Categories: Ekonomi

Körfez Arap sermayesi ve Rus sermayesinin Türkiye hesapları

 

Körfez sermayesinin Türkiye ilgisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “para depolamaya” dair son açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Körfez-Arap ve Rus sermayesinin talip olduğu önemli Türk şirketlerinin çoğu Türkiye Varlık Fonu’nun kontrolünde.

Seçim yasakları başladığı için doğrudan 28 Mayıs seçimine dair bir şey yazamıyoruz bugün. O nedenle, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomiye dair son sözlerinden yola çıkıp seçim sonucuna göre ortaya çıkabilecek ekonomiye dair dış sermaye hesaplarını yazmak istedim. Özellikle de Erdoğan’ın son dönemde Merkez Bankası ve piyasayı biraz olsun rahatlattığını söyleyip -seçimi kazanırsa- bu nedenle “şükran borcunu” ödemek için “süratle” çıkacağını söylediği Körfez turuna değinmek istiyorum.
Körfez, ya da Basra Körfezi deyince, İran da yaptırım altında olduğu için sadece Körfez’i çevreleyen Arap ülkelerinden söz ediyoruz. Irak, ABD işgalinden bu yana zaten çökmüş durumda. Geriye Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve tabii ki Suudi Arabistan kalıyor.
Erdoğan “swap” olduğunu düşündüğümüz bu “depolama” işleminin ne olduğunu ve ne büyüklükte bir sermaye hareketini içerdiğini söylemedi. Keza, şayet seçimi kazanırsa çıkacağı “şükran” turunu Hac ziyaretiyle birleştirmeyi düşünüp düşünmediğini de.

Körfez sermayesinin Türkiye hesapları

Ancak zor zamanda Türkiye’de para “depolayarak” Erdoğan’ı biraz olsun rahatlatan Arap şeyh ve prenslerinin “teşekküre” sadece “bir şey değil” demekle kalmayacaklarını, beklentilerini hatırlatacaklarını düşünebiliriz.
Körfez sermayesi petrol çağının sonsuza dek sürmeyeceği saptamasıyla bir süredir bütün dünyada enerji dışı alanlara yatırım yapıyor. Özellikle bankacılık, telekomünikasyon, dijital ekonomi, ulaştırma, medya gibi alanlara.
Bu çerçevede Türkiye’de göz diktikleri kurumlar arasında Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Türkcell başta olmak üzere Türkiye Varlık Fonu kontrolündeki bazı şirketlerin bulunduğu da biliniyor.
Ancak Körfez sermayesinin Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin dolar olarak değerlerinin daha da düşmesini bekledikleri de biliniyor. 2021 yılında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısında konuşan Katar Dışişleri Bakanı Abulrahman El Sani, Türkiye’nin ekonomik zorluklarının ortaya çıkaracağı fırsatları yakından izlediklerini söylemişti.

Daha da ucuza kapatma beklentisi

Sadece Katar değil Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu ve BAE’nin Abu Dabi Kalkınma Fonu da Türk şirketleriyle ilgileniyor.
Şunu da söylemek gerekiyor. Körfez ülkeleri sadece Türkiye değil, Mısır ve Pakistan gibi ekonomik zorluk içindeki başka Müslüman nüfuslu ülkelerde de aynı taktiği güdüyorlar. Yani ülkelerin milli para birimlerinin dolar karşısında daha da değer kaybetmesini ve dolayısıyla dolar üzerinden daha ucuza kapatmayı bekliyorlar.
İstanbul Borsasından kamu bankalarına, madenlerden limanlara dek TVF kontrolündeki şirketlerin listesini bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.

Rus ilgisi enerji alanında

Bu arada Körfez fonları üzerinden Türkiye’ye giren Rus sermayesinin varlığından da söz ediliyor ekonomi dünyasında. Bunlar Rus devlet şirketlerinden çok, Türkiye, Rusya ve İsrail arasında mekik dokuyan Roman Abramoviç gibi “oligark” olarak tanınan Rus milyarderleri. Hatırlanacağı gibi, Abramoviç, Mart 2022’de İstanbul’da yapılan Rusya-Ukrayna siyasi görüşmelerinde Rus heyetinin üyesi olarak yer almıştı.
Rus devlet ve özel sermayesinin Türkiye’deki hesapları ise Körfez sermayesinin aksine enerji alanında. Ekonomi çevrelerinde Rus gaz devi Gazprom’un İzmir’de Kalyon-Kolin ortaklığındaki Etki Limanı LNG terminaline talip oldukları konuşuluyor. Ancak Kalyon Holding, 31 Mayıs’ta yazılı olarak “Rus gaz şirketi Gazprom’un haberinizde bahsi geçen iştirakimize; satın alma ya da iş ortaklığıyla ilgili bir talebi bulunmadı” açıklamasını yaptı. (*) Bu da yatırım ortamının siyasi spekülasyonlara ne denli açık olduğunu gösteriyor. Rusya’nın ertelenen BOTAŞ borçlarına karşı BOTAŞ’a talip olduğu iddialarıysa 25 Mayıs’ta hem BOTAŞ hem İletişim başkanlığınca yalanlanmıştı.

(*) 31 Mayıs 2023, saat 12:37’de güncellenmiştir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Gürlek: Üst bürokrasiye sızılmış. Kimse makamına güvenmesin.

Adalet Bakanı Akın Gürlek fon krizinin üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç örgütünün…

9 saat ago

Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular

Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…

23 saat ago

Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?

Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…

2 gün ago

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…

2 gün ago

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

2 gün ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

2 gün ago