Categories: Siyaset

ABD seçimleri: Trump fena kaybetti. Türkiye nasıl etkilenir?

Demokratlar ABD ara seçimlerinde Başkan Donald Trump’a karşı kazandıkları tarihi zaferi kutluyor.

ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimleri Demokratlar ezici bir çoğunlukla kazandı, Başkan Donald Trump kendisi için bir halkoylamasına da dönüşen seçimlerde fena yenilgiye uğradı. Demokratlar Kongre’nin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato kanatlarında açık arayla üstünlük elde etti.
Bütün eyaletlerden seçim sonuçları henüz gelmese de, geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Texas, Kansas ve Ohio gibi eyaletleri de alan Demokratlar şimdiden çoğunluk için 218 oy gereken Meclis’te 225 ve 51 oy gereken Senato’da 54 sandalyeyi garantiledi.
Böylece Amerikan seçmenler Başkan Trump’ı ABD siyasetinde “Topal ördek” olarak adlandırılan, yasa çıkaramayacak duruma indirdi. “Oy pusulalarında benim adım olsa kesin kazanırdık” diye yenilgiyi üstüne almak istemeyen Trump, Beyaz Saray’da kalacağı önümüzdeki iki sene boyunca Demokratların çıkaracağı her yasayı veto edip ülkeyi başkanlık kararnameleriyle yönetme tehdidinde bulunsa da, bu sürdürülebilir değil. Buna karşın Trump, Kongre’den çıkarmak istediği her karar için Demokratlarla uzlaşmak zorunda kalacak.

Sonuçların ABD’nin Avrupa, Rusya, Çin ve Ortadoğu politikalarının yanı sıra Türkiye-ABD ilişkilerinde de sonuçları olacak.
Ayrıca Demokratlar, Kongre’deki üstünlüklerini kullanarak Trump aleyhine Epstein Dosyaları dahil soruşturma açabilecekler.

Trump neden kaybetti?

Trump’ın aldığı tarihi yenilginin belli başlı üç nedeni bulunduğu görülüyor:
• Hayat pahalılığı: Trump, 2024 seçimlerinde fiyatları düşüreceği vaadiyle seçilmişti. Ama önce günübirlik değiştirdiği gümrük tarifeleri, sonra da İran’a başlattığı savaşın uzaması petrol fiyatlarını, özellikle de gıda ve ulaştırma maliyetlerini yükseltti. Rusya’yla son iki hafta içinde imzaladığı dizel anlaşması durumu kurtaramadı. Seçmeler hayat pahalılığındaki artış nedeniyle Trump’ı cezalandırdı.
• İran savaşı: Trump 2024 seçimlerinde “Önce Amerika” sloganıyla önceliği dışarıda askeri müdahalelere değil, halkın önceliklerine vereceği vaadiyle de seçilmişti. İsrail’in sürüklemesiyle başlattığı İran savaşı, enflasyon ve hayat pahalılığını tırmandırarak Cumhuriyetçilerin ekonomi mesajlarını çökertti. Trump’ın seçimden bir gün önce İsrail’e 4 milyar daha gönderirken bunun son olacağını söylemesi durumu kurtarmadı.
• Göçmen politikaları: Trump’ın yasadışı göçü önlemek için despotik önlemlere başvurması, ICE operasyonları, bazı durumlarda Ulusal Muhafızları göreve çağırması 2024 seçimlerinde aldığı Hispanik oyların ve sisteme öfkesi artan genç seçmenlerin karşısına geçmesine neden oldu. Özellikle genç seçmen gözünde Trump’ın tekno-oligarkları kayıran, kibirli söylemi ve eylemleri tepki topladı.
Özetle, hayat pahalılığı, savaş ve kibirli saldırganlık Trump’ın fena kaybetmesine neden oldu.

F-35 ve KAAN beklentileri rafa kalkabilir

Daha önce, Demokrat Joe Biden döneminde gerileyen Türkiye-ABD ilişkileri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “lider diplomasisi” tezi ve Trump ile şahsi ilişkisinin de etkisiyle canlanmıştı. Trump’ın NATO’nun Ankara Zirvesi’ne “Erdoğan’ın hatırına” katıldığını söylemesi bunun kanıtıydı. F-35 programına dönüş, CAATSA yaptırımlarının sona ermesi ve KAAN uçağına motor alım izni çıkması ihtimali söz konusu edilmişti.
Trump’ın aldığı ağır yenilgi en çok üç alanda Türkiye-ABD ilişkilerini yeniden soğutabilir:
• F-35 ve KAAN: Demokrat kontrolündeki Kongre, Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve Türkiye’nin F-35 (veya “Milli Muharip Uçak” KAAN’ın motorları gibi gelişmiş silah) programına dönüş çabalarını, etnik (başta İsrail ve Yunanistan) lobilerin etkisi, yasal engeller, denetim ve olası ret kararlarıyla durduracak ya da önemli ölçüde yavaşlatarak yeni koşullara bağlayacaktır.
• Ortadoğu ve Doğu Akdeniz: Yürütme düzeyindeki Erdoğan-Trump kişisel kanalı (bölgesel diplomasi, Ukrayna arabuluculuğu veya Mekke İttifakı bağlamındaki koordinasyon) devam etse de Kongre’nin insan hakları, demokrasi ve bölgesel politikalar (Suriye, Doğu Akdeniz vb.) üzerindeki baskısı ikili ilişkilerde yeni sürtüşmeler ve daha “al-verci” (transactional)” bir denge yaratacaktır.
• Stratejik özerkliğe ağırlık: ABD’de Başkan-Kongre çatışması ve Türkiye’ye yönelik yeni kısıtlamalar, Türkiye’nin (Suudi Arabistan ve Pakistan ile) Mekke Paktı gibi, Doğu Akdeniz’de Libya-Mısır girişimleri gibi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) gibi bölgesel dengeleme mekanizmalarına daha fazla ağırlık vermesine ve NATO müttefikliği çerçevesinde ABD’den bağımsız hareket alanını genişletmesine yol açabilir. İsrail’de içinde Arapların da yer aldığı bir hükümet seçeneği söz konusu olursa, ABD İran’la müzakerelere dönebilir, bölgesel projeler önem kazanabilir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Gürlek: Üst bürokrasiye sızılmış. Kimse makamına güvenmesin.

Adalet Bakanı Akın Gürlek fon krizinin üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç örgütünün…

22 saat ago

Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular

Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…

1 gün ago

Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?

Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…

2 gün ago

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…

2 gün ago

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

3 gün ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

3 gün ago