Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Erdoğan’ın manifestosu, Cehape Zihniyeti ve ekonominin seçime etkisi

Yazar: Murat Yetkin / 31 Ocak 2019, Perşembe / Oda: Siyaset

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 31 Ocak’ta açıkladığı 31 Mart yerel seçim manifestosunu okuyunca doğrusu aklım iyice karıştı.
Hayır, mesela,  çok rahat 5 maddede toplanabilecek vaatlerin (hazır zengin göstermişken neden 12 değil de) 11 madde altında sayılması nedeniyle değil. Eminim o soruya verecek “Hesapladık herhalde, ezbere konuşmuyoruz” türünden  bir cevapları vardır.
Ama şunu anlamakta zorlandım: benim bildiğim İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bizzat Erdoğan’ın kazandığı 27 Mart 1994 seçimlerinden itibaren hep Milli Görüş ve o zihniyetteki hareketlerin elinde oldu; Refah Partisinden başladı, şimdi AK Parti’de. Dile kolay, 25 yıl.
Yani bu şehirde “Cehape zihniyetinin” bıraktığı çöplerin kaldırılması da, şimdi Cumhurbaşkanının çok şikâyetçi olduğu şehrin kültürel yapısını, siluetini bozan dehşetengiz gökdelenlerin dikilmesi de, çok şikâyetçi olduğu “şehirlerimizin gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olarak görülmesi” hadisesi de hep bu 25 yıl içinde patladı. Merak ediyorum, acaba o binaları kaşla göz arasında yasadışı Fethullahçı örgütlenme ile işbirliği içindeki CHP’li müteahhitler mi dikti, saf ve iyiniyetli AK partili belediye başkanlarından, mesela bir gönül insanı olan Kadir Topbaş’tan habersiz? Yoksa kimse geçemesin de hükümet hakkında kötü düşünceler beslesinler diye Cehape Zihniyeti mi Hazineyi dünya borcun altına sokup üçüncü “Yavuz Sultan Selim” köprüsü ve Avrasya tüneline o felaket geçiş ücretlerini koydu?
Aynı şekilde CHP, DSP, SHP’nin büyük bir başarıyla ayrı adaylar çıkararak 4 bin oy farkla Melih Gökçek’e hediye ettikleri Ankara da 1994’ten bu yana, yakın zamanda istifa ettirilene dek Refah’tan AK Parti’ye aynı zihniyetin elindeydi. Acaba Erdoğan dün yayalara yürünecek kaldırım bırakılmayan şehirlerden şikâyet ederken yine bu Cehape Zihniyetinin Atatürk Bulvarını iki kişinin yan yana kaldırımdan yürüyemeyeceği hale getirmesinden mi söz ediyordu; yürüme engelli vatandaşları, bebek arabası iten anneleri hiç saymıyorum. Yoksa dönemin Ulaştırma Bakanı, Cehape Zihniyetinin Ankara’yı metrodan mahrum bırakma kumpasını boşa çıkarmak için mi Gökçek’in BOTAŞ borçlarına bağladığı metro projesini ondan alıp devlet adına üstlenmişti? Kimdi o sırada Ulaştırma Bakanı hatırlıyorsunuz değil mi? Halen Anayasa’ya rağmen hem Meclis Başkanı, hem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan, son Başbakan Binali Yıldırım.
Binali Yıldırım deyince, daha önce CHP’li Aziz Kocaoğlu’na seçim kaybettiği İzmir aklıma geldi. İstanbul’da yağmur yağıp bulvarları, dere yatağına imar izni verilmiş konutları sel basınca doğal afet, Allah’ın işi, CHP’nin yönetiminde İzmir’de yağmur yağınca Cehape Zihniyeti, öyle mi? İzmir’in yurt dışı kredi itibarının Türk Hazinesinden yüksek olmasından söz etmeyelim ama neme lazım…
Aslında bu manifestonun seçmenin tercihleri açısından bir önemi olmayacağını, sadece, artık yüzde 80 kadarı kontrolünde olan medyanın iman tazelemesine vesile vereceğini biliyor; Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı ve tecrübeli siyasetçilerinden birisi ne de olsa.
Asıl sorunun büyük ölçüde inşaat ve gayrimenkul rantına dayanan ekonomiden kaynaklandığını elbette hepimizden iyi biliyordur; Beştepe’de işi farklı göstermeye çalışanlara rağmen.
Kadir Has Üniversitesinin 30 Ocak’ta yayınladığı Türkiye’nin 2018’deki sosyal ve siyasal görünümü araştırmasına göre, işsizlik ve hayat pahalılığı, birkaç yıldan beri yeniden gündemdeki en önemli sorunlar olarak belirtilmiş; FETÖ ile mücadele üçüncü, PKK demek olan terörle mücadele dördüncü sırada. Üstelik artık Suriye ya da Irak’a yapılacak bir harekatın yerel seçimler üzerinde pek etkili olmayacağı da anlaşılıyor; vatandaşın dış politikaya da göçmen politikasına da desteği azalıyor; AK Partililer dahil.
Dolayısıyla ben 31 Mart seçimlerini her türlü sürprize açık görüyorum; AK Parti cephesi için de, doğrusu hiç de parlak bir profil çizmeyen CHP cephesi için de.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

OKUMAYA DEVAM EDİN

“Sultan Trump’ın” ikinci dönemi: Enerji hamleleri ve Türkiye
İran: İlan Edilmeden Başlatılan Savaş ve Küresel Düzende Derin Kırılma
Tolga Şardan’ın tahliyesi, sansür yasası, Dilan Polat ve Ali Yerlikaya
  • R4+E3 formülü: diplomaside yeni arayışlar. Türkiye-AB ve Kanada23 Ekim 2026
  • Mekke’den Doha’ya: Orta Güçler Yeni Dünya Düzenini Şekillendirebilir mi?22 Ekim 2026
  • Bakanlar Brüksel’de, gazeteciler eylemde, konu Türkiye21 Ekim 2026
  • Dünyayı yatırım fonları mı yönetiyor? Sermayenin görünmeyen jeopolitiği21 Ekim 2026
  • Türkiye-Libya anlaşması Doğu Akdeniz’de denklemi nasıl değiştiriyor?21 Ekim 2026
  • Mekke Paktı nihayet Meclis’te. İşte kritik maddelerin analizi ve sorular20 Ekim 2026
  • Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok19 Ekim 2026
  • AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?19 Ekim 2026
  • ‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?19 Ekim 2026
  • Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta18 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP