Siyaset

Trump’ın İran’daki Geri Adımı Arkasındaki Senaryolar ve Türkiye’nin Rolü

 

Trump 22 Mart’ta, kazanmak üzereyken ateş kesmeyeceğini söylemesinin ertesi günü, 23 Mart’ta saldırıyı 5 gün ertelediğini açıkladı. (Foto: White House)

ABD Başkanı Donald Trump 22 Mart’ta, Papa’nın İran’a saldırı için 48 saatlik ültimatomunu geri alması ve ateşkes çağrısıyla alay edip, kazanmak üzereyken ateş kesmeyeceğini söylemesinin ertesi günü, 23 Mart’ta saldırıyı 5 gün ertelediğini açıkladı. İki gündür İran’la görüşüyoruz dedi, İran’ın pes edeceği imasıyla. İran yalanladı.

Senaryolar muhtelif:

  • Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez’deki Arap ülkeleri Trump’ı durdurdu. Daha o sabah İran Körfez ülkelerine su depolarını doldurup elektrik jeneratörlerini hazır etmelerini istemişti; ABD İran’ın enerji tesislerini İran da onların, enerji ve su arıtma tesisleri dahil sivil hedefleri de vuracaktı.
  • ABD Savaş Bakanlığı, İsrail’in çok istediği kara harekâtı için süre istemişti. Amacın artık Tahran’a yürüyüp rejimi devirmek olmaktan çıkmış, İranlıların elleri armut toplarken Hürmüz bölgesinin işgaline dönüştüğü anlaşılıyordu.
  • Yalan söyleyen Vaşington değil Tahran’dı ve gerçekten görüşmeler olumluydu. Hatta Trump bu defa İran’ın elindeki bütün uranyumu ABD’ye verebileceğini söylemeye başlamıştı. Tek pürüz, İsrail’in bu savaşı bitirmek istememesiydi.

Diyalog bahsinde Türkiye’nin yapabilecekleri öne çıkıyordu.

Fidan’ın İsim Verilmeyen Görüşmesi

Fidan, 18 Mart’ta Riyad’daki Bölge ülkeleri toplantısında Körfez Ülkelerinin, İran saldırısından ne kadar endişe ettiklerini bir kez daha görmüştü.

O toplantı ardından Katar’a ve BAE’ye gitmiş, Ankara’ya öyle  dönmüştü. Döndüğünden beri (birkaç defa) İran, Mısır, Katar, Suudi Arabistan, Irak, Pakistan, Almanya, Norveç, Ürdün dışişleri bakanlarıyla ve AB Güvenlik ve Dış Politika Sorumlusuyla görüşmüştü. Türk Dışişleri bu görüşmelerde Fidan’ın kimlerle konuştuğunu açıklamış, bir tek AB temsilcisi Kaja Kallas’la aynı gün görüştüğü ABD “yetkililerinin” ismini açıklamamıştı.

Fidan’ın görüştüğü kişi ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff idi. (*)

Her dakika değişen senaryolar arasında, diplomatik kaynaklardan şu ana dek edindiğim bilgilere göre, doğruyu söylemeyen Trump idi.

Türkiye gibi Pakistan üzerinden, Mısır üzerinden, Umman üzerinden de erişim gayretlerine rağmen henüz Tahran’da konuşacak muhatap bulunamamıştı. Trump’ın kibirle söylediği gibi konuşma yetkisi olanların çoğunu İsrail’le birlikte öldürmüşlerdi zaten.

Fidan’ın Witkoff görüşmesinde bu konu da ele alınmıştı.

Senaryolar ve Gerçekler

Diplomatik kaynaklardan edindiğim bilgiler ışığında, senaryolar ve gerçekleri şöyle özetlemek mümkün:

  • Şu anda amaç barış görüşmeleri değil, hatta kalıcı ateşkes de değil; süreli dahi olsa, diplomasiye manevra alanı bırakacak geçici ateşkes.
  • Henüz İran’da ülke adına konuşacak bir muhatap bulunabilmiş değil. Zaten hayatta kalanlar Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Meclis Başkanı Muhammed Bagir Galibaf ve Dışişlerti Bakanı Abbas Arakçi. Vaşington, Türkiye dahil bütün kanalları zorluyor. Ama Devrim Muhafızlarının onları ne kadar dinleyeceği belli değil. Ayrıca İran, ABD’ye ismini vereceği diyalog muhatabının ABD olmasa da İsrail tarafından öldürülmeyeceğinden emin değil.
  • Körfez’in petrol zengini Arap monarşileri, 1973 petrol krizinden bu yana ABD’nin bütün savaşlarını kendileri üzerinden finanse ettiğinin yeniden farkına varmaya başladı. Bunda Çin başkanı Xi Cingpin’in “ABD’ye mecbur değilsiniz, o size mecbur” çıkışının payı var.
  • Rusya ve Çin diyalog görüşmelerinin içinde değil ama İran’a istihbarat desteği dahil örtülü destek sağlıyorlar. Uydu desteğinin yanı sıra, Çin dünyanın en gelişmiş istihbarat gemilerinden bisini Hürmüz Boğazı açıklarına konuşlandırmış durumda.

Geçici özet: ABD’de Trump yönetimi İsrail’e verdikleri kayıtsız şartsız desteğin faturasının kabardığını gördü. Kendi seçmenine zafer olarak pazarlayabileceği bir çıkış peşinde. Bu konuda en büyük engel ise İran değil, Vaşington’daki İsrail lobisi.

Türkiye’nin ateşkes ve barış çabalarına devam etmesi böyle bir dönemde özellikle önemli ve gerekli.

(*) Fidan, Witkoff dışında Trump yönetiminden başka isimlerle de görüşmüş olabilir; ama en azından Witkoff’la görüştüğünü saptayabildik.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Erdoğan AK Parti’nin 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin 24 yılı iktidarda geçen 25…

3 saat ago

Yeni bir kapı açıldı: Türkiye şimdi nereye gidiyor?

Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından…

21 saat ago

Asteriks’in, Red Kit’in, Pıtırcık’ın Babası René Goscinny 100 Yaşında

Bir şehrin simgesi üzerinde, gecenin karanlığında Astérix beliriyor ardından Obélix. Birkaç saniye sonra Romalılar. 14…

22 saat ago

“Kuriş suç örgütü” soruşturması ve Süleymancıların derin geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil 30 kişinin “suç örgütü kurup yönetme,…

2 gün ago

Geri Dönüşüm Atığı İthalatının Çevresel Etkilerinden Korunmak Mümkün mü?

Türkiye kıyılarındaki plastik kirliliği artık yalnızca deniz ekosistemlerini değil, gıda zincirini de tehdit eden kalıcı…

2 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Dış Politikaya Olası Yansımaları

Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel…

2 gün ago