Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Gıda Fiyatları ve Tarım Sorunu: Toprak Değil, Beka Meselesi

Yazar: Faik Tunay / 21 Mart 2026, Cumartesi / Oda: Ekonomi, Siyaset

Son on yılda yaklaşık 2,7 milyon hektar, yani yaklaşık 4,5 İstanbul büyüklüğünde bir alan, tarım üretiminin dışında kaldı. Son yirmi yılda tarım dışına çıkan kişi sayısı 600 bine yaklaştı. (Foto: Maxim Berg on Unsplash)

Merkez Bankası’na göre gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artış enflasyon hedeflerinin tutmamasının birinci nedeni. ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşı nedeniyle artan petrol fiyatları tarım ve hayvancılıktaki girdi fiyatlarını daha da artırıyor.

Tarım sektörüyle az çok hemhal olanların son yıllardaki ana gündem maddelerinden biri de kaybolan tarım arazileri. Bir başka ifadeyle, imar ve rant hırsına kurban edilen, betona feda edilen bereketli topraklarımız.

Hukuki prosedüre göre, bir tarım arazisinin imara açılabilmesi için “alternatif alan bulunamaması” ve valilik bünyesindeki Toprak Koruma Kurulu’ndan “kamu yararı” kararı çıkması şarttır. Peki, ülkemizde çarklar gerçekten böyle mi işliyor? Maalesef hayır. Kısa vadeli çıkarlar uğruna paha biçilemez araziler heba ediliyor.

Burada hemen şu soruyu sormak lazım: Tek suçlu yönetenler mi? Vatandaşın hiç mi günahı yok? Ama tarım ve hayvancılık gerçekten para kazandırsa, yüksek maliyetler çiftçinin belini bükmese, kim toprağının imara açılmasını ister? Kim verimli arazide apartmanların yükselmesini, havasının kirlenmesini, huzurunun kaçmasını tercih eder? Eminim ki vatandaşlarımızın yüzde 95’i bu yolu mecburiyetten seçiyor.

Toprak mı, Arsa mı?

Milletçe toprağa bakışımızda trajik bir paradoks var. Bir yandan Aşık Veysel’in diliyle toprağı “sadık yar” görüyor, onu kutsal sayıyoruz; diğer yandan hızlı zenginleşme aracı olarak “arsa” kültürünü, üretici kimliğimizin önüne koyuyoruz. Bu, ciddi bir özeleştiri gerektiren toplumsal bir dönüşümdür. Artık “üretmek” yerine “rant elde etmek” zihinlere baskın hâle geldi.

Rakamlar bu acı tabloyu tüm çıplaklığıyla özetliyor:

  • Kaybedilen Alan: Son on yılda yaklaşık 27,8 milyon dekar (2,7 milyon hektar) tarım arazisi üretimden koptu.
  • Vahametin Boyutu: Bu miktar, tam 4,5 İstanbul büyüklüğünde bir alanın artık ekilmediği anlamına geliyor.

Büyükşehir Yasası ve Tarımdan Kaçış

Bu çöküşün elbette pek çok nedeni var, ancak benim de TBMM çatısı altında milletvekili olduğum dönemde yasalaşan “Büyükşehir Kanunu” bu sürecin en büyük tetikleyicilerinden biri oldu. Binlerce köyün bir gecede “mahalle” statüsüne geçmesi, mera ve tarım arazilerinin imar planlarına dahil edilmesini hukuken kolaylaştırdı.

Son yirmi yılda tarım dışına çıkan kişi sayısı 600 bini buldu. Keşke bu insanlar sanayileşip fabrikalarda iş sahibi oldukları için toprağı bıraksalardı; ama gerçek bu değil. Girdi maliyetlerindeki durdurulamaz artış, çiftçiyi toprağına küstürdü. Tarlasından ayda 30 bin TL gelir elde edemeyen bir vatandaş, müteahhide verdiğinde milyonlarca lira kazanacağını görünce -bile isteye- üretimden vazgeçiyor. Fakat asıl mesele, vatandaşı bu çıkmaza sürükleyen sistemdir.

Borç Sarmalı ve Gıda Güvenliği

Hükümet, kendi çıkardığı Tarım Kanunu’na bile uymuyor. 2006 yılında çıkan yasaya göre tarıma ayrılması gereken destek miktarı GSYH’nin %1’inden az olamazdı. 2025 yılı verilerine bakalım:

  • Verilmesi gereken destek: 615 milyar TL.
  • Verilen destek: 135 milyar TL.

Bu uçurumun sonucu ise devasa bir borç yükü. Çiftçinin bankalara olan borcu bir yılda 869 milyar liradan 940 milyar liraya fırladı. Takipteki borçlar ise iki katından fazla artarak 8 milyar liraya ulaştı.

Sonuç olarak; Üretmeyenin tükendiği bir dünyada işimiz her geçen gün zorlaşıyor. Yarın bir gün pandemi benzeri küresel bir felaket kapıyı tekrar çaldığında, gıda egemenliğini yitirmiş ülkelerin hali perişan olacak.

Unutmayalım; tarım arazilerini korumak sadece bir çevre meselesi değil, doğrudan bir millî bekâ meselesidir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: enflasyon, gıda fiyatları, tarım arazileri, tarımsal üretim

OKUMAYA DEVAM EDİN

Trump’ı vurana terörist diyememek ve Batı’yı bekleyen kriz
O fotoğraf, bir hesaplaşma ve fenafillah makamı
Mazlum Abdi İmralı’ya getirilip Öcalan’la görüştürüldü mü?
  • Yargının Melih Gökçek’le imtihanı: suç örgütü soruşturması açılacak mı?1 Eylül 2026
  • Yılmaz Büyükerşen: sıfırdan bir üniversite, yeniden bir şehir kurmak1 Eylül 2026
  • Fidan: Netanyahu canisi artık durdurulmalı. İsrail’e de zarar veriyor31 Ağustos 2026
  • Kazak petrolünde yeni rota: Hazar-Azerbaycan-Türkiye seçeneği31 Ağustos 2026
  • Barışın Önündeki Görünmeyen Tehlike: Savaş Ekonomisi31 Ağustos 2026
  • Kıbrıs-Türkiye seferini yapan feribot battı, ölenler var30 Ağustos 2026
  • 30 Ağustos hem dış hem iç düşmanlara karşı bir zaferdir30 Ağustos 2026
  • İtalya’dan Avrupa’ya Yayılan Voleybol Aklı30 Ağustos 2026
  • Türkiye’nin İlk Deniz Millî Parkları ve COP31’e Giderken Sınavı29 Ağustos 2026
  • Sırbistan, “Bosna kasabı” Mladiç’i Kahramanlaştırırken Avrupa Susuyor29 Ağustos 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP