Hayat

100 milyon doz aşı hayırlı olsun, bir de dağılımını bilsek

Sağlık Bakanı Koca’nın 100 milyon doz açıklaması ne veriler konusunda aydınlatıcı oldu ne de hedefler gerçekçiydi. (Foto: Sağlık Bakanlığı)

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 9 Eylül akşamı Türkiye’de yapılan Covid aşısı dozunun 100 milyonu geçtiği müjdesini verdi. Bakanın da dediği gibi her koşulda aşıyı herkese ulaştırmak için olağanüstü gayret sarf eden sağlık personeline şükran borçluyuz. Bakan yerli aşı ‘Turkovac’ın da acil kullanım test aşamasına geldiğini, basın toplantısının sonuna iliştirdi söyledi ama ‘bir görelim’ deyip 100 milyon doz konusuna bakalım.
Bakan müjdenin devamında aşıyla ilgili bir dizi sayı verdi. Ben basın toplantısını dikkatle ve notlar alarak iki kez dinledim. Sayılarla da aram iyidir. Ama işin içinden çıkamadım. Sayılar dizisine “18 yaş üzeri nüfusun yüzde 82’si birinci dozunu, yüzde 63,8’i ikinci dozu oldu” diyerek başladı. Sonra birden yüzdeleri bırakıp gerçek sayılara atladı: “6 milyon 182 bin kişi tam doz aşı oldu” dedi. Toplantının ilerleyen dakikalarında “36 milyon vatandaşın aşısının tamamlandığını, 26 milyonun aşısız olduğunu” söyledi.
Acaba tamamlanmış aşı ile tam doz aşı farklı şeyler mi?
Bir başka yerde “iki doz inaktif aşı (Sinovac aşısı) yaptırmış olanların sayısının 11 milyon olduğunu, bunların 9 milyonunun üçüncü doz aşıyı da olduğunu” söyledi. Aynı toplantıda iki doz Sinovac üstüne hatırlatma dozu yaptıranların tam aşılı sayıldığını söyledi! Alınız bir başka tam aşılı sayısı: bu kez 9 milyon. Ben işin içinden çıkamadım. Varsa çözen hepimize anlatsın. Ya da…

Bakanlıkta veri analiz etmeyi bilen var mı?

Ya da Bakanlığa sayıları doğru dürüst analiz etmeyi ve bunları bir basın toplantısına hazırlamayı bilen birkaç kişi alsınlar. Veriden sorumlu Bakan Yardımcısı araştırma ağırlıklı çalıştığı için bu konulara eğilemiyor olmalı. Düzgün bir üniversitede epidemiyoloji okumuş birkaç genç uzman pekala bu işin altından kalkar. Onlar yapamıyorsa Türkiye’de akademide ve akademi dışında bu işi yapabilecek çok sayıda uzman, merkez vb var, birkaçından yardım isteyebilirler. Sosyal medya üzerinden gün gün veri grafikleri, analizleri yayınlayan gönüllülerden de yararlanabilirler.
Gerek duyulan veriler basit birkaç tablodur. Kaç kişi hangi aşıyı oldu? Birinci dozu ne zaman, ikinci dozu ne zaman oldu? İnaktif aşı olanların ne kadarı ne kadar süre sonra üçüncü dozu oldu? Sinovac mı, BioNTech mi? Bu insanların yaş dağılımları nedir? Cinsiyeti nedir? Hangi illerdedir?
İşi biraz ilerletip, eğitim durumlarıyla, kronik hastalıklarla falan da eşleştirebilirler. Üstüne bir de hastaneye yatanlar arasında hangi tür aşının ne zaman olduğunu verseler şahane olur. Türkiye’de, Bakanlığın dışında, bu verileri doğru düzgün analiz edecek de Bakanın basın toplantısında sıraladığı karmaşanın tersine çok net ve anlaşılır mesajlara dönüştürecek de kapasite mevcuttur.

