Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu’nda “Filistin ve İki Devletli Çözüm” gündemli toplantıda konuştu. (Foto: RTErdoğan X hesabı)
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın 23 Eylül’de (bugün) Birleşmiş Milletler Genel Kurul çalışmaları çerçevesinde bazı “Müslüman çoğunluğa sahip” ülke lider ve yetkilileriyle “çok taraflı” görüşmeler yapacağını duyurdu. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Türkiye saatiyle 21.30’da başlaması beklenen buluşmada Trump’ın görüşeceği liderler arasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Suudi Arabistan, BAE, Katar, Mısır, Ürdün, Endonezya ve Pakistan liderleri de bulunacak.
Bu gelişme, BM’nin kuruluşunun 80’inci yılında, tam da Yahudi yeni yılı Roş Haşana günlerinde İsrail’in uluslararası planda görülmemiş ölçüde dışlanıp yalnızlaşmasıyla bağlantılı görülüyor. 21 Eylül’de Filistin Devletini tanıyan İngiltere, Kanada, Avustralya ve Portekiz’den sonra 22 Eylül’de de Fransa, Belçika, Malta, Lüksemburg ve Monaco da Filistin’i tanıdı. Henüz Filistin’i tanımayan İtalya’da sokaklar genel grevle sarsıldı. Almanya da henüz Filistin’i tanımayan ülkelerden.
Reuters haber ajansı, Trump’ın 23 Eylül toplantısında Müslüman nüfuslu ülke liderlerine, BM gözetiminde Müslüman ülke askerlerinden oluşacak bir gücün savaş sonrasında Gazze’nin https://www.reuters.com/world/us/trump-meet-officials-muslim-majority-countries-discuss-gaza-2025-09-23/ kontrolünü sağlaması dahil kendi barış planına ikna etmeye çalışacağını duyurdu. Bu planda Hamas’a yer olmadığı bildiriliyor.
BM Genel Kurulundaki “Filistin ve İki Devletli Çözüm” oturumunda konuşan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise, savaşın durması için Hamas’ın elindeki silahları Filistin Yönetimine devretmesini önerdi.
Aynı oturumda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin’i tanıyan devletleri tebrik etti ve bu adımların iki devletli çözümü hayata geçirmesi çağrısında bulundu.
Erdoğan’ın konuşması sırasında mikrofonun kesilmesi ilk anda kasıt olabileceği iddialarına yol açtı. Ancak Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu durumun her devlet başkanına verilen 5 dakikalık sürenin aşılması https://x.com/iletisim/status/1970231134920257650 nedeniyle sesin kendiliğinden kesilmesinden kaynaklandığı, Cumhurbaşkanının sesin açılması ardından konuşmasını tamamladığı, örneğin Endonezya Cumhurbaşkanının da benzeri durumla karşılaştığı bildirildi.
Cumhurbaşkanı, Fox TV mülakatında da “İsrail’in yaptığını soykırım olarak mı niteliyorsunuz?” sorusu üzerine “Başka türlü bunun izahı mümkün değil. Bu dört dörtlük bir soykırımdır. Bu soykırımın faili Netanyahu’dur” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 23 Eylül’de Gazze konulu görüşmede Trump’tan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistin ve Filistinlileri imha politikasından vazgeçmesi için etkisini kullanmaya çağırması bekleniyor. Trump’ın Müslüman liderlerle yapacağı görüşmelerin, Erdoğan’ın 25 Eylül’de Beyaz Saray’da yapacağı görüşmeyi nasıl etkileyeceği henüz bilinmiyor. Ama Beyaz Saray’daki görüşme üzerinde Gazze ağırlığını hafifletebilir.
Kritik bir zamanda gerçekleşmesi beklenen 25 Eylül Beyaz Saray görüşmesinde Erdoğan’ın gündeminde F-35 ve F-16 uçak alımı ve Suriye/PKK/SDG ilişkileri, ticaret ve enerji anlaşmaları var. Erdoğan bu görüşme öncesinde ABD ürünlerine uygulanan ek vergileri kaldırmıştı. https://yetkinreport.com/2025/09/22/erdogan-trumpa-eli-bos-gitmiyor-abd-urunlerine-ek-vergiyi-kaldirdi/ Trump ise Türkiye’ye “çok miktarda” Boeing yolcu uçağı satmak isteğini duyurmuştu.
Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.
Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…
AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.
Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…
Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…
Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…