Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Geç gelen kapanma: destek de gelmeli

Yazar: Nuriye Ortaylı / 27 Nisan 2021, Salı / Oda: Hayat
Erdoğan geç ve yetersiz de olsa kovit salgınına karşı kapanma kararı aldı. Ancak esnaf, dar gelirli, işsizlere mali destek vermek gerekiyor. (Foto: Kelly Sikkema/Unsplash)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan nihayet 26 Nisan akşamı, aylardır yapılması gereken sıkı tedbirlerin, kapanma tedbirlerinin alınacağını ilan etti. Kendi haline bırakılmış Covid-19 virüsünün, kendi kendisine yok olmayacağına, tersine meydanı boş buldukça yeni yeni silahlarla (varyantlar) donanıp güçlendiğine sonunda ikna olmuş olmalı. Kim bilir belki de bir danışmanı, hastanelerin haftalardır ağzına kadar dolu olduğunu, pahalı özel hastanelerde bile koridorlarda sedye üzerinde yoğun bakımlık hastaların tedavi edilmeye çalışıldığını, eline kortizon reçetesi verilip evine gönderilenler arasından çok sayıda ölüm olduğunu fısıldamış olabilir.
Buralara gelmemiz gerekmiyordu. Aylardır hekim örgütleri, bilim insanları, hatta Bilim Kurulunun -en azından bazı üyelerinin- söyledikleri dinlenseydi, son altı ayda kaybettiğimiz binlerce insanımızın bir kısmı yaşıyor olabilirdi. Başından beri, salgın yönetimini eleştiren birçok bilim insanı bunu felaket hikayelerini sevdikleri için yapmadılar. Kapanma boşuna istenmedi. Onlarca ülke 2020’nin başından itibaren salgını kontrol altına aldı. Bugün normale yakın bir hayat sürüyorlar.
Yine de zararın burasından da olsa bir dönüş olasılığı, çoktandır kaybettiğimiz umutların yeniden canlanmasını sağladı.

28 gün olmalıydı

Kapanma süresi 17 gün olarak belirlenmiş, Bayram günlerini içerecek şekilde. Virüsün takvimiyse farklı.
Virüsün bulaşma zincirini kırmak istiyorsak bugün bulaştırıcı olmuş insanların herkesle temasını kesmemiz lazım. Bu insanları evde tutarsanız, sokakta ve işyerinde kimseye bulaştıramazlar. Ama ev halkına bulaştırırlar. Böylece ikinci bir kuluçka-bulaştırma dönemi başlar.
Bu yüzden bu tür toplu kapanmaların, özellikle bizdeki gibi ucu bucağı bulunamayan, her köşeye ulaşmış bir bulaşma söz konusu ise, iki kuluçka-bulaşma süresine eşit olması gerekir. Yani 28 güne.
Dolayısıyla bizim ilan ettiğimiz süre bulaşma zincirini tamamen kıramayacak. Ama bulaşma hızını yavaşlatacak, günlük yeni enfeksiyonların sayısını düşürecek. Bir süre sonra da ağır hasta ve yoğun bakım gereksinimi azalacak, bu da hastanelerin bir soluk almasını sağlayacak.

Tedbirler tam uygulanmalı

Kapanma tedbirleri şimdiye kadar Türkiye’de alınan en sıkı tedbirler. Gerçi birçok ülkenin uyguladığı tedbirlerle kıyaslandığında çok da sıkı değil.
Sokağa çıkma yasağından muaf olacaklar 42 maddelik bir liste oluşturuyor. Örneğin şehirlerarası ulaşım araçlarında yüzde 50 kapasite azaltması yetersiz. Mevcut vaka sayısında birçok ilde her yirmi kişiden birisi bulaştırıcı. Saatlerce oturulan bir otobüsün içinde 2 metre mesafenin de maskenin de bulaşmayı tam önleyemediği biliniyor.
Başka eleştirilecek yönler de var, ama ondan daha önemlisi uygulamanın nasıl olacağı. Bu yasakları delen ayrıcalıklı gruplar olacak mı? Partiden kart getirene izin çıkacak mı? Bu soruyu soruyoruz, çünkü çok yakın zamanlarda bütün tedbirlerin, kendilerini ayrıcalıklı sayan kişi ve kalabalıklarca defalarca ihlal edildiğini gördük.

