Categories: EkonomiSiyaset

Borsa skandalı: o yatla yurt dışına kayıt dışı para da çıkarıldı mı?

Borsa skandalında sorular artıyor. SPK’dan Pusula ve diğer mercek altındaki şirketlere bilgi uçuran oldu mu? Pusula yöneticisi Yarız’ın yatı ve sürat botuyla yurt dışına kayıt dışı para çıkarması ihtimali araştırılıyor mu? Devlet makamlarından fonlara bilgi uçuran var mı? O 12 kişinin bunda payı olabilir mi? (Görsel: Gemini YZ)

Borsa skandalı nedeniyle tutuklu bulunan Pusula şirketi yöneticisi Muhammed Yarız’ın Loretta adlı lüks yatının fotoğraflarını görünce aklıma iki soru takıldı:
– Yarız hakkında 2 Eylül’de Pusula fonundaki ödeme güçlüğü nedeniyle yurt dışına çıkış yasağı konmuştu. Gazeteci İsmail Saymaz 12 Eylül’de Yarız’ın Marmaris’ten yurt dışına (Yunanistan diye varsayabiliriz) çıktığını yazdı. Yarız bunun üzerine “Bodrum’dayım” diye bir manzara resmi yayınladı, 13 Eylül’de Bodrum Adliyesi’ne gitti, gözaltına alındı, devamında tutuklandı. Sorum şu: Acaba kendi çıkmasa da o yatla yurt dışına gözetimi altında teslim ettiği bir emanet (nakit para da olabilir, başka bir değer de) olmuş mudur?
– Yatın alınışına dair ilginç bir zaman çizelgesi var. 28 yaşındaki Muhammed Yarız, Loretta (uluslararası kayıtlarda Loreta) yatını, 26 Mayıs 2026’da 14,5 milyon dolara almış. Bundan iki hafta kadar önce eleştiri altındaki SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alınıp yerine yardımcısı Mahmut Sütcü getirilmiş. Bir önlem alma durumu olabilir mi? Yarız’ın sürat teknesi de varmış. Savcılar bu teknelerin seyir defterlerini bulamazlar mı?

Yurtdışına kayıtsız para çıkarıldı mı?

Bu soru özellikle anlamlı. Çünkü Saymaz önemli bir iddia daha ortaya attı, kaynaklarına dayanarak. Buna göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19 Ağustos’ta SPK’ya bir yazı yazarak borsada bazı hisse senetlerinin değerinde 100 kata varan artışlar olduğunu uyarısında bulunmuş, bazı şirketler ve fonlar hakkında SPK’nın soruşturma açıp açmadığını sormuş, gerekirse savcılığın SPK’ya bilgi sağlayacağını da söylemişti. Savcılık adeta SPK’ya “Siz bir şey yapmayacaksanız, biz yapacağız” diyordu. Saymaz ise acaba SPK’dan Pusula’ya ve belki şu anda soruşturma altındaki diğer fon şirketlerine sızıntı olup olmadığını soruyor.
Yerinde bir soru.
Çünkü, 24 Ağustos’ta Pusula Finans Holding YK Başkanı Serdar Turhan İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’na 15 milyon dolar karşılığı görünen 1 milyar 198 milyon lira göndermiş. Yarız da 1 Eylül’de yine aynı bankaya, yaklaşık 25 milyon avro karşılığı görünen 2 milyar 889 milyon TL göndermiş.
Savcılık 2 Eylül’de Yarız’ın yurt dışına çıkışını yasaklamış. Saymaz, Yarız’ın aynı gün Marmaris’ten Yunanistan’a gittiğini yazdı.
Acaba 2 Eylül-13 Eylül arasında, Borsa yeni bir skandala doğru yol alırken, banka havaleleri dışında, kayıt dışı yollardan da yurt dışına para kaçırıldı mı?

