Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Güney Kore seyahati dönüş yolunda uçaktaki gazetecilere fon krizi konusunda şimdiye dek en köşeli sözlerini sarf etti. (Foto: AA)
Bunun AK Parti dünyasında yaklaşan bir fırtınanın işaret, mi, yoksa tepkileri yumuşatma hamlesi mi olduğunu zaman gösterecek ama Cumhurbaşkanı şunları söylemiş:
Adalet Bakanı Akın Gürlek 3 Kasım günü yaptığı açıklamalarda daha önce hükümet ve AK Parti yetkililerince ifade edilmeyen bazı unsurları kabul etmişti. Fon krizi, başta küçümsendi, önemsiz gösterilmeye çalışıldı. Şeytana uymuş birkaç sahtekârın işiydi. Bırakın ekonomiyi, bırakın borsayı, mali piyasaların çok küçük bir kısmını ilgilendiren arızî bir adlî vakaydı. Oysa Gürlek;
Gürlek, hemen ardından açıklamalarına ekleme yapma gereği duyup, “Cumhurbaşkanımızın talimatı nettir” vurgusuyla, “Hiç kimse, sahip olduğu makamın, kurduğu ilişkilerin veya arkasına aldığı gücün kendisini hukuktan koruyacağını düşünmesin” demişti.
İki gün sonra, 5 Kasım’da ise Erdoğan, ilk kez bu suç yapılanmasında, kendi çevresinden insanların da yer aldığını söylüyor; “Hiç ummadığınız insanlar bu işlerin içerisine girmişler” ifadesi bunu gösteriyor.
Erdoğan’ın bu sözleri henüz yayınlanmamışken, 4 Kasım’da Yeni Parti’nin ifşa etmesiyle durumu açığa çıkan eski bakan ve AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın ve görevden alınan SPK eski Başkanı Ömer Gönül’ün ikinci defa ifadelerinin alınacağı duyuruldu.
Demek ki kendilerine daha önce sorulmamış sorular vardı; şimdi sorulacaktı.
Hayır, şafak vakti evleri basılmadı ama bu defa adliyeye gizlice getirilmediler; kameralar onları bekliyordu.
Sayan Kaya’nın Erdoğan’ın “ummadığımız insanlar” kategorisine girdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Kendisine önce bakan, sonra da AK Parti’de genel başkan yardımcısı olarak güvenmişti. Fon krizi patladığı sırada Erdoğan BM Genel Kurul çalışmaları için Nev York’ta idi ve Türk resmi heyetinde (Emine Erdoğan’a eşlik edenler arasında da olsa) Sayan Kaya da bulunuyordu. “Nereye giderse gitsin” diyen Adalet Bakanı Gürlek de Nev York heyetindeydi örneğin.
Acaba Erdoğan’ın “ummadığımız insanlar” sınıfına girenler arasında son Nev York temaslarında heyetinde yer verdiği başka isimler de var mıydı?
Erdoğan’ın söylediklerinden Devlet Denetleme Kurulu (DDK) soruşturmasının henüz sonuçlanmadığı anlıyoruz.
Cumhurbaşkanı DDK’yı fon krizini araştırmakla görevlendirince Başkanı Salih Tanrıkulu, Yönetim Kurulu Başkanlığını (aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu Başkan Vekili olan) Erişah Arıcan’ın yaptığı Borsa İstanbul yönetim kurulundan istifa etmişti.
DDK’nın 2015-2024 yılları arasındaki başkanı ise fon krizi nedeniyle sorgulandığı için soruşturma sürecinde Takasbank Genel Müdürlüğünden istifa etmek zorunda kalıp adli kontrolle serbest bırakılan Yunus Arıncı idi.
Evet, çözdükçe dolaşan bir düğüme benziyor ama bir noktada birinin İskender gibi kılıcı vurup kesmesi gerekiyor.
Erdoğan’ın son açıklaması bakalım o kılıç darbesi olacak mı?
Bu yılın dış politikamızda hafızalarda yer edecek adımların başlıcalarından bir tanesi Türkiye’nin en yüksek diplomatik…
ABD ara seçimlerinde Demokratlar, Başkan Donald Trump'ı hezimete uğrattı. Sonuçların hem dünya hem Türkiye-ABD ilişkilerinde…
Adalet Bakanı Akın Gürlek fon krizinin üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç örgütünün…
Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…
Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…
Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…