Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı’ndan savaş gemileri eşliğinde geçiyor. Çoğu Batılı ülke İran’a Boğazı açık tutma baskısı yaparken ABD ile birlikte savaşı başlatan İsrail’e de dur demiyor.
ABD-İsrail ittifakının lider kadroları öldürünce rejimin kısa sürede devrileceği hesabıyla kısa süreceğini tahmin ettiği İran savaşı dördüncü haftasına girdi. Savaş kısa sürseydi, hedeflenen yeni İran rejimin zaten ABD ile iyi geçineceği garanti sayıldığından Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerle petrol ve doğal gaz akışını da aksatmayacaktı.
Hesaplar tutmadı. 21 Mart Nevruz Bayramı’na kadar biteceği hesaplanan savaş, Nevruz günü yeni bir aşamaya erişti. İsrail, İran’ın nükleer santrallerinden birinin bulunduğu Natanz’a füze atınca İran da İsrail’in nükleer santrallerinden birinin bulunduğu Dimona’ya füze attı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hava savunma sistemlerinin çalışmadığını “Zor bir gece” diye itiraf etti. ABD Başkanı Donald Trump İran’a 48 saat süre verdi, yoksa enerji tesislerini yerle bir edecekti. İran da karşılık olarak ittifakın enerji, bilişim ve su arıtma tesislerini vuracağı tehdidini savurdu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Körfez’deki havanın savaşın daha 2-3 hafta devam edebileceği yönünde olduğunu aktarsa da, kendisini bu tahmine bağlamak istemiyor. Fidan, İran’ın füzeleri devam ederse Körfez ülkelerinin de “karşı tedbir” alabileceğini söylemiş ki bu da Katar, BAE gibi ülkelerin de (ABD’ye üs vermelerine ek olarak) İran’ın kritik hedeflerine saldırabileceği anlamına geliyor. Bu savaşı hem uzatacak hem de daha da yayacak bir gelişme olur.
Bu arada 22 ülke (*) bildiri yayınlayarak Hürmüz Boğazı’nı “açık tutma” çabalarında ABD’ye yardımcı olmak istediklerini beyan edip İran’ı Hürmüz Boğazı’nı engellememeye çağırdı; çarklar petrolle dönüyordu.
Bildiri daha çok kendilerini NATO’yu dağıtmakla tehdit eden Trump’ı nafile sakinleştirme çabası gibi duruyor.
O ülkelerin arasında başından bu yana savaşa ve savaşta saf tutmaya karşı duran Türkiye’nin ve İspanya’nın bulunmamasını olumlu bir ayrıntı olarak kaydediyoruz.
İran’a dur diyen çok ama savaşı başlatan ABD ve İsrail’e de dur demiyor, diyemiyorlar; kendi ülkelerinde savaşa karşı yükselen protestolara rağmen.
İsrail’e laf söyleme korkusunun son örneğini Riyad toplantısında da gördük: Körfez’in petrol otokrasileri İran’ın kendilerine füze attığı için kınıyor (özellikle Katar’ın zararının 20 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor) ama savaşı başlatan ABD-İsrail ikilisine dur diyemiyorlar. O toplantıda Türkiye olmasa, İsrail’in adı dahi anılmayacaktı.
Gerçi İran “Hürmüz bize saldıran ülkelere riskli, saldırmayanlara açık” diyor ama, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, savaş öncesi Körfez’den günlük 20 milyon varil olan petrol arzında 11 milyon varil kayıp olduğunu söylüyor. Hürriyet’te Sefer Levent, günlük maliyeti şimdilik 2 milyar dolara yükselen krizle başa çıkabilmek için yoğun diplomasi yürütüldüğünü, ABD’den Çin’e, Norveç’ten Türkiye’ye ülke ve kuruluşların içinde yer aldığı diplomasiyi anlatmış.
Son tırmanıştan önce de petrolün varil fiyatı ABD-İsrail saldırısının başladığı 28 Şubat gününe göre yüzde 50 artışla 20 Mart’ta 108 dolara fırlamıştı; 22 Mart itibarıyla 112 dolar.
20 Mart’ta Türkiye’de petrole ağır bir zam gelmişti. Savaş uzarsa, sıkıntı büyüyecek gibi.
(*) İsrail’e tek söz etmeden, İran’ın tehdidine karşı ABD’nin “Hürmüz Boğazı’nı açık tutma” çabasına destek açıklayan ülkeler şunlar: İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, BAE, Bahreyn, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya, Litvanya ve Avustralya.
Dünyanın büyük güçleri arasında enerji krizine en hazırlıklı ülke hangisi diye sorulsa, çoğu kişinin aklına…
Merkez Bankası'na göre gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artış enflasyon hedeflerinin tutmamasının birinci nedeni. ABD-İsrail’in başlattığı İran…
Hükümet, Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan 20 Mart 2026’da motorine şimdiye kadarki en ağır zamlardan…
Destansı Öfke, ABD’nin İsrail’le başlattığı İran savaşındaki askeri operasyona verdiği isim. Devletler, giriştikleri askeri harekatlara…
Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde İran savaşındaki gelişmeleri görüşmek üzere 18 Mart’ta toplanan “bölge ülkeleri” dışişleri…
Bazen dünya tarihini değiştiren gelişmeler manşetlere büyük harflerle girmez. Sessiz başlar, kenarda kalır, ama etkisi…