoğun yağışların ardından meydana gelen selde, Samsun'un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi taştı;…