Burcu Ural Kopan

Editör-Yayıncı

Kargo geldi. Heyecanla paketi açıyorum. İşte beklediğim kitap: Ahmet Hâşim’in Frankfurt Seyahatnâmesi. Kırmızı Kedi daha önce pek çok defa basılan kitabı bu kez dönem fotoğraflarıyla basmış. 

Ahmet Hâşim’in Frankfurt Seyahatnâmesi kitabından

Ekim ayı demek Frankfurt kitap fuarı demek ama…

Heyecanlıyım. Bu kitabı sipariş etmemin bir nedeni var. Çünkü dünyanın herhangi bir köşesindeki bir yayıncı için Ekim ayı demek Frankfurt Kitap Fuarı demek. 

Ama bu Ekim farklı, bu sene fuar farklı. Bu sene Covid-19 nedeniyle sektörün dünya lideri konumundaki bu büyük fuar, dijital olarak gerçekleşecek. 

Farklı bir seyahat

“İşte ben de madem fiziksel olarak Frankfurt’a gidemiyorum, bari bu sene bu yolculuğa Ahmet Hâşim ile çıkayım,” dedim. 

Frankfurt Seyahatnamesi, yazarın hastalığının son evrelerinde sağlığına biraz olsun kavuşabilmek için gittiği Frankfurt’taki izlenimlerinden oluşuyor.

1932 yılının Aralık ayında Milliyet gazetesinde tefrika edilen Frankfurt  Seyahatnamesi “Seyahat Notları” başlığı ile yayımlanmış. Ahmet Haşim tek başına çıkıyor trenle yola.

“Sekiz saattir şimendiferdeyim. Tren boş ve neşesiz.” 

Bizim yolculuğumuz farklı, biz tüm yayıncılar birbirimizle sohbet ederek çıkarız yola. Uçakta hepimiz yan yana. Güle oynaya. Sonra fuar sırasında bir koşuşturmadır gider. Hava hep soğuktur. Yayıncıların yaşam takviminde, yaşadıkları kentte mevsimi henüz gelmemiş olsa da, kışlık giysiler Frankfurt kitap fuarıyla çıkar dolaplara. Eğer fuarda olur da üstü başı incecik, paltosuz birini görürseniz bilirsiniz ki onun fuarda ilk yılı. 

Frankfurt kitap fuarı, 14-18 Ekim 2020

Fuar 72. yılında dijital

Frankfurt kitap fuarı, bizim ülkemizdeki fuarlar gibi yalnızca okura yönelik değil. Dünya yayıncılarının bir araya geldiği, telif satışlarının gerçekleştiği bir fuar. Bu sene 72incisi düzenlenecek ve öteki yıllardakilerden farklı olacak. Çünkü dijital olacak. 85 ülkeden katılımcı yayınevi var. Konuk ülke ise Kanada. Bu 85 ülkenin yayınevi, www.buchmesse.de sitesinde kitaplarını tanıtabilecek, kataloglarını yayımlayabilecek. 70 saatlik ticari programında konferanslar, pazar öngörüleri ve iş bağlantısı kurma oturumları olacak. Ayrıca tüm dünyadan, herkese ücretsiz katılıma açık olan bir de BookFest var. 

Peki dijital ortamda firmadan firmaya görüşmeler nasıl olacak? Bu konuda ilk olarak İtalyan yayın dünyasında ülke bazında ikinci büyük grup olan Giunti Editore’den telif hakları müdürü arkadaşım LeeAnn Bortolussi’ye merak ettiklerimi sordum. 

COVID-19 zamanı Frankfurt Kitap Fuarı: beklentiler nasıl?

Dijital bir fuardan ne beklemeliyiz? Herkes zaten Covid-19 nedeniyle online görüşmelere alışmışken fuarın varlığı konusunda ısrarcı olmaya gerek var mı? 

LeeAnn Bortolussi

Biz Eylül’le birlikte online toplantılar yapmaya başlamıştık. Yani yeni yayın kataloglarımızı e-postalarla gönderdik ve peşi sıra görüşmeler başladı. O zaman zaten Frankfurt Kitap Fuarı’nın bu sene yüz yüze değil de dijital olarak gerçekleşebileceğini herkes biliyordu. Ve yayıncılar bizleri zoom, teams, ya da  skype toplantıları için aramışlardı. Bir kaç haftadır bu sistemle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sanıyorum ki bu online toplantı hali daha bir süre devam edecek. Fuar süresince hatta belki sonrasında bütün ay ve hatta daha sonrasında da. 

Madem toplantılarınızı online olarak yapabiliyorsunuz. O zaman fuara neden katılma ihtiyacı duydunuz?

Dijital fuara kayıt yaptırmamızın çeşitli nedenleri var: Öncelikle, Frankfurt Kitap Fuarı’nı asla es geçmeyiz. Benim bu yıl fuarda otuzuncu yılım olacak. İkinci olarak fuara katılımcı olarak kayıt yaptırdık. Böylece yayıncılar bizi, firma bilgilerimizi katalogda bulabilir, yayınlarımıza ulaşabilirler. Ayrıca yeni kitaplarımızla ilgili yüklediğimiz bilgileri de web sitesinden okuyabilirler. Biz de aynı şekilde sisteme girip konferansları ya da firmadan firmaya etkinlikleri takip edebileceğiz. 

