Siyaset

Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam

Avrupa Insan Hakları Mahkemesince tahliye kararı verilmesine karşın 4 yıl 5 aydır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala için birleştirilmiş Gezi Davasının üçüncü duruşmasında tutukluluğuna devam kararı verildi. (Foto: Council of Europe)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince (AİHM) tahliye kararı verilmesine karşın 4 yıl 5 aydır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin ihlal prosedürü başlatmasına rağmen tutukluluğun devamına karar verildi.

Birleştirilmiş Gezi-Çarşı Davasının üçüncü duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı olan ve 4 yıldır tutuklu bulunan Kavala, casusluk ve finansörlük iddialarıyla iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanıyor.

Daha önce tahliye ile sonuçlanan Gezi Parkı ve 15 Temmuz davaları Yargıtay ve İstinaf Mahkemeleri tarafından bozulduktan sonra Temmuz 2021’de birleştirilerek yeniden açıldı. Daha önce bu davalardan hakkında tahliye verilmesine karşın dosya değiştirilerek birleştirilen davalar ile yeniden yargılanan Kavala, yargı sürecini eleştirerek duruşmalara katılmadı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AHİM’nin tahliye kararına rağmen önceki duruşmada Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilmesinin ardından ihlal prosedürü başlatmış, Türkiye’nin cevap vermesi için 19 Ocak’a kadar süre vermişti.

Kavala: Yaptırım kararından memnun olmam

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre duruşma öncesinde CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, tutuklu Kavala’yı Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti.

Kavala,  “Türkiye’nin kurucusu olduğu bir konsey tarafından cezalandırılmasından ben utanırım. Yaptırım kararından memnun olmam. Bu duruma getirmemeleri lazım. Bu konuyla ilgili Erdoğan ile Çavuşoğlu’nun basına yansıyan yaklaşımları arasında fark var. Avrupa Konseyi’nin yaptırımları dış müdahale olarak yorumlanamaz. Türkiye’nin kurucusu olduğu bir konseyin müdahalesi olarak bakmak lazım” dedi.

Mahkemenin daha önce kendisini beraat ettirdiğini fakat siyasi saiklerle aynı delillerle yeni dava açıldığını belirten Kavala, iddianamesine ilişkin şunları söyledi:

“Amerika’ya, Rusya’ya, Almanya’ya, Fransa’ya bir şey söyleyemiyor. Elde kala kala dış güç olarak bir ben kaldım, bir de Soros kaldı. Benimle de Sorosla da araları çok iyiydi. Bir hukuk devletinde bir davanın sanığı hakkında ülkeyi yönetenler en az 10 kez olumsuz beyanda bulunamaz. Bu süreçten, mahkemenin etkilenmeyeceği nasıl beklenebilir.”

Özel, ziyaretinin ardından şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu iddialar teker teker çökmüştür, Osman Kavala serbest bırakılmıştır. Ancak kendisini olmayan bir jürinin başkanı yerine koyan Tayyip Erdoğan’ın ‘Kararı tanımıyorum’ sözleri üzerine Kavala, tekrar hukuksuz bir biçimde tutuklanmıştır. Tayyip Erdoğan’ın hukuk tanımazlığının hukuksuz sonuçlarını Osman Kavala çekmemelidir, Türkiye’nin hiçbir yurttaşı çekmemelidir.”

Dava içinde dava, bitmeyen tutukluluk

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun detaylarıyla anlattığı dava süreci, Osman Kavala’nın 1 Kasım 2017’de 2013 Gezi Parkı Protestoları ve 15 Temmuz darbe girişiminde sorumluluğu olduğu iddiasıyla “hükümeti devirmek veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” ve “cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni devirmeye teşebbüs” suçlamalarıyla tutuklanmasıyla başladı.

