Categories: Siyaset

İsrail’den Rusya’ya, ABD’ye: cezasızlık çağının doğuşu

İsrail’in Gazze bombardımanı çok sayıda sivilin ölümüne yol açtı. (Fotoğraf: Twitter)

Günümüzde yaşadığımız olaylar devletlerin yaptıklarının yanlarında kar kaldığını göstermekte. İsrail’in son saldırıları, dünya ne derse desin, ne kadar bağrılıp çağırılsa da hiç kimsenin Filistinlilere yönelik darbe ve yıkıma devam edilmesinin engelleyemeyeceğini gösterdi. İsrail’i en azından yavaşlatabilecek tek ülke Amerika Birleşik Devletleri olayları seyretmeyi tercih ediyor. Hamas, İsrail’i yok etmeye kararlı bir terör örgütü olarak kabul ediliyor. On beş yıldır seçim yapmamaları, Hamas’ın meşruiyet iddialarını zayıflatıyor. Esasında son çatışmanın nasıl başladığı ve kimin suçlu olduğu önemli değil. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu çatışmayı iktidarına meydan okunduğu bir dönemde nasıl kullandığı da önemli değil. Önemli olan bazı büyük ülkelerin İsrail’in yanında olduğu sürece hiçbir şeyin değişmemesidir. İsrail’in sert eylemini bile kınayamayan bazı ülkelerin İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan suçluluk duygusu hala devam ediyor.

Yumuşak güç artık hayal

Bu münferit bir olay mı? Hayır, daha önce pek çok kez oldu ama şimdi İsrail daha da umursamaz davranıyor. ABD’nin Ortadoğu’yla ilgilenmediğini ve kendisine bir tehdit olmadığı müddetçe meselelerin kendi elinde kalacağını biliyor. İsrail ayrıca Arap devletlerinin feryat edip acil toplantılar ve boş açıklamalar yapacağının farkında. Sonunda Filistinliler bir kez daha İsrail ile yalnız kalacaklar. Sorun şu ki dünya din ve kültürel farklılıklar nedeniyle giderek daha fazla kutuplaşıyor. Galiba sözde “medeniyetler çatışması”nın somut hale geldiğini kabul etmemiz gerekiyor. İki kutupludan tek kutupluya ve şimdi çok kutuplu bir dünyaya geçilirken eski defterler ortaya çıkıyor. Yumuşak güç artık bir hayal. Akıllı güç ise sadece güzel bir slogan. Ne yazık ki, gerçek etki yine de sert güç ve onu kullanmaya çekinmemekten geliyor. Anlaşılan bazı şeyler hiç değişmiyor.

Ukrayna ve Gürcistan’da Rusya

Rusya bunu Gürcistan’da ve daha açık bir biçimde Ukrayna’da gerçekleştirdi. Rusya’nın bırakın Kırım’ı, Ukrayna’nın doğusunu terk edeceğine inanan var mı? Dünya sadece kınayıp bazı yaptırımlar uygulayabilir. Ancak harekete geçen ülke güçlü ve önlemlere direnmeye hazır olduğu veya büyük bir devletin desteğine sahip olduğu sürece, o zaman daha fazla sert gücün eylemde olduğunu göreceğiz. Bir devletin lehinde olan ancak uygulanmayan uluslararası kararların bulunması, yakın zamanda Dağlık Karabağ’da gördüğümüz gibi, hakkını arayan bir ülke için ayrı bir avantajdır. Azerbaycan küresel çerçevedeki siyasi boşluğu kendi yararına kullandı ve fırsat çıktığında diplomasi için otuz yıl bekledikten sonra kaybettiği topraklarını iki aydan kısa bir süre içinde geri aldı.

Irak, Kuveyt’i işgal etti ve ABD liderliğindeki bir koalisyon tarafından püskürtüldü. Ancak Soğuk Savaş sona ermiş ve Irak büyük bir hesap hatası yapmıştı. Kendisini destekleyen başka hiçbir ülke olmadığından yalnız kaldı. Suudi Arabistan ve İran, Yemen’de uluslararası camianın pek ilgilenmediği bir alanda yıllarca savaştı. Kimse bunu önleyemedi. Suriye iç savaşının on yıldan fazla sürmesinin başlıca nedeni çok fazla devletin oyuna dahil olması ve diplomasiye itibar edilmemesidir. Bir ülke askeri yollarla başarılı olabileceğine inanıyorsa, diplomatik çabaların eksikliği nedeniyle çözümsüz kalan donmuş anlaşmazlıkların tekrar ısıtılma tehlikesi vardır. Gelecekteki bir ülke, birkaç devletin veya güçlü bir devletin kendisini desteklediği avantajına sahip olduğunu hissettiği veya arkasında uluslararası hukuk olduğuna inandığı sürece, onu kim durdurabilir.

Tayvan riski

Bir süredir bir sonraki silahlı çatışmanın Tayvan’da olabileceği tartışılıyor. Çin’in şimdiye kadar askeri harekattan kaçınmasının nedeni, ABD’nin tepkisinin ne olacağından emin olmamasıdır. Dahası, Tayvan’daki askeri yapılanma, onu kolay bir lokma olmadığına işaret ediyor. Nihayet, Tayvan’a yönelik herhangi bir saldırı, adayı ana kara ile birleştirdiğine dair ne kadar propaganda yaparsa yapsın, Çin’in imajını zedeleyecektir. Yine de Çin kendini yeterince güvende hissettiğinde ve ardından gelecek fırtınayı göğüslemeyi hazır olduğunda bu değerlendirme göz ardı edilebilir.

Uygun zamanı bekleyip hızla hareket edebilecek konumda bulunan devletlerin dönüşüne tanık olmanın eşiğindeyiz. Kimse böyle bir saldırganlığı önlemek için güç göndermeye istekli değilse, askeri müdahalede bulunanın yaptıkları yanında kar kalacaktır. Bir ülke eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır olduğu sürece, önümüzdeki dönemde çatışmaların artma riski ortaya çıkacaktır. Çok taraflı uluslararası sistem atıl durumdadır. Sadece İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan çok taraflı kuruluşlar değil, Afrika Birliği, ASEAN, Arap Ligi gibi bölgesel olanlar da anlaşmazlıkları çözmede başarısız oldu. Avrupa Birliği de kendi kıtasındaki çatışmaları engelleyemeyip kınamadan öteye geçemedi.

Diplomasi etkisiz olduğu sürece kendimizi artabilecek çatışmalara hazırlamalıyız. Uluslararası toplum ayağa kalkıp saldırıya karşı koymadığında, diplomasi işe yaramaz. İki dünya savaşı arasındaki yıllarda bu tür hayal kırıklıklarının çok fazla örneği var.

Selim Yenel

(E) Büyükelçi, Global İlişkiler Forumu İcra Komitesi Başkanı

Recent Posts

Türkiye, AB’nin Kararsızlığıyla Büyüyen Açmazları Nasıl Aşabilir?

Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.

9 saat ago

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

1 gün ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

2 gün ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

2 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

4 gün ago

Yeni Parti’den Ticaret ve Aile bakanlarına fon krizi soruları

Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…

5 gün ago