İtalya, Covid-19 nedeniyle uzun bir süre karantinada kaldı. Bu durum sizi ve yayıncıları nasıl etkiledi?

İtalya, karantina sürecine çok erken girdi ve o dönem bütün kitabevleri kapandı. Bizim grubumuz için bu durum çok zordu. Çünkü Giunti’nin tüm İtalya’da Giunti al Punto adında sayıları 215’i bulan zincir mağazaları var. Bu kitabevlerini kapatmak finansal açıdan ciddi sorunlar doğurabilirdi. Yöneticilerimiz bütçeler şaşmasın diye erken davrandılar. Ama her şeyi planlamak elbette çok zor oldu. Çünkü kimse bu dönemde neler olacağını, bunun ne kadar süreceğini ve kitabevlerinin ne zaman tekrar açılabileceğini bilmiyordu. Sonunda ilk açılan kitabevleri oldu. Bu iyi bir şeydi bizler için. Bildiğim kadarıyla İtalya’da pek çok yayıncı bu dönemde aynı şeyi yaptı. 2020 için basmayı planladıkları kitapları bir sonraki yıla kaydırdılar. Fazla kitap basmamak amacıyla yayın programlarını değiştirdiler. Az sayıda ve doğru kitapları pazara çıkardılar. Bizim telif hakkı satış ofisinde çalışmalarımız aynen devam etti. Katılabileceğimiz fuarlar yoktu belki bu yıl, ama hazırlamamız gereken bir katalog vardı. Onu hazırladık ve yolladık. Böylece evden de çalışsak iş yerinden de onları dünyadaki yayıncılarla paylaşıp onlarla bağlantı kurmaya ve telif hakkı satmaya devam ettik. 

Türkiye’den bir bakış

Bu kez sözü İstanbul’a Kalem Ajans’ın kurucusu, telif hakları ajanı Nermin Mollaoğlu’na veriyorum. 

Kalem Ajans, Dijital Frankfurt Kitap Fuarı’na katılıyor mu?

Nermin Mollaoğlu

Bu yıl fuarda benim on sekizinci yılım. Normal şartlarda Kalem’den 5 ajan Frankfurt’a gidecektik. Dijital fuara da 5 kişi katılıyoruz.

Frankfurt Kitap Fuarı’ndan beklentileriniz nedir? 

Kalem Türk yazarların kitaplarını dünya dillerine tanıtma konusunda 2.000’den fazla telif satışı yaparak ünlenmiş olsa da, bu işimizin sadece %10’luk bölümümü kapsıyor. Daha çok yabancı dillerden Türkçeye kitap satmak için çalışıyoruz. Toplantılar da bu yönde. Türkçeden diğer dillere yetişkin romanları satışında endişe verici şekilde azalma var. Bu yıl özellikle çocuk ve gençlik kitaplarının tanıtımına ağırlık verdik. 

Pandemi nedeniyle Türkiye’de yayıncılar yayın programlarını kaydırdı mı? Kitaplar bir sonraki döneme ertelendi mi?

Ertelenenler genelde 10 binin altında satış beklentisi olan kitaplar. Ama bu dönemde de mutlaka yayınlamak istedikleri kitaplar oldu. Yayıncılar sözleşmelerdeki baskı sürelerini uzatmak istediler. Birçok sektörden farklı olarak kitap yayıncılığının salgından az etkilendiğini düşünüyorum. 

Fuarın bu sene dijital olması, sonraki yıllarda da etkisini gösterir mi? Genel olarak fuarların geleceğini nerede görüyorsun?

Fuarlardaki en önemli işler öncesi ve sonrasındaki çalışmalardır. Bu yüzden dijital fuarla da ilerleme olur. Artık dijital ayağın olmadığı bir uluslararası fuar yapmanın mümkün olmadığına inanıyorum. Fakat yüz yüze fuarlardan da kolayca vazgeçileceğini sanmıyorum. En azından ben emekli olana kadar yılda en az üç yurtdışı fuarına katılmak istiyorum. 

Bakalım bu sene 14-18 Ekim tarihlerinde 72.si düzenlenecek olan Frankfurt Kitap Fuarı, yayıncılık sektörünü nasıl etkileyecek… Evde kalma sürecinde pek çok sanatçı üretim açısından verimli zaman geçirdi. Acaba bunun yansımaları fuarda görülecek mi?

İlgi çekici etkinlikler devam ediyor

17 Ekim tarihinde, BookFest’te dikkatimi çeken etkinlikler var: 

Axel Scheffer’ı Londradaki evinde ziyaret, Shaun Tan ile “İçimdeki Kentten Masallar” ve Margarite Antwood söyleşisi. Meraklıları BookFest’in sayfasını ziyaret edip detayları öğrenebilir.

Program sayfasına buradan erişebilirsiniz.