Yaygın test, dürüst veri şart

Cumhurbaşkanı hedeflerinin günlük vaka sayısını 5000’lere düşürmek olduğunu söyledi. Bu sayıya 17 Mayıs günü ulaşılabileceğinden emin değilim, ama umalım ki öyle olsun. Bu sayı “normale” dönmemizi değil ama yeni enfeksiyonların, doğru düzgün bir filyasyon yapılarak kontrol altına alınmasına olanak verir. Yalnızca olanak verir. İş ki Sağlık Bakanlığı bu 17 günde gerçek anlamda filyasyon yapmak için gerekli adımları atsın ve bu önemli aracı işe yarar hale getirsin.
Bir de tabi, geçtiğimiz yaz aylarında yapıldığı gibi “sayıları” değil, “gerçek bulaşmayı” düşürmek hedeflensin. Ali Cengiz oyunlarından artık sıkıldık. Bunun kimseye faydası olmuyor, vatandaşın gevşemesine neden olduğu gibi uluslararası inanılırlığımızı sıfırlıyor. Test sayılarının arttırılması, özellikle çalışmaya devam edenlere tarama amaçlı test yapılması ve test sonuçlarının doğru ve dürüst ilan edilmesi gerek. Bu olursa bir hafta sonra durum yeniden değerlendirilir, tedbirlerin kaldırılacağı zaman daha doğru bir şekilde belirlenir.

Tedbirler kademeli, sabırlı kaldırılmalı

Cumhurbaşkanı kapanma tedbirlerinin turizm ve ticaret için şart olduğunu söyledi. Herhalde ölümlerin azaltılmasının, vatandaşların yaşam hakkının ve sağlığının korunmasının en önemli hedef olduğunu söylediği kısmı ben kaçırdım.
Umarım gerçek hayatta da turizmi önceleyip geçen yaz yaptığımız gibi, jet hızıyla açılmayız. Zira bu kez hızlı bir açılmanın sonuçları, geçen Haziran’a da benzemez. Çok kısa bir süre içinde bugün olduğumuzdan daha kötü bir yerde oluruz. Çünkü artık virüs çok yaygın. Her sokakta, her köyde. Üstelik bu virüs, salgını kontrolde başarılı olamamış bizim gibi ülkeler sayesinde kendini geliştirdi. Daha hızlı ve kolay bulaşıyor, daha çok hasta ediyor.
Gerçekdışı hayallere kapılmayıp, bugüne kadar yanlış yaptığımız, yeterince iyi kullanamadığımız araçları elden geçirmemiz, daha stratejik ve etkin bir mücadele yürütmemiz lazım. Doğru filyasyon, yaygın test, pozitif çıkanların kurumlarda izolasyonu, işyerlerinin ve okulların güvenli hale getirilmesi, toplu taşımanın yükünü azaltmak için özel sektörle işbirliği halinde mesai kademelendirilmesi.
Aşı planlarının gözden geçirilip, eldeki aşıyla ulaşılabilecek en iyi hedefin belirlenmesi gerekiyor. Bütün bunları yapmak için de Türkiye’nin insan gücünün harekete geçirilmesi, akademiyle, meslek kuruluşlarıyla, sivil toplumla, özel sektörle ve yerel yönetimlerle işbirliği gerekiyor.
Ondan sonra da önce ilkokullardan başlayarak kademeli ve planlı bir açılma. Bunlar olmazsa olmazlar.

En önemlisi, dar gelirlilerin desteklenmesi

Kapanma tedbirleri ilan edildi. Ama bu sıkı tedbirlerden etkilenecek milyonların nasıl destekleneceği ilan edilmedi.
Son bir yılı açma kapamalarla, azalmış cirolarla geçiren küçük işletme sahiplerinin, onların gündelikçi işçilerinin, TÜİK’e göre çalışanların yüzde yirmisini oluşturan kayıt dışı çalışanların, işsizlerin bu iki haftayı nasıl geçireceklerini, dayanıp dayanamayacaklarını bilmiyoruz. Sokağa çıkma yasakları bittiğinde, acı haberler almak istemiyorsak bu kesimlere yardım gerekiyor. Hem hükümetten hem yerel yönetimlerden hem sivil toplumdan. Yalnız virüs değil, açlık da umutsuzluk da öldürüyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: 17 Mayıs, bulaşma, covid-19, kapanma, kovit, Nuriye Ortaylı

OKUMAYA DEVAM EDİN

Yaşama Sevincini Yeniden Kazanmak-2026
Deprem faciası: kayıplar, sorumlular, sorumsuzlar
“Acil durum” ilan edildi: Maymun Çiçeği yayılıyor mu?
  • İstanbul’un 1600 yıllık tarihi Londra sergisinde: Tarih perspektifi8 Kasım 2026
  • COP31 İklim Zirvesi: Dünya ısınıyor, diplomasi sadece vaat üretiyor8 Kasım 2026
  • Her devrim çocuklarını yer ama AK Parti iktidarını kendi çocukları yiyor8 Kasım 2026
  • Fon Krizi: Kimler bu Cumhurbaşkanının “hiç ummadığı kişiler”?5 Kasım 2026
  • BM Genel Sekreterliği Adayı Büyükelçi Sinirlioğlu’nun Vizyonu5 Kasım 2026
  • ABD seçimleri: Trump fena kaybetti. Türkiye nasıl etkilenir?4 Kasım 2026
  • Gürlek: Üst bürokrasiye sızılmış. Kimse makamına güvenmesin.3 Kasım 2026
  • Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular3 Kasım 2026
  • Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?2 Kasım 2026
  • Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?2 Kasım 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP