Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Gül AYM tartışmasını Erdoğan’ın aleyhine çevirebilir

Yazar: Murat Yetkin / 16 Ekim 2020, Cuma / Oda: Siyaset
Gül’ün Anaysa Mahkemesi tartışması üzerine sözleri aynı zamanda uzun süredir en siyasi çıkışı anlamına geliyor. (Foto: abdullahgul.gen.tr)

Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Anayasa Mahkemesi üzerine 15 Ekim’de yaptığı çıkış yalnızca tartışmayı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin çekmeye çalıştığı zeminden çıkarmakla kalmıyor. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığından ayrılmasından bu yana yaptığı en siyasi çıkış.
“Yüksek yargı mensuplarının veya herhangi bir hâkimin siyasi görüşlerini, polemikli görüşlerini sosyal medya vasıtasıyla paylaşmasını çok yanlış bulurum. Devletin yüksek kademelerinde görevli memurların, hakimlerin, savcıların, bunları asla yapmaması lazım. Ama burada gördüğüm kadarıyla özgürlükçü zihniyete saldırılıyor” diyen Gül’ün açıklamasında öne çıkan noktalar şöyle:
•“Anayasa Mahkemesi, AİHM içtihatlarıyla karar veriyor diye üstüne gidiliyor ve AYM’ne hücum ediliyor. AYM’nin bütün özgürlükçü kararlarına ‘evet’ diyen üyeleri saldırı altında.
•”Anayasa Mahkemesi’nin kararına hoşlanmadığınız bir karardan dolayı uymazsanız yarın başka biri başka bir sebepten uymaz. Kaosa fırsat vermemek gerekir. Yanlış bir gelişme.
•“AK Parti iktidardayken, çoğunluğu varken bir oyla kapatılmaktan kurtuldu. Yani Tayyip Bey, birçok önemli insan, yasaklı hale gelmekten bir oyla kurtuldu. O zamanki AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın bile kıymeti bilinmedi.”

“Türkiye böyle mi olacaktı?”

Gül “Böyle bir yasakçı zihniyet arayışı içinde olmayı çok yadırgıyorum. Türkiye böyle mi olacaktı?” diye soruyor “Hayret ediyorum” diyor.
Gül’ün bu sözleri ardından da Kılıç konuştu ve şunları söyledi:
•“Bireysel başvuru AYM’nin saygınlığı adına büyük bir kazanımdı. Son olan bitenlerden dolayı üzülüyorum. Kazanımlar örseleniyor ve etkisiz hale getiriliyor. Mahkemenin kararlarının uygulanmaması herkesi ilgilendirir.
•“Anayasa Mahkemesi, 14. Ağır Ceza hakkında suç duyurusunda bulunmalıdır. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül bu konuya ilgisiz kalmıştır. Sorun itirazlarla mutlaka düzeltilecektir. Düzeltme yapıldığında hukuk devletinin gereği yerine getirilmiş olur.”
Kılıç dönemindeki AYM üyelerinden Osman Paksüt de AYM kararının reddedilmesiyle “Devlete güvenin zedelendiğini” söyledi.
Hem Gül, hem Kılıç tartışmaların adaletin yerini bulmasına değil, AYM üyesi Engin Yıldırım’ın “ışıklar yanıyor” Tweet’i ve istifa etmesi halinde AYM dengesinin nasıl değişeceği tartışmasına yoğunlaşmasından rahatsız. Yıldırım’ın mesajı bence de gereksiz, “Hâkimler kararlarıyla konuşur” diye bir ilke vardır. Ama bu konunun “darbe mi kast etti” iddiasına çekilmesi de o kadar gereksiz ve gündem saptırmayı amaçlıyor.

Erdoğan’a ismen hitap

Gül Cumhurbaşkanlığından ayrıldığından bu yana, hatta 2018’de adaylığından bahis olduğunda dahi doğrudan siyasi polemiğe girmekten kaçındı. Oysa son çıkışında doğrudan “Tayyip Bey” hitabıyla, şimdi karşı çıktığı AYM kompozisyonunun kendisini çok daha ciddi sorunlardan nasıl “bir oyla” kurtarmış olduğunu, o bir oyun da dönemin AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın sayesinde olduğu imasıyla dile getiriyor. Bu sadece bir vefa, ya da diyet borcunun hatırlatılmasından öte anlamlar taşıyor. Keza İlker Başbuğ ve gazetecilerin de bireysel başvuru sayesinde tahliye edilmeleriyle AYM’nin ‘FETÖ kumpasının boşa çıkarılmasındaki rolünü’ hatırlatıyor. Gerçi bağımsız yargıyı savunmak siyaset değildir; hepimize her zaman lâzım. Ama doğrudan Erdoğan’ı muhatap almasıyla, Gül’ün artık siyasetin bütünüyle dışında durmayacağı, ya da duruyormuş gibi yapmayı bırakacağı sonucunu dahi çıkarmak mümkün. Bu durum siyasette Erdoğan aleyhine bir rüzgâra dahi yol açabilir. Göreceğiz.

Amaçlanan nedir?

Önce neyin tartışıldığına bakalım. Erdoğan “özür yetmez, istifa etsin” demiş, Yıldırım istifa ederse artık Cumhurbaşkanı olarak Gül’ün atadığı üyeler azınlığa düşecek ve Erdoğan’ın atadığı üyeler çoğunlukta olacakmış.
Bunu belki göze girmek için övünerek söyleyenler, “Erdoğan’ın atadığı üyelerin” çoğunluğa geçmesiyle artık kararların Erdoğan’ın siyasi iihtiyaçları doğrultusunda karar vereceğini varsaymış oluyor, böylece bütün AYM üyelerini de töhmet altında bırakıyorlar.
Bir yandan da MHP lideri Devlet Bahçeli’nin AYM’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uyumsuzluğu nedeniyle kapatılabileceğini söylemesi ve Erdoğan’ın da buna destek vermesi ardından hukuk ekiplerinin çalışmaya başladığı haberleri var.
AYM’yi kaldırmak için Anayasa değişikliği gerekiyor. Baskı altına almak içinse herhalde bundan böyle her kararlarını “darbe ve vesayet özlemi” ile suçlanmasına tanık olacağız. KONDA yöneticisi Bekir Ağırdır T24’te Murat Sabuncu’ya bu girişimlerin altında “seçim sistemi, yerel yönetimler” yasaları gibi hamlelerin olabileceğini söyledi. Buna Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı adaylığı konusu da eklenebilir.
Türkiye ve dünya tarihi yasalarla böyle oynamanın getirdiği hüsranlarla dolu ama gelin de anlatın.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Abdullah Gül, anayasa mahkemesi, AYM, Gül, ışıklar yanıyor, kapatma davası

OKUMAYA DEVAM EDİN

TV yayınına baskın, bakan istifası ve bir asker videosu
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında hakaret davaları kavgası
Muhalefet seçim sonrası iç hesaplaşma sürecinde
  • T24’e kapatma kararı: medya dünyasında şok30 Eylül 2026
  • Karadeniz doğal gazı, Osman Gazi üretim gemisi ve Filyos’un geleceği30 Eylül 2026
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP