Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize İl Kongresinde AK Partililere “böyle giderse ticarethaneye çevirirsiniz” uyarısı medyada pek yer bulmadı. (Foto: AK Parti)
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti yönetim üyelerine “ticarethaneye çevirmeme” uyarısı, 5 Ocak’ta memleketi Rize’deki İl Kongresinde geldi. Medyanın pek ilgi göstermediği bu sert sözler aslında Erdoğan’ın 23 Şubat’ta yapılması beklenen Genel Kurulunda köklü değişiklikler yapabileceğine dair önemli bir işaretti.
Erdoğan AK Parti’de kamuoyuna pek yansımayan işlere belli ki çok sinirlenmişti ki, Türkiye’nin en büyük sorunu olarak ne Milli Güvenlik Kurulu toplantılarının değişmez maddesi olan terörle mücadele ne de peşi sıra sert adımların atıldığı ekonomik krizi gösterdi. En büyük sorunun “tatlı su siyasetçileri” olduğunu söyledi:
AK Parti’nin kurucu lideri partisine “maalesef” kayda değer iş yapmadan, lafla, seviyesiz polemikle, yalan yanlış sosyal medya paylaşımlarıyla “siyasetçilik oynayan” tatlı su siyasetçilerinin “sızdığını” ilan ediyordu.
Cumhurbaşkanı, partililerini kendisinden gizli iş çevirebileceklerini zannetmemelerini, çünkü yanlış yapanlara dair çok şikayetler aldığını da kendi ifadesiyle şöyle “haykırıyordu”:
Gelen şikayetler arasında belli ki çıkar karşılığı parti, ya da kamu işi yapma iddiaları vardı ki, Erdoğan sert suçlama ve uyarılarına devam ediyordu:
Bu eleştirileri bir muhalif siyasetçi, ya da bir gazeteci yöneltse bugünkü ortamda başına gelecekler, medyada linç kampanyasından başlar.
Erdoğan’ın il kongrelerinde cevaz verdiği değişikliklerin ayrıntısına henüz vakıf değiliz ama bu “ticarethaneye çevirirsiniz” uyarısının etkisi olduğunu varsayabiliriz.
Bazı okuyucuların “Zaten çevirmediler mi?” dediğini duyar gibiyim ama konuyu saptırmak istemiyorum; burada önemli olan gelinen aşamada bunu 22 küsur yıldır iktidarda olan AK Parti’nin liderinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemesi.
Peki, başka nelere sert girdi de AK Partiye de sert girecek?
Erdoğan’ın 2025’te izleyeceği hareket hattına dair ilk işaret asgari ücretini işçilerin değil işverenlerin taleplerine yakın belirlenmesiyle alındı. 2025’te yükün sabit gelirlilere, küçük esnaf ve çiftçilere taşıtılacağı bir tür mali sıkıyönetime işaret ediyordu. Nitekim en düşük emekli maaşındaki artışın da beklentilerin altında kalması da bu bakışı doğruladı.
Erdoğan’ın ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin girişimiyle başlayan Öcalan açılımı sürerken PKK’ya silahları “gömmezlerse gömülecekleri” uyarısında bulunması da sert bir çıkış değil mi?
Devamı gelecek gibi.
Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…
Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…
Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…
Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…
Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…