Siyaset

İktidar girdiği sarmaldan çıkmalı, siyasi krize çeyrek var

Bahçeli desteğinde Erdoğan, İmamoğlu’nu yargı kararları üzerinden tasfiye etmek isterken kendisini de Özel’i de soktuğu sarmaldan kurtulmalı.

Aslında hem iktidar hem muhalefet girdikleri sarmaldan çıkamıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da CHP lideri Özgür Özel de siyasi tutumlarına adeta mahkûm durumdalar.
İkisini de bağlayan etken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mahkumiyeti.
Aradaki fark şu. Erdoğan’ın sarmala girmesi de sarmaldan çıkma yolu da yargıya bağlı, siyasi rakibini yargı kararları üzerinden saf dışı bırakmaya kurgulanmış bir strateji. Özel ise İmamoğlu ve diğer CHP’li belediye başkanları tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği anda gerilimi düşürmeye hazır. Oysa Erdoğan, İmamoğlu’nun -yargılanmaya devam etse dahi tahliye edilmesinin seçmen gözünde kendisinin siyasi yenilgisi olarak görüleceğini düşünüyor. Sarmal bu ve bu sarmal Türkiye’yi bir siyasi krize, bir siyasi kilitlenmeye doğru taşıma işaretleri veriyor.
Erdoğan ve destekçisi MHP lideri Devlet Bahçeli bu manzarada “terörsüz Türkiye” projesindeki muhatapları DEM Parti’ye güveniyor. Anayasa değişiklikleri havucuyla DEM Parti desteğini alarak 2027 güzünde TBMM’den erken seçim kararı aldırarak Erdoğan’ın yeniden adaylığını garantileyip, Kürt oylarıyla yeniden seçilme hesabı var.

Beyaz Toros örneği

Erdoğan’ın kendi kendini kaptırdığı sarmalın bir işareti de artık hedefin sadece İmamoğlu’nu saf dışı bırakmakla kalmayıp bir bütün olarak CHP’yi yargı kararlarına dayanarak saf dışı bırakmak olduğunun görünmesi.
Bir yandan dokunulmazlığının kaldırılması için Cumhurbaşkanlığının TBMM’ye fezleke yağdırdığı Özel hakkında açılan soruşturmaların sayısı -gün itibarıyla 44. Bunların sonuncusu 16 Temmuz’da Kartal mitinginde, ismini vermeden İmamoğlu soruşturmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına itirafları alan savcının masasındaki beyaz Toros maketinden söz etmesi; suçlama kamu görevlisini hedef göstermek. Sarmaldan söz ederken buna değinmek gerek.
Beyaz Toros, tehlikeli bir çağrışım. Toros 1990’ların faili meçhul cinayetler döneminde insanların, daha çok Kürt siyasetçi ve iş insanlarının yargısız infaz amacıyla kaçırılmasında kullanılan Renault-12 modeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da PKK’nın ilk kez silah bıraktığı 11 Temmuz’un ertesi günü yaptığı “tarihi dönüm noktası” konuşmasında PKK’yı büyüten nedenler arasında saymıştı. Zaten Özel de Erdoğan’a yanıt olsun diye konuyu açtı; beyaz Toros hemen DEM Parti saflarında yankı buldu.

Sarmaldan çıkma gereği

T24’e konuşan DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan “Savcının masasında Beyaz Toros’u görünce büyüttüm fotoğrafı, gerçek mi değil mi diye baktım” demiş; “Beyaz Toros’u oraya koyan ‘Bunları cezaevine koyma, sokakta katlet’ diyor.” Bakırhan, Kürt sorununun çözümünü Türkiye’nin, başta yargı olmak üzere demokratikleşmesinden geçtiğini de söylüyor.
Erdoğan’ın sarmaldan kurtulmak zorunda olduğunu, böylece Özel’in de sarmaldan çıkabileceğine bir örnek daha var. Erdoğan 12 Temmuz konuşmasında süreci “AK Parti, MHP ve DEM olarak üçlü” yürüteceklerini söylemişti. DEM Partinin akil insanlarından Pervin Buldan karşı çıktı, Erdoğan düzeltti, “Herkesin, bütün siyasi liderlerin” desteğini isteyerek. Bakırhan ise “CHP’siz olmaz” diyor.
Ama diğer yandan muhalefet yargı kararlarıyla dümdüz ediliyor. Örneğin, Özel Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmadan yeni Anayasa görüşmelerine katılmayacaklarını açıklamıştı.
Dün, 18 Temmuz’da mahkeme AİHM kararına rağmen Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı tahliye etmedi. İmamoğlu davasında hâlâ iddianamenin çıkmaması, akıllara kanıt arayışının devam ettiğini getiriyor.

Siyasetin kilitlenmemesi için

Türkiye’de yargıyı siyasi amaçlarla kullanmak isteyenlerin sonunda kendilerinin hedef olduğuna dair yeterince örnek var; Ergenekon-Balyoz davaları ve Fethullahçılar bunun en yakın ve acı örneği.
Erdoğan’ın çevresinde Özel’in de hapse atılmasını CHP’nin gerekirse kapatılmasını isteyen klikler var. Özel’in çevresinde hem CHP’nin İmamoğlu’dan başka gündemi olmaması gerektiğini hem de tek gündeminin İmamoğlu olmamasını isteyenler var.
Siyasetin kilitlenmeye doğru sürüklenmemesi için atılacak bu basit adımın politik-psikolojik nedenlerle zorlaştırılması, sadece parlamenter çıkış yollarına değil ekonomiden dış politikaya dek her tarafta hasara yol açıyor.
Erdoğan’ın sarmaldan kurtulması için, İmamoğlu’nun tahliyesini dönüşü olmayan yol olarak görmekten vaz geçmesinde hepimizin yararı var.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Ankara’nın Venezuela Sessizliği: Erdoğan ABD Demekten Neden Çekiniyor?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip…

3 saat ago

Venezuela’dan İran’a: Sadece Petrol Değil Güç. Şayet Değil, Ne Zaman?

ABD'nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak…

1 gün ago

ABD Venezuela Başkanını Kaçırdı, Ülkeye El Koydu. Darbe 3.0: İşgal

ABD Başkanı Donald Trump 3 Ocak erken saatlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi…

2 gün ago

Askeri Teknolojilerin Sivil Alanda Kullanılması: ASELSAN Örneği

İzmir, Çiğli’de 30 Aralık günü İZBAN istasyonunda treninin gelmesini bekleyen 73 yaşındaki Hamit Öğretim yere…

3 gün ago

Avrupa 2026’da Dünyaya Hâlâ Demokrasi Dersi Verebilir mi?

2026’ya girerken dünyaya baktığımda, içimde tuhaf bir duygu var: Demokrasiden herkes söz ediyor ama kimse…

3 gün ago

2026’da 2025’ten Devraldığımız 6 Ağır, 2 İyi Yük: Sıfırdan Başlamıyoruz

Yeni yılınız kutlu olsun. Hepinize sağlık ve huzur, ülkemize adalet ve esenlikler dileriz. Hem Türkiye…

4 gün ago