Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Başsavcılığın Yeni Uygulaması: Gözaltı Demeden Gözaltına Almanın Amacı

Yazar: Murat Yetkin / 07 Kasım 2025, Cuma / Oda: Siyaset

Akın Gürlek idaresindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, İmamoğlu soruşturmalarında uyguladığı gözaltı yöntemi yaygınlaşabilir. (Foto: Adalet Bakanlığı)

Beş gazeteci meslektaşımız Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak, 6 Kasım Günü evlerine gelen polisler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülerek sorgulandı. Adı “gözaltı” değildi ama Emniyet’e götürüldüler, ifadeleri alındıktan sonra yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol koşuluyla, telefonlarına el konularak, geceyi Emniyet’te geçirmeden serbest bırakıldılar. Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’de olsaydı, aynı işlem ona da uygulanacaktı.
Ondan bir gün önce, 5 Kasım’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’na da benzer işlem uygulanmıştı.
Benzer işlem 20 Ekim’de Divan Otelleri Genel Müdürü Murat Tomruk’a da uygulanmıştı.
İmamoğlu soruşturmalarıyla bağlantılı başlatılan ama maksat hâsıl olursa rahatlıkla başka dosyalara da uygulanabilecek bu yöntemde iki amacın gözetildiği söylenebilir:
1- Özellikle siyaset ve siyasetçilerle bağlantılı dosyalarda yoğun gözaltı haberleri, polis merkezlerinde sabahlara kadar bekleme kalabalıkları vs. görülmemiş oluyor,
2- Gerek duyulan sonraki adımlara zamin ve kolaylık sağlanmış oluyor.
Nasıl mı? Anlatmaya çalışayım.

Gözaltı Demeden Gözaltı

Yeni yöntemin işleyişi şu şekilde özetlenebilir:
• Savcılık “şüpheli” olarak değerlendirdiği kişilere önce tutuklamaya dönük kaydı olmayan yakalama kararı çıkartıyor.
Yakalama kararı “dijital materyallere el koymayı da kapsıyor; cep telefonu, bilgisayar gibi… Bu aşamada yurtdışına çıkış yasağı kararı da birlikte geliyor.
• Sonra “şüpheli” ifadeye çağrılıyor. Bu görünüşte rutin bir işlem. Ancak polis kapıya dayanıyor.
Kişinin “Sonra avukatımla geleyim” deme hakkı yok. “Gözaltında mıyım?” sorusuna görevli polis memurları “Hayır” yanıtı veriyor. “O zaman gelmeyebilir miyim?” sorusunun yanıtı da “Hayır”. “Peki, gözaltına alınmaktan farkı ne?” sorusuna yanıt ise “Nezarethaneye götürsek gözaltı olur, savcılık ifadesine götürüyoruz” gibi bir şey oluyor.
• Ancak ifadeyi polis merkezinde, savcılığın belirlediği sorular üzerinden, herhangi bir bilgi vermeye yetkisi bulunmayan görevliler alıyor.
Gazeteciler örneğinde görüldüğü gibi, savcıyla muhatap dahi olunmadan adli kontrol ve tebliğ edilen yurtdışı yasağıyla “şüpheli”, cep telefonu alınarak serbest bırakılıyor.

Dönem Kendi Hukukunu Dayatıyor

Böylece kişi birkaç saat sonra normal hayatına dönse de artık “uzaktan gözetim” altına giriyor. Adına gözaltı demeden, uzun süreli gözaltı da diyebilirsiniz.

Eğer savcılık kişi hakkında ileride “kuvvetli şüphe” duyarsa da “tutuklamaya dönük yakalama” kararı çıkartılıp tutuklanıyor. Böylece kamuoyu siyaseten, piyasalar da mali olarak hazırlanmış oluyor.
Ayrıca, “Neden önce ifadeye çağırmıyorsunuz?” sorusuna da polis zoruyla getirme ayrıntısı örtülerek “İşte ifadeye çağırıyoruz ya” yanıtı verme imkânı doğruyor; bir tüs siyasi PR çalışması da sayılabilir.
Her dönem kendi hukukunu dayatıyor. Bu yöntemi de bu dönemin hukukda bir basamak daha saymak mümkün.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Başsavcılık, gözaltı, İmamoğlu

OKUMAYA DEVAM EDİN

Virüsü Erdoğan’ın 7 aylık maaşı mı durduracak?
Ankara, büyükelçilikleri ASALA saldırılarına karşı uyardı
Ankara’nın İsrail’in İran saldırısı raporu: 6 dalga, 200 uçak, iç destek
  • ABD seçimleri: Trump fena kaybetti. Türkiye nasıl etkilenir?4 Kasım 2026
  • Gürlek: Üst bürokrasiye sızılmış. Kimse makamına güvenmesin.3 Kasım 2026
  • Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular3 Kasım 2026
  • Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?2 Kasım 2026
  • Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?2 Kasım 2026
  • Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?1 Kasım 2026
  • Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur1 Kasım 2026
  • Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?30 Ekim 2026
  • İsrail’in acı gerçeği: Netanyahu güç kaybetse de gitmesi zor görünüyor28 Ekim 2026
  • Fon krizi: Pasifik Holding yönetimine tedbir dün kondu, bugün kaldırıldı28 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP