Categories: Siyaset

İsrail Gerçekten Türkiye’ye Saldıracak Kadar Çıldırmış Olabilir mi?

Beyaz Saray’da toplu ayin yapmak üzere ABD’nin çeşitli bölgelerinden gelen Evanjelist papazlar, Trump’ın lider olarak Tanrı tarafından görevlendirilmiş olduğuna, ABD’de “Yahudi-Hristiyan değerlerinin” korunması gerektiğine ve Trump’ın bu değerleri savunan “en iman yanlısı başkan” olduğuna dair ifadeler dile getirdiler. İsrail’in ABD’deki Trump yönetiminin dış politikada “Önce Amerika” sloganına rağmen, artık içeride de soruna yol açtığı anlaşılan “Önce İsrail” ilkesine güvenip bir çılgınlık yapmasına  Ankara’nın hazırlıklı olduğunu söyleyebiliriz. (Foto: Ekran Görseli)

ABD Başkanı Donald Trump  işbaşına geldiğinden bu yana, dünyaya ABD’nin son yüz yıldır saklamaya çalıştığı karanlık yüzünü gösteriyor. Bunu da İsrail lobisinin ve onlarla bağlantılı, kendilerine “Hristiyan Siyonistleri” diyen dinci-gerici kitlelerin iç ve dış politika desteğiyle yapıyor. Kendilerinin icat ettiği ve tamamen -kendi çıkarlarına göre eğip büktükleri katı Yahudi-Hristiyan şeriatı dışında kural tanımayan bu zorbalığın iç politikadaki bir yansımasını özel kalem müdürü tarafından yayınlanan Oval Ofis’te toplu dua ayiniyle gördük.

Dün Wall Street Journal’in sağ Siyonist yazarlarından (ki artık olmayan parmakla sayılıyor ABD ana akım medyasında) Bradley Martin, İran’dan sonra ABD-İsrail ittifakının “Türkiye’nin İran’ın yerini almamasını sağlaması” gerektiğini yazdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçenlerde Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi ağırlarken, Yunanistan, Güney Kıbrıs’ı da atarak bölgede “yükselen Sünni tehlikeden” bahsetmiş hemen arkasından eski Başbakan Naftali Benett daha da ileri giderek “Türkiye tehlikesinden” söz etmişti.

İsrail Bu Kadar Çıldırmış Olabilir mi?

Arkasına ABD’nin sınırsız sandığı siyasi, askeri ve mali desteğini almış olan Netanyahu yönetimindeki İsrail gerçekten Türkiye’ye saldırmayan cüret edecek kadar çıldırmış olabilir mi?

Ankara’nın kendisini İran füzesinden koruyan NATO şemsiyesine, Rusya-Ukrayna savaşıyla Türkiye’nin NATO’da artan rolüne  filan rağmen, İsrail’in ABD’deki Trump yönetiminin dış politikada “Önce Amerika” sloganına rağmen, artık içeride de soruna yol açtığı anlaşılan “Önce İsrail” ilkesine güvenip bir çılgınlık yapmasına hazırlıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Bunu nereden mi anlıyoruz?

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına yönelik tokalaşarak Terörsüz Türkiye sürecinin açılışını yapmasının gölgesinde kalan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024 TBMM açılış konuşmasındaki şu sözlerinden.

Erdoğan ve “Vadedilmiş Topraklar”

Erdoğan şunları söylemişti:

– “Vadedilmiş topraklar” hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dinî bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. Şu anda bütün hesap bunun üzerinedir.
– “Türkiye içindeki bazı İsrail dostlarının, bazı Siyonist severlerin, gönüllü veya paralı Siyonizm propagandası yapan aparatların anlamadığı işte budur.
– Birileri ısrarla görmek istemese de Netanyahu hükûmeti, Anadolu’yu da içine alan bir ham hayal kurmakta, ütopya peşinde koşmakta, bu niyetlerini de çeşitli vesilelerle ifşa etmektedir.”

Herhalde Erdoğan da o zaman Trump yönetimindeki ABD’nin İsrail ısrarı ve dolduruşuyla İran’a saldıracağını tahmin etmemiş ki Filistin ve Lübnan ardından “dini fanatizm” ile Türkiye’ye göz dikeceğini söylemiş.

Ankara’nın son dönemde askeri sanayide ABD’den özerkleşme çabalarının bir ölçüde İsrail yönetiminden gelecek bir çılgınlık hesabıyla yaptığını söyleyebiliriz.

35 Yıl Önce İsrail ve Ortadoğu

Neden mi 35 yıl?

Sovyetler Birliğinin çöküşünü referans aldığım için.

35 yıl önce 1991 ve 1990’ların başlarında İsrail’e -değişen dozlarda hasım ya da düşman olan Müslüman bölge ülkelerini Batı’dan Doğu’ya hatırlayalım: Fas, Cezayir, Tunus, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Suriye, Irak ve İran. O tarihlerde İsrail’e hasım ya da düşman olmayan tek bölge ülkesi Türkiye idi.

35 yıl sonra, İran dışında hepsi, ABD önceliğindeki işgaller, desteklenen iç karışıklık ve isyanlar, suikastlar sonucu, yani zor yoluyla hizaya sokulmuş durumdadır. Bugün bölgede İran ve İran etkisindeki Yemen dışında, İsrail hizasına girmeyen ve girmeyi reddeden tek ülke Türkiye kalmıştır.

Bu tarihi olgu karşısında ve Türkiye’nin böyle bir çılgınlığı stratejik hesaplarına kattığı bilgisiyle, tekrar soralım:

İsrail gerçekten Türkiye’ye saldıracak kadar çıldırmış olabilir mi?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

ABD seçimleri: Trump fena kaybetti. Türkiye nasıl etkilenir?

ABD ara seçimlerinde Demokratlar, Başkan Donald Trump'ı hezimete uğrattı. Sonuçların hem dünya hem Türkiye-ABD ilişkilerinde…

3 saat ago

Gürlek: Üst bürokrasiye sızılmış. Kimse makamına güvenmesin.

Adalet Bakanı Akın Gürlek fon krizinin üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç örgütünün…

1 gün ago

Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular

Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…

2 gün ago

Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?

Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…

2 gün ago

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…

2 gün ago

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

3 gün ago