Bakan ‘toplum bağışıklığı’ diyor ama…

Basın toplantısı boyunca sık sık tekrarlandığına göre Bakanlığın hedefi toplum bağışıklığına ulaşmak. Şimdi kastedilen toplum bağışıklığı (kitle, bağışıklığı, herd immunity) dolaşımdaki virüsün “yüzde doksanından fazlası delta varyantı” olan bir ülkede nasıl olacak? Daha önce de yazmıştım ama hesabın ayrıntısını vereyim.
Pandeminin ilk günlerinden hatırlayabileceğiniz, bulaştırma katsayısı R delta varyantı söz konusu olduğunda iki kat yüksek (2 ila 4 yerine 6 ila 8). Dolayısıyla toplum bağışıklığına ulaşmak için gerekli, toplum içinde enfeksiyona dirençli bireylerin yüzdesinin daha yüksek olması gerekiyor. Orijinal Wuhan virüsü için bu oranın yüzde 67 olması gerektiği hesaplanıyordu (1-1/R). Delta varyantının enfeksiyonların tamama yakınını oluşturduğu bir ortamda bu oranın en az yüzde 84 olması gerekiyor.
Kullandığımız aşılar hem hastalığın hafif geçirilmesini hem de aşılanmış bireylerin enfeksiyonu almasını ve bulaştırmasını önlüyorlar, ama yüzde yüz değil. Mevcut aşılar içinde hem ağır hastalığı en bulaşmayı önlemekte en başarılı aşılar mRNA aşıları. Ülkemizdeki BioNTech aşısı gibi. Ama BioNTech aşısı ağır hastalığı yüzde doksandan daha fazla oranda önlerken, Delta varyantının alınmasını ve bulaştırılmasını, klinik çalışmalarda yüzde 78 oranında önlüyor.

Gerçekçi hedefler için

Bu durumda nüfusumuzun tamamını aşılasak bile -ki bu şu anda mümkün değil, zira 12 yaş altı nüfus aşı programı dışında- toplum bağışıklığına ulaşamıyoruz. Nüfusun tamamı BioNTech aşısı ile aşılandığında ulaşacağımız yüzde 78, toplum bağışıklığı için gerekli yüzde 85’in altında.
Kısacası, Bakanlığın toplum bağışıklığı hedefi gerçekçi değil. Bir başka zamana, varyantlar öncesi döneme ait. Level atlayan pandemide yapmamız gereken koronavirüsle birlikte yaşamayı öğrenmek. Mümkün olan herkesi doğru zamanlarda ve uygun aşılarla aşılamak, bir yandan da bulaşma zincirini kıracak tedbirler almak. Testleri yaygınlaştırmak, hızlı testlerle taramalar yapmak, enfekte olanların toplumdan yalıtılmasına dikkat etmek, işyerlerini, okulları ve toplu taşımayı islah etmek. En önemlisi de aşı konusunda daha net mesajların verildiği, sivil toplumun harekete geçirildiği bir kampanya yapmak.
Bunlar yapılmadıkça aşıya daha dirençli ve daha ürkütücü varyantların önünü almak da mümkün değil, delta varyantının öldürücülüğünü azaltmak da.

Nuriye Ortaylı

Doktor, halk sağlığı uzmanı

Recent Posts

Erdoğan AK Parti’nin 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin 24 yılı iktidarda geçen 25…

13 saat ago

Yeni bir kapı açıldı: Türkiye şimdi nereye gidiyor?

Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından…

1 gün ago

Asteriks’in, Red Kit’in, Pıtırcık’ın Babası René Goscinny 100 Yaşında

Bir şehrin simgesi üzerinde, gecenin karanlığında Astérix beliriyor ardından Obélix. Birkaç saniye sonra Romalılar. 14…

1 gün ago

“Kuriş suç örgütü” soruşturması ve Süleymancıların derin geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil 30 kişinin “suç örgütü kurup yönetme,…

2 gün ago

Geri Dönüşüm Atığı İthalatının Çevresel Etkilerinden Korunmak Mümkün mü?

Türkiye kıyılarındaki plastik kirliliği artık yalnızca deniz ekosistemlerini değil, gıda zincirini de tehdit eden kalıcı…

2 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Dış Politikaya Olası Yansımaları

Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel…

2 gün ago