Silivri’deki Marmara Cezaevinde sürmekte olan İBB davasında mahkeme başkanı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında savunma hakkı ihlali tartışması yaşandı. Tartışma sonunda mahkeme başkanı İmamoğlu’nu bir kez daha duruşma salonundan çıkartı.
İmamoğlu mahkeme salonundan çıkartılırken “Benim Ankara’da yargılayacaklarım buradaki yargıyı yönetmeye çalışıyor” diye tepki gösterdi; “Adalet Bakanlığı, çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir, ben millete konuşuyorum. Yüzümüzü millete dönelim.” İmamoğlu’na karşı ayrıca bu sözleri nedeniyle “kamu görevlisini tehdit” iddiasıyla yeni bir soruşturma daha başlatıldı.
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, tartışma mahkeme başkanının daha önce savunmaları 9 Temmuz’da bitireceğini açıklaması üzerine çıktı.
Daha önce de bu sürenin savunması için yeterli olmadığını söyleyen İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında şu tartışmalar yaşandı:
- İmamoğlu: Ekrem İmamoğlu: Ben sorgu için gelmedim sayın heyet, sayın başkan. Sorgu düzenine, zaman kısıtlamasına yönelik bazı düşüncelerimi ve bazı kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile getirmek için kürsüye geldim.
- Hâkim: Ekrem Bey, savunma alacağız, planlamamız o şekil.
- Ekrem İmamoğlu: Ben savunma hakkıyla ilgili, savunma düzeniyle ilgili tespitlerimin dinlemesi gerektiğini düşünüyorum. Açıklamalarınız var, 9 Temmuz’da bitireceğinize dair. Dolayısıyla, beni buraya çağırdığınız an itibariyle ben planlamanızı bilmiyorum.
- Hâkim: Yargılamamız 4 aydır devam ediyor. En son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sırası da geldi. Yani bu anlamda şu an savunma yapmamanızın nedeni nedir?
- İmamoğlu: Bu dava, tam 143 eylem, 109 tutuklu arkadaş ve 400’ün üzerinde bu işten mesul tutulan insanların olduğu bir dosyada… Artı, ilişkili ya da ilintili 20’nin üzerinde dosyası olan biriyim. Daha evvelsi gün casusluk davasındaydım. Burayla ilişkili. Diploma davası da vardı.
- Bunlara baktığımda, yukarıdan aşağı topladığımda 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez.
- Hâkim: Programda bir değişiklik yapmayacağız. Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz. Yapmazsanız susma hakkını kullandı diyerek celseyi kapatabiliriz.
- İmamoğlu: Susma hakkımı kullanmıyorum. Beni susturacak biri yok.
- Mahkeme Başkanı: Kullanmıyorsanız kimlik tespiti yapalım savunmanıza geçelim.
- İmamoğlu: Sanıklara soru sormak için söz aldığımda, 2-3-5 dakikalık kısa açıklamalarla soru sormaya yöneldiğimde defalarca ‘Ekrem Bey bunu kendi savunmanızda uzun uzun anlatırsınız’ diyerek şerh koydunuz. Ağır bir hak ihlaline gidiyor bu iş.
- 2 bin 500 yılla yargılanan İmamoğlu’nu kısıtlamak size, kürsünüze, Türk yargısına zarar verir. Açık söyleyeyim, size verdiği zarar umurumda değil ama Türk yargısı zarar görür.
- Hâkim: Dört aydır yargılama sürüyor. Ya savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçireceğiz. Bunun pazarlığını yapacak makamda değilim. Savunma hakkım kısıtlandı algısı yaratmayın. Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Benimle pazarlık yapmaya geldiyseniz sizi salondan çıkartacağım, Ekrem Bey. Savunmanızı yaparsınız ya da dışarı çıkartırım.”
- İmamoğlu: Ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Türk yargısına ağır bir zarar veriyorsunuz.
- Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, neden savunma yapmaktan kaçıyorsunuz?
- İmamoğlu: Ben savunma yapmaktan kaçmıyorum. Ben buraya yargılamaya geldim.
- Mahkeme Başkanı: Sen buraya yargılanmaya geldin, yargılamaya değil. Burası senin yargılayabileceğin bir makam değil.
Bu tartışmanın ardından Mahkeme Başkanı İmamoğlu’nu duruşma salonundan çıkarttı.