Categories: Siyaset

Başsavcılığın Yeni Uygulaması: Gözaltı Demeden Gözaltına Almanın Amacı

Akın Gürlek idaresindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, İmamoğlu soruşturmalarında uyguladığı gözaltı yöntemi yaygınlaşabilir. (Foto: Adalet Bakanlığı)

Beş gazeteci meslektaşımız Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak, 6 Kasım Günü evlerine gelen polisler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülerek sorgulandı. Adı “gözaltı” değildi ama Emniyet’e götürüldüler, ifadeleri alındıktan sonra yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol koşuluyla, telefonlarına el konularak, geceyi Emniyet’te geçirmeden serbest bırakıldılar. Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’de olsaydı, aynı işlem ona da uygulanacaktı.
Ondan bir gün önce, 5 Kasım’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’na da benzer işlem uygulanmıştı.
Benzer işlem 20 Ekim’de Divan Otelleri Genel Müdürü Murat Tomruk’a da uygulanmıştı.
İmamoğlu soruşturmalarıyla bağlantılı başlatılan ama maksat hâsıl olursa rahatlıkla başka dosyalara da uygulanabilecek bu yöntemde iki amacın gözetildiği söylenebilir:
1- Özellikle siyaset ve siyasetçilerle bağlantılı dosyalarda yoğun gözaltı haberleri, polis merkezlerinde sabahlara kadar bekleme kalabalıkları vs. görülmemiş oluyor,
2- Gerek duyulan sonraki adımlara zamin ve kolaylık sağlanmış oluyor.
Nasıl mı? Anlatmaya çalışayım.

Gözaltı Demeden Gözaltı

Yeni yöntemin işleyişi şu şekilde özetlenebilir:
• Savcılık “şüpheli” olarak değerlendirdiği kişilere önce tutuklamaya dönük kaydı olmayan yakalama kararı çıkartıyor.
Yakalama kararı “dijital materyallere el koymayı da kapsıyor; cep telefonu, bilgisayar gibi… Bu aşamada yurtdışına çıkış yasağı kararı da birlikte geliyor.
• Sonra “şüpheli” ifadeye çağrılıyor. Bu görünüşte rutin bir işlem. Ancak polis kapıya dayanıyor.
Kişinin “Sonra avukatımla geleyim” deme hakkı yok. “Gözaltında mıyım?” sorusuna görevli polis memurları “Hayır” yanıtı veriyor. “O zaman gelmeyebilir miyim?” sorusunun yanıtı da “Hayır”. “Peki, gözaltına alınmaktan farkı ne?” sorusuna yanıt ise “Nezarethaneye götürsek gözaltı olur, savcılık ifadesine götürüyoruz” gibi bir şey oluyor.
• Ancak ifadeyi polis merkezinde, savcılığın belirlediği sorular üzerinden, herhangi bir bilgi vermeye yetkisi bulunmayan görevliler alıyor.
Gazeteciler örneğinde görüldüğü gibi, savcıyla muhatap dahi olunmadan adli kontrol ve tebliğ edilen yurtdışı yasağıyla “şüpheli”, cep telefonu alınarak serbest bırakılıyor.

Dönem Kendi Hukukunu Dayatıyor

Böylece kişi birkaç saat sonra normal hayatına dönse de artık “uzaktan gözetim” altına giriyor. Adına gözaltı demeden, uzun süreli gözaltı da diyebilirsiniz.

Eğer savcılık kişi hakkında ileride “kuvvetli şüphe” duyarsa da “tutuklamaya dönük yakalama” kararı çıkartılıp tutuklanıyor. Böylece kamuoyu siyaseten, piyasalar da mali olarak hazırlanmış oluyor.
Ayrıca, “Neden önce ifadeye çağırmıyorsunuz?” sorusuna da polis zoruyla getirme ayrıntısı örtülerek “İşte ifadeye çağırıyoruz ya” yanıtı verme imkânı doğruyor; bir tüs siyasi PR çalışması da sayılabilir.
Her dönem kendi hukukunu dayatıyor. Bu yöntemi de bu dönemin hukukda bir basamak daha saymak mümkün.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Riyad Gafleti: Araplar İsrail’i Değil İran’ı Kınadı, Türkiye de İmzaladı

Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde İran savaşındaki gelişmeleri görüşmek üzere 18 Mart’ta toplanan “bölge ülkeleri” dışişleri…

8 saat ago

Küresel Satrançta Az Konuşulan Yeni Cephe: Pakistan–Afganistan

Bazen dünya tarihini değiştiren gelişmeler manşetlere büyük harflerle girmez. Sessiz başlar, kenarda kalır, ama etkisi…

20 saat ago

Özel, şimdi de Gürlek’in daha önce aldığı evin taksitlerini açıkladı

CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dün sadece 4 gayrimenkulü olduğunu açıklayıp kendisini…

20 saat ago

Türkiye Kendi Üzerinden Askeri Malzeme Ticaretini Sıkılaştırıyor

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMD) 18 Mart’ta yayınladığı bildiriyle son iki gündür sosyal medya ve siyaset…

1 gün ago

İlber Ortaylı, İran Savaşı Konuşunda Ne Düşünüyordu?

İlber Ortaylı "Hocayı" 16 Mart 2026 günü uğurladık. O’na “Türkiye’nin Hocası” unvanı yakıştırılıyor. Çok yerinde…

2 gün ago

Gürlek “Belgeler sahte” dedi. Özel Israrlı: “Girip Bakalım”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 17 Mart’ta CHP lideri Özgür Özel’in mal varlığı hakkındaki açıklamalarına 18…

2 gün ago