Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

CHP Varoluşsal Krizini Kurultayla Aşma Çabasında

Yazar: Murat Yetkin / 28 Kasım 2025, Cuma / Oda: Siyaset

28-30 Kasım’daki 39’uncu Olağan Kurultay’da yalnızca 17 yıl sonra yeni parti programı oylanmayacak, Özgür Özel liderliğinde CHP varoluşsal bir mücadele içinde. (Foto: CHP.org)

Belki de başlığa CHP varoluşsal krizini bir kurultayla daha aşma çabasında demek daha doğru olurdu. 28-30 Kasım’daki 39’uncu Olağan Kurultay’da yalnızca 17 yıl sonra yeni bir parti programı oylanmakla kalmayacak.

CHP lideri Özgür Özel, yönetimde değişiklikler öngörüyor, bir “mücadele” kadrosu kurmak istediğini söylüyor. Gerçi Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Genel Başkan seçildiği 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci Kurultay ardından da bir mücadele kadrosu kurmuştu. O kadro ile 31 Mart 2024 yerel seçim zaferi geldi, CHP yarım asır sonra yeniden birinci parti oldu.

Ama o zamandan bu zamana çok şey değişti. Bugün başlayan, CHP’nin son iki yıldaki dördüncü kurultayı. CHP’nin ciddi bir varoluşsal krizden geçmekte olduğunun bir göstergesi de bu zaten. Özel, yeni program ve yeni yönetimle, parti tarihinde ender görülen bu krizi aşmaya çabalıyor.

Hem Dışarıdan Hem İçeriden

Çabalıyor diyorum çünkü işi kolay değil, CHP yönetimi bir yandan AK Parti döneminde artan yargının siyasi mücadele aracı olarak kullanılması uygulamaları -ki bunlara dış etkenler diyelim- diğer yandan bu atmosferden de yararlanarak parti yönetimini yargı kararlarıyla alma hamlelerine -iç etken diyelim- karşı mücadele veriyor.

Buna bir üçüncüsünü de ekleyebiliriz. Bu da Ekrem İmamoğlu serisi davaları siyasi davalar olarak görüp tepki gösterse de yolsuzluk iddialarından rahatsız olan CHP seçmenidir.

Zaten Kılıçdaroğlu’nun şimdiye dek CHP yönetimine içeriden gelen en ağır darbe sayılabilecek son videosunun bir amacı da tabandaki bu haklı rahatsızlığı hareketlendirmektir. Diğer amacının, 38’inci kurultay gibi, daha yapılmadan 39’uncu kurultayı da geçersiz saydırma hamlesi olduğu da söylenebilir. Bu çıkışın, “yolsuzluk iddialarından arınma” görünümünde CHP’deki varoluşsal krizi derinleştirici etki yaptığı gözlenebiliyor.

Kılıçdaroğlu, son bir yıldır izlediği çizgiyle CHP tabanında eski etkisinden çok şey yitirmiş görünüyor. Ama bu CHP ve CHP’li isimlere yönelik yolsuzluk iddiaları konusunda söylediklerinin yabana atılmasını da getirmiyor. Evet, bu iddiaların, kanıtlanana kadar hükmü yoktur ama yok da sayılamaz. Bu bakımdan CHP yönetiminden gelen ve suçlanan herkesi peşinen “sütten çıkmış ak kaşık” sayan söylem ne kadar yanlışsa, “iddialar kanıtlansın, o zaman bakarız” söylemi de o kadar yetersiz ve kafa karıştırıcıdır.
Yolsuzluk iddialarına ciddiyetle yaklaşmakla bunu, yani “dış etkenleri” manivela yaparak “iç etken” yani tartışmalı yargı süreçlerini parti içi mücadele aracı haline getirmek aynı şey değildir.

Varoluşsal Kriz ve İmamoğlu

Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’nu hedef aldığı, 2023 kurultayında Özel’e kaybetmesi ardında İmamoğlu’nun örgütlediği para gücünün bulunduğuna inandığı zaten görünen köy. Görünmeyen köy ise, Kılıçdaroğlu’nun, yolsuzluk iddianamesiyle artık siyaseten işinin bittiği varsayımıyla Özel’in yargı gücüyle devrilmesini hedef almasıdır.

Özel bu nedenle Cumhuriyet gazetesine  verdiği röportajda, CHP’nin, “siyasi bir iddianameye” dayanarak, İmamoğlu’nun üzerine “beton dökecek bir işin içinde” olmayacağını söyleyerek , Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu durumu anında değerlendirdi, dikkatleri İmamoğlu ve çevresine yönelik yolsuzluk iddialarıyla birlikte CHP’nin iç kavgasına çekti, “Bay Kemal” söyleminden “Sayın Kılıçdaroğlu” söylemine geçti.

Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde de CHP’den çok şey bekliyor ama başında, her dediğine itiraz etmeye başlayan Özel’in bulunmasından hoşnut değil. Varoluşsal kriz söylemiyse İmamoğlu iddianamesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına kapatma davası ihbarında bulunmasıyla tedavüle girdi.

Ankara’daki diplomatların, dışarıdan gelen yatırımcı çevrelerin en çok sorduğu sorular arasında, Mansur Yavaş’ın da  Özgür Özel’in de  hapse atılma ihtimali, CHP’ye kapatma davası açılıp açılmayacağı ihtimali yer almaya başladı. Bunlar Türkiye için de Erdoğan ve AK Parti iktidarı için de iyi şeyler değil. CHP içinse, dediğim gibi varoluşsal sorular.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: CHP Kurultayı, Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçadaroğlu, Özgür Özel

OKUMAYA DEVAM EDİN

AB’nin “Avrupa Komşuluk Politikası” ve Türkiye
Kriz AKP tabanını vurdu, ‘mutlu azınlık’tan herkes rahatsız
1 Mayıs ve Erdoğan’ın Taksim öfkesi
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
  • Adalet Bakanı: MASAK’ta FETÖ kaynaklı askeri casusluk yapısı bulduk25 Eylül 2026
  • BM’de konuşurken herkes barışçı. Peki, savaşları kim çıkarıyor?25 Eylül 2026
  • Fon krizinde yeni perde: Erdoğan’ın attığı neşter siyasete uzanacak mı?24 Eylül 2026
  • Fon Krizinde Asıl Soru: Para Nerede, Kim Geri Getirecek?24 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP