MHP lideri Bahçeli “seçim zamanında” diyor ama bunun Erdoğan’ın yeniden aday olmasına engel olduğunu da biliyor. Bu ikilemi aşmak mevcut koşulların değişimine, yeni senaryolara bağlı.
MHP lideri Devlet Bahçeli 14 Nisan’da partisinin TBMM grubuna hitabında “Ara seçim yok, seçim zamanındadır” dedi.
Bahçeli bu çıkışı, CHP lideri Özgür Özel’in ısrarlı “Ara seçim, olmazsa erken seçim” taleplerine karşı yaptı.
Beş gün önce AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de “Doğru bir şekilde zamanında yapılmalı” demişti.
Oysa bir süre önce AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, seçim erkene alınacaksa, “mevsimsel olarak” en uygun zamanın Kasım 2027 olduğunu söylemişti.Erken seçim, Meclis kararıyla oluyor; mâlum ve Meclis’te 360 oy bulunup da erken seçim kararı alındığında, Anayasa’nın 116’ncı maddesine göre Cumhurbaşkanı son dönemini yapmamış sayılarak yeniden aday olabiliyor.
Seçim zamanında yapılırsa yeniden aday olamıyor; yani o zamana dek Anayasa değişmezse olamıyor.
Oysa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeniden aday olmak, yeniden seçilmek istiyor. Bu ise “O vazgeçse biz vazgeçmeyiz” çizgisindeki Bahçeli’yi ikilemde bırakmış görünüyor.
O zaman iki ihtimal var:
Bahçeli böylelikle de Erdoğan’ın yeniden adaylığını ve yeniden seçilmesini tehlikeye atmak istemez. Yüzde 50+1 eşikli Türk tipi başkanlık sistemiyle MHP, iktidarın hiçbir tasarrufunda yasal sorumluluğu bulunmamasına karşı en stratejik adımlarda, siyaset, bürokrasi ve yargıdaki bazı kritik atamalarda söz sahibi olabiliyor yıllardır.
Ama mevcut koşullarda;
Bu çelişkiyi sorgulamak meşrudur.
Bu çelişkinin giderilmesi ise ancak bir halde mümkündür, o da mevcut koşulların değiştirilmesidir.
Dolayısıyla Bahçeli eğer sırf Özel’in gündeme getirdiği konuyu gündemden düşürmek için “seçim zamanındadır” demediyse, Erdoğan’ın başta kalması için mevcut koşulların değiştirilmesinden söz etmektedir.
Muhtemel yeni seçim senaryoları için zemini tanımlamak lazım:
Anayasa bugünler düşünülerek hazırlanmış mayın tarlalarıyla dolu.
Peki, 360 nasıl bulunacak? AK Parti ve MHP’nin oyları yetmiyor. Meclis’te az sandalyeyle temsil edilen partilerin vekilleri transfer edilse de yetmiyor.
Bu durumda ya DEM Parti bir şekilde razı edilecek; DEM Parti’nin talepleri ise gayet açık.
Ya da iktidar, mutlak butlan davasının onaylanıp Özel yönetimin düşürülmesiyle CHP’nin tutum değiştireceğini, Erdoğan’ı yeniden aday yapacak erken seçime onay verebileceğini hesaplıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun buna cevaz vereceği yolunda bir beyanı olmadı; zaten böyle bir adım CHP’nin çöküşü olur.
Ama Erdoğan’ın görev süresini hiç seçime gitme gereği olmadan uzatacak bir formül daha var.
Çok riskli, Türkiye’yi büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakabilecek bir formül ama kâğıt üzerinde var:
Buna AK Parti mi “evet” der, DEM mi, CHP mi, MHP mi “evet” der? Kim derse desin, Türkiye’yi (meşru müdafaa hali ayrı) siyasi nedenlerle savaşa sokmanın sorumluluğunu taşır.
Tabii şu soru hâlâ geçerli: madem CHP batıyor, AK Parti ve MHP neden ekonomi daha da kötüleşmeden erken seçim istemiyor?
Son günlerde küresel enerji piyasaları yeniden hareketleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji…
Dünyanın dört bir yanındaki veri merkezleri, son günlerde beklenmedik bir sınav verdi. ABD, İsrail ve…
Zorlu bir süreçteyiz. Bir yandan Macaristan seçimlerinde yenilenin sadece Viktor Orban’ın tek adam yönetimi olmadığını,…
Tarihte bazı dönemler vardır; enerji artık sadece ekonomik bir meta olmaktan çıkar, jeopolitik düzenin belirleyici…
Macaristan’da 12 Nisan’da yapılan parlamento seçimlerinde ülkeyi 16 yıldır yöneten Başbakan Victor Orban ağır bir…
ABD ile İran arasında Pakistan’daki görüşmelerin ilk turundan sonuç çıkmayacağının anlaşıldığı 11 Nisan akşam saatlerinde…