Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

İki Toplantıdan Üç Fotoğrafla Terörsüz Türkiye Sürecinin Hâl Özeti

Yazar: Murat Yetkin / 28 Ocak 2026, Çarşamba / Oda: Siyaset

DEM yönetimin 27 Ocak’ta CHP yönetimiyle görüşmesindeki yüz ifadeleri Suriye’deki gelişmeler ve Terörsüz Türkiye sürecindeki ilişkileri üzerine sayfalarca yazıya bedel izlenim veriyordu. Üstteki fotoğrafta DEM heyeti, sağdan sola: Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Eş Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç, Grup Başkanvekili Sezai Temelli. Altaki fotoğrafta CHP heyeti, soldan sağa: Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Genel Başkan Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu. (Foto: CHP)

DEM Parti 27 Ocak’ta CHP Genel Merkezini ziyaret etti. Ziyarette Suriye ordusunun harekatıyla, kısmen dağılıp geri çekilen SDG güçlerinin üç şehirde sıkışmasıyla ortaya çıkan durum yeni durum ve Terörsüz Türkiye süreci de görüşüldü.
Ziyaret sonrasında CHP, DEM Parti’nin AK Parti hükümetinden acil beklentisi olan, Kobani’ye (Ayn el Arab) Türkiye’deki komşusu Suruç yakınlarındaki Mürşitpınar kapısının açılarak insani yardım talebi ulaştırma talebine katıldığını ilan etti. DEM, hükümetten Suriye’deki HTŞ rejimini değil “oradaki Kürtleri de” öncelemesini istedi, CHP ona da katıldı. Özgür Özel, “HTŞ’ye kravat giydirmekle” demokrasiyi “Allah’a şirk koşmak” sayanların değişmeyeceğini söyledi. Arada “sandıktan nefret edenler” ifadesini de kullandı. DEM’in derdiyse Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la takışmak değildi. Yine de “sıcak karşılama” için teşekkür ettiler ama geriye toplantıda çekilen, yukarıda gördüğünüz şu iki fotoğraf karesi kaldı.

Fotoğraflarla Hâl Özeti

CHP fotoğraf servisi tarafından X hesabında yayınlanan fotoğraflardaki yüz ifadelerini incelediğinizde şu izlenimleri almanız mümkün:
• DEM heyetinin bakışlarında “Neden bize destek vermediniz” sitemli, hafif bir hesap sorma tonundaki hayal kırıklığını okuyabilirsiniz.
• CHP heyetinin bakışlarında ise “Biz size söylemiştik, Erdoğan’a da Öcalan’a da fazla güvendiniz” ifadesi ağır basıyor.
Hal özetini daha iyi anlamak için, bir başka toplantıdan bir başka fotoğrafı da hatırlatalım:

DEM Parti İmralı heyetinin MHP ziyareti. Soldan sağa; Öcalan’ın Avukatı Faik Özgür Erol, MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar.

Fotoğraf, ABD’nin SDG ile IŞİD’le mücadele desteğini kopardığı, elindeki en büyük kozu alarak IŞİD tutsaklarını  Irak’a nakledeceğini günlerde medyayla paylaşıldı. O günlerde MHP lideri Devlet Bahçeli, SDG’yi İsrail’in oyuncağı olmakla suçlamış, Kandil’deki PKK şeflerini de Abdullah Öcalan’ı dinlemeleri için uyarmıştı. İşte Öcalan, Bahçeli için özel olarak dokuttuğu kilimi (kendi avukatı dahil) DEM İmralı heyetiyle Bahçeli’ye göndermişti; sorun yoktu. Gazeteci Alişer Delek uyanıp, fotoğrafın DEM heyetinin Suriye’de son gelişmelerden önce 12 Aralık’ta Bahçeli ziyaretinden kaldığını hatırlattı ama kamuoyu algısı böyle oluşmuştu bile.

Terörsüz Türkiye ve DEM

DEM yönetimi CHP yönetimi ile görüşmesinde Özel’in İmamoğlu ve CHP davaları göndermeli iması üzerinde durmamış görünüyordu. Aslında İmamoğlu davalarına duyarsız kalmış da değildi DEM ama öncelikler farklıydı.
DEM’in derdi ne o zaman ne de şimdi ne Erdoğan ne de Bahçeli’yle takışmaktı.
Suriye ordusu tarafından SDG’den ne kaldıysa onu Şam ile anlaşmaya zorlamak için kuşatılmış Kobani’ye insani yardım ulaştırma gayreti gerçekti. Meseleyse insani yardımla sınırlı değildi. Yoksa Suriye ordusunun açtığı koridordan Kobani’ye BM’nin AFAD, Kızılay, İHH dahil insani yardım ulaştırılmaya başladığını biliyorlardı. Mesele biraz da 2014’te Kobani’ye IŞİD (DEAŞ) saldırısıyla başlayan bir başka sürecin Kobani’de bitmemesini sağlamaktı. Kobani bir simgeye dönüşmüştü.
DEM heyetinin CHP’yi ziyareti öncesinde PKK yöneticilerinden Murat Karayılan’ın “Rojava’nın cenazesi üzerinden barış yapılamayacağı” sözleri medyada yayılmaya başlamıştı.

