Sabrı Tükenen Sağlık Çalışanları Protesto Eyleminde

TTB, SES, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık-İş ve Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikasına bağlı sağlık çalışanları 15 Aralık’ta Türkiye genelinde Acil servisler dışında iş bırakma kararı aldı. Sağlıkçılar kur kriziyle birlikte değersizleşen maaşlarına zam, ek gösterge, sağlık sisteminde değişim, sağlıkta şiddete karşı etkin bir yasa ve Covid’in meslek hastalığı sayılmasını talep ediyor. (Foto: İstanbul Tabib Odası)

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Covid-19’un “endişe verici varyantlar” kategorisine soktuğu Omicron aşılama düzeyinin yüksek olduğu ülkelerde dahi hızla yayılıyor. Birazdan ayrıntısına gireceğiz, Sağlık Bakanlığı, Omicrona göre özel önlemler almadığına göre, yine sağlık çalışanlarının kaosla baş etme yeteneğine güveniyor olmalı. Oysa sağlık çalışanları bugün, 15 Aralık’ta acil servisler dışında iş bırakıyor.

Sağlık çalışanları salgının başından beri fedakârca çalıştı. İzinleri kaldırıldı, emeklilik ve istifa hakları donduruldu. Uzmanlık alanları dışında, hastalık riski altında, sürekli can kayıpları vererek gece, gündüz, hafta sonu, bayram demeden çalıştılar. Karşılığında ne gördüler?

Boyutları daha da artan şiddet, saygısızlık, Covidin meslek hastalığı olarak tanınmaması, ödenmeyen döner sermaye katkıları, enflasyon karşısında eriyip kuşa dönmüş ücretler.

Hükümet geçen hafta bir müjde verdi. Doktorların (sanki tek başlarına çalışıyorlarmış gibi yalnızca doktorların) maaşlarında iyileştirilme yapılacaktı. Daha niye bütün sağlık personeline değil diyemeden, bu müjdenin altının da boş olduğu ortaya çıktı. Doktorların Almanca, Felemenkçe, İsveçce kurslarını doldurduğu, birçoğunun havaalanından hüzün verici veda mesajları attığı bir ortamda bu nasıl kötü bir şakaydı?

Sabır tükeniyor, salgın yayılıyor

Tepkiler üzerine hükümet Meclis’te düzenlemeyi komisyona çekti. Gerekçesi sağlık çalışanlarını da eklemek. Ancak komisyon çalışmasına güvenmeyen sağlık çalışanları protesto eyleminden vaz geçmedi.

Gerçekten yalnızca sabırları değil, kendileri de tükenmiş durumdalar. Umarım bu çağrıları duyulur, bir de son çare diye baş vurdukları haklı protestoları yüzünden linç edilmezler.

Sağlık çalışanları fedakârlıklarının karşılığını almak için seslerini yükseltirken, virüsün yayılma hızı da artıyor.

Bu hızı anlatmak için, İngiltere ve Danimarka’dan gelen birkaç rakam söyleyelim. Yaygın ve sistematik bir biçimde genetik dizilim analizleriyle varyantları arayıp bunları hızla ve doğru bir biçimde saptayabilen iki ülkede de günlük Omicron vakaları on binlerle ifade ediliyor. İngiltere’de ilk ölüm vakası saptandı. Her iki ülke de bu hafta içinde Omicronun “hâkim varyant” hale geleceğini duyurdu.

Diğer bir deyişle Omicron o kadar hızlı bulaşıyor ve yayılıyor ki, çok arkadan başladığı yarışta, Deltayı bile sollayıp, Covid salgınının ana etkeni haline geldi. Bunun anlamı Deltanın tatile çıkması değil. Delta da bulaşmaya ve hastalık yapmaya devam ediyor, ama Omicron, hızlı olduğunu bildiğimiz Deltadan bile daha hızlı, çok sayıda insana bulaşıyor. Bu yüzden yeni Koronavirüs enfeksiyonlarının çoğu Omicron varyantına bağlı oluyor.

Tek kişi 80 kişiye bulaştırdı

Bu gerçeğin bir başka göstergesi de günlük enfeksiyon sayılarının ikiye katlama süresi. Aşıların olmadığı ortamda, orijinal Wuhan virüsü ile günlük enfeksiyon sayıları 5-6 gün içinde iki katına çıkıyordu. Bu süre Delta varyantı için 2-4 gün olarak ölçülmüştü. Omicron içinse 1,8 gün. Yani Omicron vakaları 2 gün içinde iki katına çıkıyor. Bu ölçüm aşılama oranları bizden daha yüksek olan Danimarka ve İngiltere’de yapıldı.

Virüsün bulaştırıcılığının çok yüksek olduğunu filyasyon çalışmalarından da görüyoruz. Norveç’ten hepsi aşılı 120 kişinin katıldığı bir yemekte tek bir kişiden 80 kişinin enfekte olduğu bildirildi. Hong Kong karantina otelinden bildirilen ise en endişe verici. Karantina otelinde, karşılıklı odalarda kalan, ama birbirleriyle hiç yüz yüze temas etmemiş iki uluslararası yolcudan biri diğerinden virüsü aldı. Bulaşmanın koridorda havada asılı kalan virüs tanecikleri yüzünden olduğu düşünülüyor.

Kısacası, salgının başından beri gördüğümüz en büyük ve diğerlerine göre çok hızlı bir şekilde, adeta bir orman yangını gibi büyüyecek bir dalga hemen kapımızda.

Hastaneler dolacak, hazır mıyız?

Omicron varyantının neden olacağı enfeksiyonun seyrinin nasıl olacağını hala bilmiyoruz. Güney Afrika Cumhuriyetindeki doktorlardan, Deltanın neden olduğu enfeksiyondan daha hafif seyrediyor şeklinde ön raporlar var. Ama deneyimlerimiz tek bir bölgeden gelen ilk bildirimlerin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. Denildiği gibi Omicron daha az şiddette bir hastalığa yol açsa bile yine hastaneye yatırıyor, yine öldürüyor.

Varyantın bulaşma kapasitesi düşünüldüğünde, yani çok kısa süre içinde çok fazla sayıda insanın enfekte olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bunların daha az kısmı hastane bakımı gerektirse bile yine de hastaneye yatması gereken sayılar çok yüksek olacak. Dolayısıyla yeni yıla girerken hastaneler dolup taşacak. Örneğin İngiltere’de yapılan modelleme çalışmaları, Omicron varyantının bahara kadar en iyimser senaryoyla 25 bin, kötümser senaryoyla 75 bin ölüme yol açacağına işaret ediyor.

Kötümser senaryo, aşılamanın olmadığı 2020-2021 kışındaki ölüm sayılarına eşit.

Doktorlara da diğer sağlık çalışanlarına muhtacız ve önümüzdeki süreçte daha da çok muhtaç olacağız.

Hakkınız ödenmez söylemini bırakıp haklarını ödemeye çalışmak daha doğru değil mi?

Sağlıkçılar taleplerini sıraladı.
close

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bunları da beğenebilirsiniz...