2019’da 15 Temmuz dosyasından tahliyesine karar verildi ancak Gezi davasında tutukluluğu devam etti. Aynı yıl AİHM Türkiye’nin Kavalanın tutukluluğunda hak ihlali tespit etti ancak yerel mahkeme AİHM kararına rağmen tahliye talebini reddetti.

Şubat 2020’de tahliyesine karar verildi, cezaevinden çıktı, ancak 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması gerekçe gösterilerek tekrar tutuklandı. Bu soruşturmadan Mart 2020’de yeniden hakim karşısına çıktı. Casusluk suçlaması ile yeniden tutuklandı.

Gezi Davası beraati bozuldu, torba davanın önü açıldı

Eylül ayında ise AİHM kararının ardından Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru değerlendirileceği sırada hakkında yeniden dava açıldı. 18 Aralık 2020’de bu davanın ilk duruşması yapıldı ve tutukluluğunun devamına karar verildi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun tüm bu gelişmelerden sonra 29 Aralık 2020’de Kavala’nın haklarının ihlal edilmediğine karar verdi.

Ocak 2021’de istinaf mahkemesi Gezi davasında verilen beraat kararını bozdu ve İstanbul Savcılığı tarafından açılan casusluk suçlaması ile Gezi, 15 temmuz ve Çarşı davalarının birleştirilmesinin önü açıldı.

Çarşı davası Yargıtay tarafından bozuldu, ve Gezi ile çarşı davası birleştirildi. Kavala hakkındaki casusluk davası da Çarşı ve Gezi davasıyla birleştirildi ve torba dava doğdu. Bu davanın ilk duruşması 8 Ekim 2021’de görüldü.

İhlal Prosedürü

AİHM kararlarının uyguanmasını denetlemekle yükümlü olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 16 Eylül’de yaptığı açıklamada, 30 Kasım – 2 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek toplantıdan önce AİHM kararlarının uygulanmasını, Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep etmişti. Komite, aksi takdirde ihlal prosedürünün başlatılacağı uyarısında bulunmuştu. İhlal prosedürü başlatılırsa AİHM’nin yaptırım kararı alma hakkı bulunuyor.

Bakanlar Komitesinin uyarısının ardından 10 ülke büyükelçisi Kavala’nın tahliye edilmesi talebini içeren bir bildiri yayımlamış, bildiri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu büyükelçileri “istenmeyen kişi” ilan ettiğini açıklaması ile krize dönüşmüştü. Büyükelçilerin açıklamaları sonrasında diplomatik kriz yatışmıştı.

Davanın ikinci duruşması 26 Kasım’da görülmüş, Bakanlar Komitesinin ihlal uyarısına rağmen Kavala’nın tutukluluğu devam etmişti. Bunun üzerine 30 Kasım’da yapılan oylamada, 35 ülke “ihlal prosedürü” başlatılmasına destek vermişti. Avrupa Konseyi, Türkiye’den 19 Ocak’a kadar görüşünü iletmesini istemişti.

YetkinReport

Recent Posts

Erdoğan AK Parti’nin 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin 24 yılı iktidarda geçen 25…

17 saat ago

Yeni bir kapı açıldı: Türkiye şimdi nereye gidiyor?

Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından…

1 gün ago

Asteriks’in, Red Kit’in, Pıtırcık’ın Babası René Goscinny 100 Yaşında

Bir şehrin simgesi üzerinde, gecenin karanlığında Astérix beliriyor ardından Obélix. Birkaç saniye sonra Romalılar. 14…

1 gün ago

“Kuriş suç örgütü” soruşturması ve Süleymancıların derin geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil 30 kişinin “suç örgütü kurup yönetme,…

2 gün ago

Geri Dönüşüm Atığı İthalatının Çevresel Etkilerinden Korunmak Mümkün mü?

Türkiye kıyılarındaki plastik kirliliği artık yalnızca deniz ekosistemlerini değil, gıda zincirini de tehdit eden kalıcı…

2 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Dış Politikaya Olası Yansımaları

Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel…

2 gün ago