KONDA araştırma şirketi, kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi’ne dair toplumdaki bilgi ve görüşleri ortaya koyduğu bir çalışma yayımladı. Ağustos 2020 Barometresi’nin bulgularına göre, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çıkmasını isteyenlerin oranı sadece yüzde 7. Buna karşı sözleşmede kalınmasını isteyenler de yüzde 36, yüzde 58 ise konuyla ilgili fikri olmadığını söylüyor. Toplumun yarısından fazlası, yani kadınların {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}62’si, erkeklerin ise {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}63’ü, sözleşmenin içeriğini bilmediğini belirtti.
“İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ve bu çerçevede kadın meselesine dair toplumdaki değişimin ipuçlarını aramak” için yürütülen KONDA raporunda, “32 ilin merkez dâhil 110 ilçesine bağlı 206 mahalle ve köyünde 3569 kişiyle hanelerinde yüzyüze” görüşmelerden elde edilen bulgulara yer verildiği belirtiliyor. Avrupa KONDA’nın araştırmasına göre, sözleşmenin ne olduğunu bilen {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}35’lik kesimin yüzde 16’sı ‘sözleşmeden çıkılmalı’, yüzde 84 ise ‘kalınmalı’ diyor.
“Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” 11 Mayıs 2011’de Türkiye tarafından imzaya açılmıştı. 2012’de “Ailenin Korunması ve Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi” için 6284 sayılı yasa çıkmış, 2014’te TBMM tarafından oylanarak kabul edilmişti.
KONDA raporu, “namus için kanın dışına çıkılabileceğini” düşünenlerde 2010 yılından bu yana düşüş olduğunu da kaydediyor. Bundan 10 yıl önce namus suçuna olumlu bakış oranı {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}45 iken, bugün bu oranın {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}21 olduğu görülüyor. Rapora göre “bu yargıya katılma oranları dindarlıkla düz, eğitim ve gelirle ters orantılı.”
Benzer şekilde, kadınların kendilerini cinsel saldırıdan korumak için kılık kıyafetlerine dikkat etmelerini savunanların oranı, 2015’ten bu yana 3’te 1 düşüş yaşamış.
KONDA raporda bulgularını, “Türkiye toplumunun gecikmiş bir modernleşme yaşadığı, gecikmeyi kapamak için bu modernleşmenin telaşlı yaşandığı, hukukun üstünlüğüne ve ortak kadere inancın düşük olmasından dolayı da bu modernleşmenin oldukça savruk olduğudur” şeklinde yorumluyor. “Hızla kentleşen ve metropolleşen ülkede” kadının “artan ve görünür olan şiddet ve cinayet meseleleri belki de kadın meselesi olarak değil, değişen kadının rolü ve ağırlığı ile baş edemeyen erkekler meselesi” olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.
Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…
AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.
Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…
Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…
Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…