Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Mutfakta biri mi var? NATO da yandaş olmayan gazetecileri eliyor mu?

Yazar: Murat Yetkin / 24 Haziran 2026, Çarşamba / Oda: Siyaset

Ankara’daki önemli NATO Zirvesi’ni izlemek için başvuran Türk gazetecilerden ret cevabı alanların büyük kısmı iktidar çizgisinde olmayanlar.

NATO’nun 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak liderler zirvesi hem küresel politikalar hem de Türkiye’nin kurulacak yeni dünya düzeninde tutacağı yer bakımından önem taşıyor. Zirvede Rusya-Ukrayna krizinden NATO’da Avrupa ağırlığı ve silahlanmaya, enerji ve ticaret savaşlarına dek pek çok önemli başlık var. Dünyanın dört bir yanından gazeteciler bu önemli toplantıyı izlemek için Ankara’ya geliyor. Ancak Türk gazetecilerin bir kısmının zirveyi izleme başvuruları NATO Basın Bürosu tarafından reddediliyor.

Tesadüfe bakın ki başvurusu reddedilen gazetecilerin çoğu iktidar çizgisinde değil.

Bu da akla, o bir zamanların meşhur reklam sloganında olduğu gibi “Mutfakta biri mi var?” sorusunu getiriyor. Daha açık söyleyeyim: NATO Basın Bürosu’nun mutfağında Ankara’nın tuzu biberi mi var?

Hem Dışişleri hem Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı akreditasyon sürecinde hiçbir rollerinin olmadığını ısrarla vurguluyor.

NATO ret gerekçesi göstermiyor

Bu şeklen doğru: her birimiz başvurularımızı dijital ortamda ve bireysel olarak NATO’ya yaptık, kural öyleydi. Ama el altından, gayriresmî olarak listeler Brüksel-Ankara arasında gelip gitmiş olabilir mi?

Olamaz mı?

Bilemiyoruz. Çünkü ret yanıtı alan meslektaşlarımıza ret gerekçesi göstermeyecekleri, itirazların da kabul edilmeyeceği, askerî katılıktaki bir lisanla bildirilmiş durumda.

Bunlardan birisi de benim de üyesi bulunduğum Diplomasi Muhabirleri Derneği’nin (DMD) Başkanı Duygu Güvenç.

Meslek hayatının o yılında doğrudan NATO’ya akredite olarak çalışmış, kıdemli diploması, dış politika muhabiri Güvenç X hesabında şunları yazdı:

  • “İstanbul, Strasbourg/Kehl, Lizbon, Chicago ve Brüksel’deki NATO zirvelerini takip etmiş; ayrıca sayısız NATO dışişleri ve savunma bakanları toplantısını izlemiş, NATO karargâhı içinde ve dışında onlarca NATO misyonunu yerinde takip etmiş bir gazeteci olarak, ne yazık ki bu kez yaşadığım şehir Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni izleyemeyeceğim.”

Nedir engellenmek istenen?

Hemen söyleyeyim: ben başvuruma henüz kabul ya da ret yanıtı almadım. Meslektaşlarım peşi sıra ret yanıtı almaya başlayınca, bugün NATO Basın Bürosu’na e-posta ile ve başvurumun henüz incelenmekte olduğu e-posta ile bildirildi. Beklemedeyim. Elbette diğer meslektaşlarım gibi ben de Türkiye’de, yaşadığım şehir olan Ankara’da yapılan bu önemli zirveyi izlemek, sorularımı sorup okurlarım, izleyicilerimle paylaşmak isterim; işimiz bu.

Peki, neden Türkiye’de yapılacak NATO Zirvesi’ne, yıllarını diplomasi, dış politika ve güvenlik haberciliğine vermiş gazetecilerin başvuruları, üstelik gerekçe gösterilmeyeceği söylenerek reddediliyor?

Nedir saklanmak istenen? Nedir Türk gazetecilerin sorularını NATO liderlerine sormalarında, yorumlamalarında görülen sakınca?

Eğer bazı gazetecilerin katılımının engellenmesiyle NATO’nun dünyaya pembe mesajlar vereceği, Türkiye’nin de bu pembe resimde yer alacağı düşünülüyorsa, bunu düşünenlerin işi hakikaten zor demektir.

Sonra basın özgürlüğü, demokratik değerler, parlak nutuklar, öyle mi?

NATO Basın Bürosu’nun gerekçesiz ret yanıtı verdiği gazetecilere bir açıklama borcu var: kabul-ret listeleri açıklanmadan önce resmi ya da gayriresmî olarak Ankara’nın onayından geçti mi?

Malum, NATO’da her karar oy birliğiyle alınıyor; bu da öyle mi oldu?

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Akreditasyon, İletişim Başkanlığı, NATO zirvesi

OKUMAYA DEVAM EDİN

İran Cumhurbaşkanı Reisi helikopter kazasında öldü
Erdoğan “süreç yok” dedikçe DEM “var” diyor; söylem makası açılıyor
AK Parti’nin arka bahçesi vakıflara yıllarca İstanbul belediyesi bakmış
  • Mansur Yavaş: Kürt meselesinin çözümü seçim kazanmaya endekslenemez10 Ağustos 2026
  • Hükümetin Mekke Anlaşması’nda açıklık kazandırması gereken konular var9 Ağustos 2026
  • Mete Atatüre: Kuantum aleminin ışık “sıkıştıran” trafik polisi8 Ağustos 2026
  • Ortadoğu yeniden şekilleniyor: Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan üçgeni7 Ağustos 2026
  • Uğur Mumcu suikastı: o tuğla çekilecek, o duvar yıkılacak mı?7 Ağustos 2026
  • Yeni Parti’nin Yeni Vaadi ve Delege, Koltuk, Para Üçgeni7 Ağustos 2026
  • Özel: Paramız az ama düşmanımız da az. Rüzgârımızı kesmeye çalışıyorlar6 Ağustos 2026
  • Terörsüz Türkiye İçin Hukuki Çerçeve Hazır. Ya Toplumsal Çerçeve?6 Ağustos 2026
  • Özel’den Çerçeve Kanuna tepki: Tutumumuz Aynı Ama Yanlış Yapıldı5 Ağustos 2026
  • İşte Meclis’e Sunulan “Terörsüz Türkiye” Çerçeve Yasası Metni ve Gerekçesi5 Ağustos 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP