Categories: EkonomiSiyaset

Gıda Fiyatları ve Tarım Sorunu: Toprak Değil, Beka Meselesi

Son on yılda yaklaşık 2,7 milyon hektar, yani yaklaşık 4,5 İstanbul büyüklüğünde bir alan, tarım üretiminin dışında kaldı. Son yirmi yılda tarım dışına çıkan kişi sayısı 600 bine yaklaştı. (Foto: Maxim Berg on Unsplash)

Merkez Bankası’na göre gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artış enflasyon hedeflerinin tutmamasının birinci nedeni. ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşı nedeniyle artan petrol fiyatları tarım ve hayvancılıktaki girdi fiyatlarını daha da artırıyor.

Tarım sektörüyle az çok hemhal olanların son yıllardaki ana gündem maddelerinden biri de kaybolan tarım arazileri. Bir başka ifadeyle, imar ve rant hırsına kurban edilen, betona feda edilen bereketli topraklarımız.

Hukuki prosedüre göre, bir tarım arazisinin imara açılabilmesi için “alternatif alan bulunamaması” ve valilik bünyesindeki Toprak Koruma Kurulu’ndan “kamu yararı” kararı çıkması şarttır. Peki, ülkemizde çarklar gerçekten böyle mi işliyor? Maalesef hayır. Kısa vadeli çıkarlar uğruna paha biçilemez araziler heba ediliyor.

Burada hemen şu soruyu sormak lazım: Tek suçlu yönetenler mi? Vatandaşın hiç mi günahı yok? Ama tarım ve hayvancılık gerçekten para kazandırsa, yüksek maliyetler çiftçinin belini bükmese, kim toprağının imara açılmasını ister? Kim verimli arazide apartmanların yükselmesini, havasının kirlenmesini, huzurunun kaçmasını tercih eder? Eminim ki vatandaşlarımızın yüzde 95’i bu yolu mecburiyetten seçiyor.

Toprak mı, Arsa mı?

Milletçe toprağa bakışımızda trajik bir paradoks var. Bir yandan Aşık Veysel’in diliyle toprağı “sadık yar” görüyor, onu kutsal sayıyoruz; diğer yandan hızlı zenginleşme aracı olarak “arsa” kültürünü, üretici kimliğimizin önüne koyuyoruz. Bu, ciddi bir özeleştiri gerektiren toplumsal bir dönüşümdür. Artık “üretmek” yerine “rant elde etmek” zihinlere baskın hâle geldi.

Rakamlar bu acı tabloyu tüm çıplaklığıyla özetliyor:

  • Kaybedilen Alan: Son on yılda yaklaşık 27,8 milyon dekar (2,7 milyon hektar) tarım arazisi üretimden koptu.
  • Vahametin Boyutu: Bu miktar, tam 4,5 İstanbul büyüklüğünde bir alanın artık ekilmediği anlamına geliyor.

Büyükşehir Yasası ve Tarımdan Kaçış

Bu çöküşün elbette pek çok nedeni var, ancak benim de TBMM çatısı altında milletvekili olduğum dönemde yasalaşan “Büyükşehir Kanunu” bu sürecin en büyük tetikleyicilerinden biri oldu. Binlerce köyün bir gecede “mahalle” statüsüne geçmesi, mera ve tarım arazilerinin imar planlarına dahil edilmesini hukuken kolaylaştırdı.

Son yirmi yılda tarım dışına çıkan kişi sayısı 600 bini buldu. Keşke bu insanlar sanayileşip fabrikalarda iş sahibi oldukları için toprağı bıraksalardı; ama gerçek bu değil. Girdi maliyetlerindeki durdurulamaz artış, çiftçiyi toprağına küstürdü. Tarlasından ayda 30 bin TL gelir elde edemeyen bir vatandaş, müteahhide verdiğinde milyonlarca lira kazanacağını görünce -bile isteye- üretimden vazgeçiyor. Fakat asıl mesele, vatandaşı bu çıkmaza sürükleyen sistemdir.

Borç Sarmalı ve Gıda Güvenliği

Hükümet, kendi çıkardığı Tarım Kanunu’na bile uymuyor. 2006 yılında çıkan yasaya göre tarıma ayrılması gereken destek miktarı GSYH’nin %1’inden az olamazdı. 2025 yılı verilerine bakalım:

  • Verilmesi gereken destek: 615 milyar TL.
  • Verilen destek: 135 milyar TL.

Bu uçurumun sonucu ise devasa bir borç yükü. Çiftçinin bankalara olan borcu bir yılda 869 milyar liradan 940 milyar liraya fırladı. Takipteki borçlar ise iki katından fazla artarak 8 milyar liraya ulaştı.

Sonuç olarak; Üretmeyenin tükendiği bir dünyada işimiz her geçen gün zorlaşıyor. Yarın bir gün pandemi benzeri küresel bir felaket kapıyı tekrar çaldığında, gıda egemenliğini yitirmiş ülkelerin hali perişan olacak.

Unutmayalım; tarım arazilerini korumak sadece bir çevre meselesi değil, doğrudan bir millî bekâ meselesidir.

Faik Tunay

Siyasetçi - Tarımcı

Recent Posts

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

15 saat ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

19 saat ago

Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…

3 gün ago

İsrail’in acı gerçeği: Netanyahu güç kaybetse de gitmesi zor görünüyor

Netanyahu seçimlerde oy kaybına uğrasa da ilk sırada çıktı. Koalisyon kurması zor ama yeni seçime…

4 gün ago

Fon krizi: Pasifik Holding yönetimine tedbir dün kondu, bugün kaldırıldı

AK Parti milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşinin başında olduğu Pasifik Holding yöneticilerinin mal varlığına konulan tedbir…

5 gün ago

Saral’ın istifası Aliyev’i kesmedi. Ankara, Bakü’yü yatıştırma çabasında

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanı Saral'ı istifa ettirmesiyle de yatışmamış görünüyor. Bahçeli devreye girdi.

5 gün ago