Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2 Nisan alışveriş boykotunun tutmadığını ispatlamak için alışveriş yaparken görülüyor. Hükümet kaynakları bir yandan “Boykot tutmadı” derken diğer yandan bunu sürekli gündemde tutarak telaş ettikleri izlenimi veriyorlar. (Foto: X/ÖmerBolat)
Laf sahibinden ürer diye bir söz vardır. Bakanlarından medyasına dek AK Parti 3 Nisan sabahından itibaren dört koldan AK Parti 2 Nisan alışveriş boykotunun nasıl tutmadığını anlatma çabasında. Boykot tutmadıysa sayın bakanlar, işi gücü bırakıp neden tutmadığı propagandasını sürdürmenin ne gibi bir hedefi var.
Boykot tutmadıysa, bunu sürekli tekrarlayıp iman tazeleyerek, ya da boykot çağrılarını destekleyen dizi oyuncularını işten attırıp mahkemelerde süründürmekle ne yapmak, nereye varmak istenmektedir?
Tutmadıysa keyfini çıkarmanız gerekmez mi? Demek ki halkımız 2 Nisan’da akın akın alışverişe koşup CHP zihniyetinin boykot ilan edip milli ekonomiyi çökermek suretiyle AK Parti iktidarını değiştirme komplosuna sayenizde uyanmış ve muhalefete dersini bildirmiş. Demek ki milli ekonomi kurtulmuş, hatta 2 Nisan’da kârları patlatmış, CHP zihniyetinde bir daha boykota filan cüret edecek mecal bırakmamış.
Nedir bu endişe? CHP zihniyetinin boykot hesabının tutmadığı için AK Parti seçmeninin kenetlendiğini, oyların artacağını söyleyen değerli yorumculara kulak verip rahatlayın biraz.
Boykot tutmadı yayınları Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un sabah saatlerinde “X” hesabından Anadolu Ajansının bir haberini “milletimizin yıkıcı boykot çağrılarına prim vermediğinin ispatı” olarak alıntılamasıyla başladı. AA Muhabiri Fatma Eda Topçu, sabah saat 08:50’ye kadar çalışmış ve Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerini toparlayarak, Bayramın son günü olan 1 Nisan’a göre 2 Nisan’da iki kat harcama yapıldığını ve bu rakamın da Mart ayı ortalamasından fazla olduğunu bulup yayınlamıştı.
Meslektaşımızı tebrik etmemiz gerekir, çünkü 2 Nisan akşamüzeri saatlerine dek başka hiçbir gazeteci bu verilere ulaşmayı başaramadı. BKM yetkililerine ulaşıp konuşabilenlerin de “Bizden değil, bileşenlerden almışlardır” türü yanıtlar aldığını biliyoruz.
Bir de Allah aşkına, kimin kime propagandasını yapılıyor? O da ayrı bir bulmaca.
Ama bunları tartışmak da bir tür yıkıcılık ilan edilebilir yakında.
Çünkü memleketimizde iki tür boykot var.
Birincilere örnek olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hayat pahalılığının nedeni olarak gösterdiği zincir marketlere karşı halktan tüketimden gelen güçlerini kullanmak istediği boykotu sayabiliriz.
İkincilere örnek olarak da CHP lideri Özgür Özel’in İmamoğlu protestolarına haberlerde yer vermeyen medya kuruluşlarının sahiplerinin diğer markalarını da kapsayan protestosu ve nihayet 2 Nisan genel alışveriş boykotunu.
Hükümetin ilan ettiği boykotlara katılmamak vatan hainliği, diğerlerini de desteklemek vatan hainliği sayılıyor.
O nedenle sayın yetkililer, boykotun tutmadığını “ispat eden” yayınlara inanmalı ve rahat olmalılar; endişeye mahal yok.
Dünya Kupaları yalnızca futbolun değil, dünyanın değişen dengelerinin de aynası haline geldi. 2026 Dünya Kupası…
Bizi biz yapan, kişiliğimizi, isteklerimizi, meraklarımızı, hayattaki amaçlarımızı, beklentilerimizi şekillendiren şüphesiz çocukluk yaşantımızdır. İnternet çağı…
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 4 Temmuz 2026’da yalnızca bağımsızlığının 250. Yılını kutlamakla kalmıyor. Aynı zamanda…
Türkiye'den bakınca hâlâ birçok ülkenin ABD Başkanı Donald Trump’ın izinden gittiğini görmek şaşırtıcı oluyor. Trump’ın…
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi'nden en stratejik beklentilerinden birinin Avrupa’nın savunulması…
2 Temmuz 1993 günü Sivas katliamının 30’uncu yılı. Otuz yıl önce bugün Sivas’a Pir Sultan…