PKK’nın Blöfü, ABD, İsrail, İran

Bunu “PKK süreci bitirdi” aculluğunda yorumlayanlar oldu ama gelinen noktada DEM’in Terörsüz Türkiye sürecini bitiren taraf olma takati yok. Nitekim AK Parti’den “DEM olmadan da süreci yürütüyoruz” işaretleri gelmeye başladı. CHP’nin ise zaten böyle bir niyeti yok, olması da doğru değil zaten.
İşin parlamenter politika boyutunda, AK Parti yönetiminin CHP’yi kendi derdi, DEM’i kendi derdiyle meşgul ederek aralarına mesafe koyma manevrası kısmen başarıya ulaşmış görünüyor.
Uluslararası ilişkilerin mevcut dengesinde PKK’nın artık -sınırlı intihar eylemleri dışında- fiziki ve siyasi yaptırım etkisi, eskisiyle karşılaştırılamayacak kadar geriledi. İkincisi, Karayılan hâlâ bu sürecin “barış görüşmeleri” olmadığını, PKK’nın Türkiye’ye silahlı tehdit olmaktan vazgeçmesi karşılığında Kürt sorununa TBMM çatısı altında siyasi çözüm arayışı olduğun anlamadı ya da anlamazlıktan geliyor.
PKK’nın 2015’te olduğu gibi “Süreci bitiriyorum” demesi, bana kalırsa TBMM’deki süreci bitirmez, ama Türkiye’nin PKK’ya yönelik askeri harekâtını yeniden başlatır ve o da ABD’nin İran hedefi karambolünde kalır.

CHP’nin Suriye Siyaseti

Öyle bir durumda PKK’nın -belki İsrail dışında- ABD ve Avrupa hükümetlerinden destek bulma ihtimali de çok zayıf.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 27 Ocak’ta önce Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son durumu konuşması, Suriye’de SDG kontrolünde kalan üç şehir; Kobani, Haseki ve Kamışlı’da daha yumuşak geçiş öngören bir formül bulunabileceğini gösteriyor.
Burada CHP’nin 2011’den bu yana izlediği Suriye siyasetini de masaya yatırmak gerekiyor. CHP Suriye siyasetini baştan itibaren AK Parti’nin söyleyip yaptıklarının tersini söylemek üzerine kurdu. Erdoğan 2016’dan, 15 Temmuz’dan sonra, Suriye siyasetinde bunun PKK ile mücadele yönteminde değişikliğe gitti. CHP yönetiminin Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte önünde sadece Suriye değil, bütün bölgesel siyaset çizgisini gözden geçirme fırsatı var önünde. Değerlendirip değerlendiremeyeceğini göreceğiz.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: dem parti, Kobani, PKK

OKUMAYA DEVAM EDİN

HTŞ Suriye’de iktidara yürüdü, iktidarda durabilecek mi?
Göktaş, Taşkesenlioğlu ve başka derin devlet senaryoları
ABD seçimleri ve Türkiye: Mükemmel Fırtına kapıda mı?
  • İki Toplantıdan Üç Fotoğrafla Terörsüz Türkiye Sürecinin Hâl Özeti28 Ocak 2026
  • AB’nin Stratejik Körlüğü: Made in Europe ve Türkiye28 Ocak 2026
  • Barışın Geleceği: Büyük Güçler mi, Orta Güçler mi?27 Ocak 2026
  • Kobani’de Başladı, Kobani’de Bitecek Gibi27 Ocak 2026
  • ABD İran’ı Vuracak mı? Rejim Değişecek mi?26 Ocak 2026
  • Miçotakis Erdoğan’la Görüşmeye Gelirken Casus Belli mi?26 Ocak 2026
  • Bahçeli’nin Sonuç Vermesi Mümkün Ahmet Özer Tepkisi ve İmamoğlu Açısı26 Ocak 2026
  • Suriye, SDG’ye Verdiği Süreyi, IŞİD Nakli Nedeniyle 15 Gün Uzattı25 Ocak 2026
  • Bahçeli, Erdoğan’la Emekli Maaşını Konuşmadıysa Ne Konuştu?23 Ocak 2026
  • Üç Yıllık Lisans Modeli: Yoğunlaştırılmış mı, Sıkıştırılmış mı?23 Ocak 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP