CHP’li Tanrıkulu: gözaltına alınan öğrencilere “düşmanca” işkence yapılmış, dayanamayıp ağladım.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İmamoğlu protestolarında gözaltına alınan öğrencilere “düşmanca” işkence yapıldığını öne sürerek örnekler verdi. Kendi sosyal medya hesabının yanı sıra Sözcü TV ve halk TV yayınlarına yayınına katılan Tanrıkulu, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra öğrencilere yapılan işkenceleri bizzat kendilerinden dinlediğini ve özellikle genç kadın öğrencilere yapılan işkenceyi duyduğunda dayanamayıp arkasını dönerek ağladığını söyledi.
Kendisi gibi avukat milletvekilleri Mahmut Tanal ve Sibel Suiçmez ile birlikte Çağlayan Adliyesinde iken öğrencilerin mahkemede işkenceleri anlatışına tanık olduklarını anlatan Tanrıkulu şunları söyledi:
• “Gençler gözaltına alınırken, gözaltı süresince, emniyete getirildiklerinde ve emniyette feci şekilde, düşmanca işkenceye maruz bırakılmışlar. İlk defa bir tanıklığımı paylaşacağım, vicdan azabı çekiyorum; genç kadın öğrencilerin bacak aralarına özellikle tekmeyle vurup kanamaya yol açmışlar… Bizzat öğrencilerden dinledim. Arkamızı dönüp ağladık, dayanamadık.
Tanrıkulu bir başka gencin ifadesini şöyle paylaştı:
• “Herhangi bir kamu malına ve görevli polis kuvvetlerine yönelik mukavemetim olmadı. Yakalanmam yapılırken çok sert müdahaleye maruz kaldım. Saçımdan çekildim yerde sürüklendim, Kelepçe takmaya götürülürken seni dövmeyeceğim tamam deyip ambulansın arkasına götürdü. Sakallı, bıyıklı, renkli gözlü ve uzun boylu (1.85-1.90) boylarında olan erkek polis senin göğüslerin mi var diyerek göğüslerime dokundu. Ben de o esnada altıma kaçırdım. Elbisem hala idrar içinde. Sonra kadın polis geldi. Bana zorbalık ve tacizde bulunan polise tamam yeter yapma artık diyerek elinden aldı.”
• “Savcı orada, beyan almadan hepsini tutuklamaya sevk ediyor. Özel durumları aktarmak için avukatlar dilekçe vermek istiyorlar, soruşturma savcısı dilekçe almıyorum diyebilir mi? Bir hâkim avukatlara Çıkın dışarı, hepsini tutukladım” nasıl der?
• “Gözaltı sırasında bir doktoru alıp emniyete götürmüşler, hepsine sağlam raporu vermiş. Gözaltı uzayınca mecbur sağlık merkezine götürmüşler ve bu işkence izleri hepsi rapora yansımış. Avukatlar da bizim de olduğumuz duruşmada tüm bu işkence izlerini hâkime gösterdiler, tutanak altına da alındı.”
• “Çocuğun ayağı kırılmış, 24 saat içerisinde ameliyat olması gerektiğine dair raporu var ama o halde Sulh Ceza Hakimliğine getirildi ve tutuklandı! 18 yaşında, Türkiye derecesi yapmış çok başarılı bir genç, sinir krizleri geçirdi. Tüm avukatlar ağladı. Annesini, kardeşlerini bir faciada yitirmiş, sadece babası var. Bağırarak “Ben ne yaptım, bir fotoğrafım var mı, bir şey yaptığıma dair tek bir delil var mı? Hâkim gerekçesini açıklasın beni neden tutukluyor?” diye haykırdı; resmen tutuklandı!
• “Orada bulunan polisler, İstanbul dışından görevlendirmeyle gelmiş polislerdi. 18 yaşındaki bu genç kızın haykırışına karşı içlerinde ağlayan vardı. Ayağı kırık cezaevine gönderilemez diye dilekçe yazdı avukatlar ve 7. Kata çıktık beraber. Nöbetçi savcıyla görüşülemiyor. İstanbul Barosu Genel Sekreteri, ben ve dört avukat kendisiyle görüşemedik, ancak bankoda katibine ulaşıp onunla görüştük. Kâtip savcıya anlatıyor, sonra telefonla bize dönüyor. Savcıyı göremiyorsunuz, böyle bir yargı düzeni olur mu?”
Bir gün önce de Mahmut Tanal ile Çağlayan Adliyesinde işkence iddialarını gündeme getiren Tanrıkulu daha sonra “Adalet Bakanına Meclis’ten sesleniyorum” diyerek şunları söyledi:
• “İşkence yoktur’ diyorsunuz. Bizzat kendi görgüm, gözaltına alınan gençlere, gözaltı sırasında ve sonrasında İstanbul’da işkence yapılmıştır ve bunun gizlenmesi için de kolluk makamları da savcılık makamları da yargı makamları da sessiz kalmıştır; üstünü örtmeye çalışmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ise bu iddiaları yalanlayarak ortaya atalar hakkında dava açacaklarını söyledi. EGM açıklaması şöyle:
• “Bazı sosyal medya hesaplarından kasıtlı olarak gözaltına alınanlarla ilgili ‘kötü muamele’ yapıldığı paylaşımları yapılmaktadır. Bu aşağılık bir yalandır. Polisimize yapılan bu iftirayı atan ve yayanlarla ilgili olarak yasal işlemler başlatılmıştır.”
Bir süredir, günlerimin büyük bölümü hastanelerde geçiyor. Prof. Dr. Mehmet Haberal ile de geçen gün…
Hareketli bir siyaset haftasına ikisi de Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilişkili iki gelişme ile…
1963’ten beri fiilen Rumların yönettiği Kıbrıs Cumhuriyeti’nde denge ve denetleme mekanizmasının çöküşü artık Rum…
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar…
Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı,…
CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının 7 Mayıs akşamı Balıkesir’de başlayan toplantısına kötü haberler peşpeşe geldi. Önce…