

Trump’ın İran’a saldırma tehdidini ikinci defa ertelemesi, ikinci kez geri adım atması anlamına geliyor. Kararın arka planında 6 neden var. (Foto: White House)
ABD Başkanı Donald Trump, 26 Mart akşamı ani bir kararla, Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmazsa İran’ın enerji altyapısını tahrip etme tehdidini 6 Nisan’a erteledi. Bu Trump’ın İran tehdidini ikinci kez ertelemesi. Trump daha önce İran, İsrail’in enerji terminalini vurmasına yanıt olarak Katar’daki terminali vurunca Trump 48 saat mühlet tanımıştı. 23 Haziran’da dolacak bu sürenin bitimine az kala “İran ile görüşüyoruz, ilerleme var” diyerek 5 gün ertelemişti. İran görüştüklerini inkâr etmişti. O süre de 28 Mart Cumartesi öğle saatlerinde dolacakken Trump yeni erteleme kararını açıkladı.
Trump, Truth Social mecrasında yaptığı duyuruda, kararına gerekçe olarak, “çok verimli” görüşmelerin devam ettiği İranlıların ricasını gerekçe gösterdi.
ABD Başkanı’nın İsrail ile başlattığı İran savaşı birinci ayını doldururken bu ikinci geri adımı atmasının arkasında birden fazla gerekçe olduğu görülebiliyor.
6 Nisan’a 6 Gerekçe
1- İranlıların ricası: İranlılar reddetse de Pakistan aracılığıyla ve Türkiye ile Mısır’ın katkısıyla ABD-İran görüşmelerine dair haberler var. Bu defa Trump’ın söylediği doğru olabilir.
2- Enerji Piyasalarındaki Panik: Hürmüz Boğazı’nda İran’ın engellemesiyle ortaya çıkan enerji krizi küresel enflasyonu tetikleme riski taşımaya başladı. Erteleme piyasalara biraz nefes aldırma amacı taşıyor olabilir.
3- İran’ın Misilleme Tehdidi: İran, kendi enerji tesislerinin vurulması durumunda bölgedeki tüm ABD üslerini, İsrail altyapısını ve Körfez ülkelerindeki petrol, hatta su arıtma tesislerini vuracağını ilan etti. Petrol zengini Arap monarşileri Trump’tan İran’ı daha fazla kışkırtmamasını istemiş olabilir.
İç Politika Sıkıntıları
4- Yeni Operasyon hazırlığı: İsrail, ABD’yi kara operasyonuna zorluyor. ABD’nin özel harekât birliklerini bölgeye gönderdiği bildiriliyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı mayınlaması ihtimaline karşı CENTCOM takviye ediliyor. Pentagon birlik takviyesi için süre istemiş olabilir.
5- NATO’yu İkna Zorluğu: NATO’nun Avrupalı üyelerinin İran’la savaşa girmek istememesi Trump’ı kızdırıyor; daha bir gün önce bunu açıkça söyledi. Tehdit sürecini uzatması, müttefikleri ikna etmek için zaman kazanma niyetini gösteriyor olabilir.
6- İç Siyaset Zorlukları: Önceki gün yönetimle toplanan Temsilciler Meclisi üyeleri, İran’a kara birliği göndermeye karşı olduklarını söylediler. Trump ise ne alabilirse alıp onu zafer ilan ederek -İsrail’in itirazına rağmen- savaşı bitirip Kasım 2026 ara seçimlerini kazanmaya odaklanmak istiyor. Dolayısıyla İran’a gerekirse birtakım tavizler verip tavizler alarak savaşı kara birliklerine ihtiyaç olmadan gerçekten bitirmek istiyor olabilir.
Türkiye’nin Konumu ve Tutumu
Analistler, eğer 6 Nisan’da da bir uzlaşı çıkmaz ve Hürmüz tamamen kapanırsa petrolün varil fiyatının 120-150 dolara çıkabileceği, bunun da küresel ölçekte “stagflasyonu” (durgunluk içinde enflasyon) tetikleyebileceği görüşünde.
Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, Türkiye’nin yıllık enerji faturasına milyarlarca dolarlık ek yük bindiriyor. Hükümetin yüzde 75 oranında uyguladığı “eşel mobil” sistemi, petroldeki artışın pompa fiyatına yansımaması için ÖTV rezervini kullanıyordu, ama onun da tükenmekte olduğu haberleri var.
Sorun sadece enerjide değil. Reuters ajansı, İran savaşının 28 Şubat’ta başlamasından bu yana Türkiye’nin altın rezervlerinden 50 ton sattığını, rezervin 772 tona düştüğünü yazdı; bu 2018’den bu yana en düşük düzey. Merkez Bankası’nın da yüklü miktarda döviz sattığı bildiriliyor.
İran savaşının çıkması, PKK’nın silah bırakma ve mevzilerden çekilme taahhüdünü aksatması ve dolayısıyla Terörsüz Türkiye sürecini yavaşlatacak gibi duruyor.
Türkiye’nin çıkarı savaştan kaçınma ve bir an önce bitmesine katkı sağlamaktan geçiyor. Türkiye bu savaştan kaçındığı ölçüde savaş sonrasında bölgedeki etkisini artıracaktır.


