Siyaset

İsrail İran’da Kürtleri Kışkırtamayınca Sinirinden Türkiye’yle Uğraşıyor

İsrail Başbakanı Netanyahu, sağında Savunma Bakanı Katz ile birlikte Kasım 2025’te askeri üniformalar içinde Suriye işgal bölgesindeki birlikleri denetlerken görülüyor. İsrail’in Türkiye ve Kürtleri kışkırtmayı amaçlayan son hamleleri, İran hesaplarının tutmamasının hırçınlığından kaynaklanıyor. (Foto: X/Katz)

ABD ile İran arasında Pakistan’daki görüşmelerin ilk turundan sonuç çıkmayacağının anlaşıldığı 11 Nisan akşam saatlerinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu X hesabından yayınladığı mesajında hem Türkiye hem de Kürtlere sataşıyordu:
• “İsrail, benim liderliğim altında, İran’ın terör rejimiyle ve onun uzantılarıyla savaşmaya devam edecek; aksine Erdoğan ise onlara yardım ediyor ve hatta kendi Kürt vatandaşlarını katlediyor.” (*)
Mesajın ilk kısmını anladık. Netanyahu, “Lübnan ve Filistin’i işgale ABD İran’a söz verse de devam edeceğim,” diyordu. Mesaj aslında ABD Başkanı Donald Trump’a idi.
Trump’a ikinci mesajı ise cümlenin ikinci yarısındaydı: Netanyahu, Erdoğan’ı Avrupalı NATO müttefiklerinden ayrı yerde tutan Trump’a Erdoğan’ı şikâyet ediyordu: Erdoğan’ı İran ve “uzantılarına” yardım etmekle suçluyordu da Kürtler neden bu mesajda yer alıyordu?

Yetmeyince Muhalefete de Kışkırtma

Herhalde Netanyahu’nun yetersiz kaldığına inanıyordu ki geçenlerde İsrail parlamentosunda Filistinli esirlerin idamı kararı sonrası şampanya patlatmaya kalkan Savunma Bakanı Yisrael Katz, Başbakanından 1,5 saat sonra, gece saat 9.45’te ve Türkçe olarak şu mesajı yayınladı:
• Türkiye Cumhurbaşkanı, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor.
Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor. İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek.
Katz, X mesajında Erdoğan’ın yanı sıra üç ismi daha etiketlemiş: Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş. “Madem Erdoğan’a karşısınız, bana destek verin?” der gibi bir sığlık içinde.
Netanyahu da, Katz da hem hükümetten hem de bu iç isim dahil muhalefetten hak ettikleri yanıtı aldı: Türkiye’de kimsenin daha Gazze’nin kanından elini yıkamamış İsrail’den alacağı bir ders yoktu.

Kürtler ve Füzeler

Bu mesaj Netanyahu yönetimin ABD’yi de kışkırtarak ortak ettiği İran savaşında ne kadar ciddi bir sıkışma içinde olduğunun itirafı gibi.
• Meğer İsrail, İran’dan fırlatılan füzelere NATO’nun değil Türkiye’nin karşılık vermesini beklermiş. Burada NATO ve ABD’ye bir sitem de gizli; Türkiye’yle müttefik dayanışması gösterdiklerinden dolayı belki de.
• Meğer İsrail böylelikle Türkiye’nin de İran’a karşı savaşa girmesini beklermiş. Tıpkı Körfez’deki Arap ülkelerinin İran’dan füze saldırılarına karşılık vermesini istediği gibi…
• Meğer Türkiye’nin başından beri Hamas’ın İsrail’e saldırıp yeni katliamlara zemin vermemesi için MİT üzerinden devrede olmasından rahatsızmış.
• Meğer İsrail, Türkiye’nin son zamanlarda izlediği Kürt politikasından da rahatsızmış; adını anmasa da PKK’nın silah bırakması üzerinden Kürt sorununa TBMM çatısı altında siyasi çözüm arayışından da rahatsızmış.
Suriye’de PKK kontrolünde İran, Irak ve Türkiye’yi hep diken üstünde tutacak Kürt devleti kurdurma planı suya düşünce…
Üstüne bir de ABD’ye silahlı Kürt örgütlerini İran’da kullandırma planı -Türkiye’nin de çabalarıyla- suya düşünce, belli ki çok sinirlenmişler.

Terörsüz Türkiye’nin Önemi

İsrail yöneticilerinin hesaplarının tutmamasından kaynaklanan bu hırçınlığı da tutmadı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan AK Partiye dek bütün iktidar cephesinin sert tepki vermesi sürpriz değildi. Ama İsrail hükümetinin kışkırtmak istediği, başta CHP muhalefetten de döndü hesap. CHP Lideri Özel: “İsrail’in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta, masumların tarafında durmaktadır,” dedi.
Ama İsrail’in hesaplarının bozulduğunu gösteren bu hırçınlık bir şeyi daha gösterdi. Terörsüz Türkiye sürecinin bir an önce ilerlemeye başlaması gerektiğini. Ayrıca, iç siyasi kutuplaşmanın, iktidar-muhalefet zıtlaşmasının Türkiye’nin hasımlarının ağzını nasıl sulandırdığını da…
Türkiye “Yurtta sulh” sağlayabildiği ölçüde bölgesinde “cihanda sulh” örneği olacaktır.

Not

(*) İsrail Başbakanının mesajının daha doğru tercümesi bu.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: bardağı taşıran bugünkü rest

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün parti sözcüsünün yaptığı açıklama üzerine CHP'den istifa etti;…

14 saat ago

Erdoğan-Trump baş başa görüşmesi olmadı ama İran yaptırımları devrede

Erdoğan-Trump baş başa görüşmesi olmadı ama Trump yine de Erdoğan’ın gönlünü almak için bir jest…

16 saat ago

MİT Başkanı Kalın’ın Afganistan-Pakistan trafiği ne anlatıyor?

MİT Başkanı Kalın'ın Afganistan ve Pakistan temasları Katar ile eşgüdüm içinde bölgesel gerilimin düşürülmesini hedefliyor.

20 saat ago

Borsa skandalı: o yatla yurt dışına kayıt dışı para da çıkarıldı mı?

Borsa skandalında sorular artıyor. Pusula ve diğer fonların banka havalesi dışında yurt dışına kayıt dışı…

2 gün ago

Kim bu 12 kişi? Borsa zararını halk değil, vurguncular ödemeli

Patlayan fonlara TEFAS öncesi girip fiyat şişirip fahiş kârlarla çıkarak borsa skandalını tetikleyen isimler de…

3 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Eksik Ayağı: Demokratikleşme

MetroPOLL anketine göre, halkın çoğunluğu Terörsüz Türkiye sürecinde demokratikleşme ayağının eksik kaldığı kanısında.

3 gün ago