ABD’nin Suriye’deki 7000 IŞİD’ciyi Irak’a nakletme kararı, 20 Ocak’ta, Şam’da Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Barrack (ortada) ile birlikte Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüşmede yer alan CENTCOM Komutanı Cooper (solda) tarafından 21 Ocak’ta ilan edildi. Barrack bu görüşme sonrası Ankara’da Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşmüş, ardından SDG ile müttefiklik ilişkisinin bittiğini açıklamıştı. (Foto: SANA)
ABD yönetiminin Suriye’de çeşitli hapishanelerde tutulan IŞİD (DEAŞ) militanlarını, topluca Irak’ta, kendi korumaları altına taşıma kararı, en az SDG ile IŞİD’e karşı ittifaklarını bitirme kararı kadar önemli. Bu durum, son 10 yıldır SDG’ye kol kanat geren, eğitip donatan ABD Merkezi Komutanlığın (CENTCOM) 21 Ocak gece yarısına doğru yayınladığı bildiriyle resmiyet kazandı. Buna göre, CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper, gün içinde Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı telefonla arayıp 7000 IŞİD’ciyi Irak’ta kendi korumaları altındaki bölgelere taşıma planını açıklamış, bu olana kadar Suriye hükümet güçlerinin müdahalede bulunmamasını talep etmişti.
Bu açıklamadan yaklaşık 20 saat önce, günün 20 Ocak’tan 21 Ocak’a döndüğü saatlerde ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile -önceden basın toplantısında duyurduğu- bir telefon görüşmesi yapmıştı.
İletişim Başkanlığı, görüşme içeriği üzerine yaptığı kısa açıklamada iki liderin “DEAŞ ile mücadele ve Suriye’nin hapishanelerindeki DEAŞ’lıların durumunu” ele aldıklarına özel vurgu yapmıştı.
Bu görüşmede özel olarak Irak’a nakil konusunun ele alındığını henüz doğrulayamadım.
Ancak 21 Ocak’ta, henüz ABD’nin IŞİD-Irak kararı duyurulmadan önce, AK Parti Grubu dağılırken Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile kısaca konuşma imkânı buldum. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile 20 Ocak’ta, yaptığı telefon görüşmesinde IŞİD hapishanelerinin korunması konusunu konuşup konuşmadıklarını sordum.
Güler, Hegseth ile ABD Suriye Temsilcisi Tom Barrack’ın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la Ankara’daki görüşmesi sonrasında “SDG’nin miadının dolduğu” beyanı öncesinde konuşmuştu.
Bu konu, SDG’nin ABD Kongresindeki “Kürdistan Dostları” lobisi üzerinden etki aracıydı. Çoğu İsrail ve Yunanistan lobisinden bağış alan üyelerden oluşan “Kürdistan Dostları” lobisi, Trump yönetimine “Kürtlerden desteği çekersen, IŞİD’ciler serbest kalır” diyebiliyordu.
Güler, Hegseth ile bu konuyu da görüştüklerini doğruladı.
Peki, daha önceden söylediği üzere, gerekirse IŞİD hapishanelerinin korunması için Türk komando tugayları görevlendirebilecekleri konusu da gündeme gelmiş miydi?
Evet, gelmişti. “Teklifimizi tekrarladık” dedi Güler, daha fazla ayrıntı vermedi.
Trump yönetiminin SDG ile (ki artık Arap aşiretleri terk ettiğine göre YPG/PKK diyebiliriz) IŞİD’e karşı müttefiklik ilişkisini kesmesi ardından hemen hapishaneleri Irak’a taşıma kararının üç temel etkene dayandığı görülüyor.
Trump böylece PKK ve destekçilerinin elindeki “Biz gidersek IŞİD geri gelir” kozunu da almış oldu.
Erdoğan-Trump görüşmesinde sadece Suriye değil, Gazze de konuşuldu. Erdoğan, Trump’ın Barış Kurulu kurucu üyeliği davetine şimdilik sadece teşekkür etti ama bugün, 22 Ocak’ta Davos’taki Gazze Barış Kurulu Şartı belgesinin imza törenine, kendi adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı görevlendirdi.
Erdoğan’ın Trump’a Gazze konusunda ABD ile “eşgüdüm içinde” çalışma sözü vermesi de Suriye-Gazze paralelliğinin yeni bir işareti; ikisinin ortak noktası İsrail.
ABD’nin Suriye’de Türkiye ile işbirliği genişlediği ölçüde Filistin’de yeni Türkiye-ABD adımları atılacak gibi görünüyor.
Oradaki kilit unsur ise Hamas. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın son haftalarda SDG kadar Hamas konusuna da yoğunlaştığı görülebiliyor.
PKK’nın silahsızlaşması hem terörsüz Türkiye projesi hem de bölge güvenliği için ne kadar önemliyse, Hamas’ın silahsızlaşması ve İsrail’in Gazze saldırılarının durması da o kadar önemli.
Yeni gelişmelere hazırlıklı olalım.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Iraklı ve İranlı Kürt liderleri telefonla arayarak Kürtleri, İran İslam Cumhuriyeti…
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaşanan son gelişmelere bağlı olarak ülkesinin 300 civarında tahmin edilen nükleer…
Önce tarihte hedef ülkeye ilk darbenin lider kadroların ortadan kaldırılmasıyla vurulmasının bir örneği olmadığını kaydedelim.…
Acaba ABD Başkanı Donald Trump’a Nobel Barış Ödülü verilseydi İran’a saldırır mıydı? Bugün bu soru…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi'nde düzenlediği "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşmasında CHP'nin…
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan askeri tırmanma, İran’ın İsrail’e misillemeleri ve bölgedeki Amerikan…