Sızıntı ihtimalleri ve o 12 kişi

Şimdi o arada banka havalesi dışında da yurt dışına kayıt dışı para çıkarılıp çıkarılmadığı sorusuna ek olarak bir soru daha ortaya çıkıyor:
– Acaba SPK’dan birilerinin sorunlu fonlara haber uçurma ihtimali gibi savcılıklardan veya bu konudan bilgisi olabilecek bazı devlet makamları veya siyasi makamlardan da bu vurgun dolayısıyla soruşturulmakta olan kişi ve şirketlere bilgi uçuran olmuş mudur?
Burada akla üç unsur daha geliyor.
– Yeni Parti lideri Özgür Özel’in Tera fonu henüz “serbest”, İngilizcesiyle “hedge” statüsündeyken, yani İstanbul Borsası’nın elektronik fon sistemi TEFAS’a girmemişken fiyat şişirerek 498 kat kâr elde edip, batıştan önce çıkanların isminin açıklanmasını istemesi,
– Gazeteci Erdal Sağlam’ın benzer bir durumdan söz edip, bu kişiler arasında “çoğu siyasi bağlantılı” 12 kişinin bulunduğu duyumundan hareketle, belki de sızıntıda da payı olabilecek bu 12 ismin açıklanmasını istemesi,
-İktisatçı Kerim Rota’nın, fonlara TEFAS’a dahil olmadan önce kimlerin para yatırıp fiyat şişirdiğinin de saptanıp yasal olarak sorumlu tutulup zararın ödettirilebileceğini, bunun dünyada örneklerinin bulunduğunu söylemesi.

Borsa skandalında kurumların payı

Yani, bu skandalda milyarlarca doları bulan zararın kamu bankaları üzerinden halka ödetilmesi yerine payı bulunan herkese ödetilmesinin bir yolu bulunmalı.
Ama iş onunla bitmiyor.
Bu süreci gözetmek, denetlemekle görevli kurum ve kuruluşlar ile idarenin sorumluluğu konusunda bir şey yapılmayacak mı?
Olayın ayyuka çıkması, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te “Manipülasyon yapanları biliyoruz” deyip “Mücadeleyi artıracaklarını” söylemesiyle oldu. Konu 2 Aralık’taki Finansal İstikrar Komitesi’nin de gündemindeydi.
Bakanlık işi daha sıkı tutabilirdi, asıl sorumlu olan SPK yönetimini zorlayabilirdi.
Ancak SPK’da, yönetim değişikliğine rağmen işlerin hızlanmadığı görülüyor. Hatta en çok tartışılan şirketler arasında olan Tera’nın yöneticisi Emre Tezmen’in 3 Ağustos 2026’da SPK denetiminde olan Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) yönetimine alındığı bilgisi var. Tilkiyi kümese müdür yapmışlar, “maaş istemem” demiş fıkrası akla geliyor.
SPK ataletle suçlanıyor, şimdi buna bilgi sızdırma iddiası da eklendi.
SPK ise zamanında hareket etmemiş olmasını İstanbul Borsası, TEFAS ve MKK’dan görüşlerin geç gelmesine bağlıyor.
İleride daha ayrıntısına gireriz, ama gelelim İstanbul Borsası’na. Savcılığın dahi dikkati çekmiş olan anormal hisse hareketlerine seyirci kalmaktan, yetkisi içinde bulunan müdahalelerde bulunmamaya, Takasbank ve MASAK ile gerekli düzeyde işbirliği yapmamaya dek uzayabilecek bir liste var.
Sonuçta, toplumda borsa skandalının göz göre göre geldiği yönünde yaygın bir kanı var. Bunun hem vurguncu boyutunda hem de buna kendi çıkarları gereğince veya siyasi baskıdan çekinerek veya ihmal ederek yol açan görevliler boyutunda sorumlu olan kim varsa gereğince yargılanıp hesap sorulmalı ve ödetilmeli.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Kim bu 12 kişi? Borsa zararını halk değil, vurguncular ödemeli

Patlayan fonlara TEFAS öncesi girip fiyat şişirip fahiş kârlarla çıkarak borsa skandalını tetikleyen isimler de…

1 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Eksik Ayağı: Demokratikleşme

MetroPOLL anketine göre, halkın çoğunluğu Terörsüz Türkiye sürecinde demokratikleşme ayağının eksik kaldığı kanısında.

1 gün ago

Berlin Eyalet Meclisi seçimini Sol Parti Elif Eralp ile kazandı

Berlin eyalet meclisi seçimini, eyalet başbakanı adayı olarak Türk kökenli Elif Eralp'i gösteren Die Linke…

2 gün ago

Mehmet Uçum: Anayasa değişikliği seçimden sonra

Cumhurbaşkanı danışmanı Uçum'un yeni Anayasa tasarımı üzerine yazdıklarında hem MHP'yi hem de DEM'i rahatlatmaya yönelik…

2 gün ago

Ege Isınıyor: Türkiye’nin Ekonomik Durumunu Atalet Sayma Hatası

Yunanistan, İsrail, AB ve ABD desteğine dayanarak Türkiye'nin ekonomik sıkıntılarını stratejik atalet sanma hatasına düşmemeli.

3 gün ago

Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi İran’a ekonomik yaptırımlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile görüşmesi öncesinde Ankara İran'a yönelik iki ekonomik yaptırım kararı…

3 gün ago