Siyaset

Mazlum Abdi İmralı’ya getirilip Öcalan’la görüştürüldü mü?

Irak Kürt bölgesindeki haber sitesi PKK ve SDG yöneticilerinin İmralı’da Öcalan’la görüştürüldüğünü öne sürdü. Henüz bir açıklama yapılmadı. Fotoğrafta SDG lideri Mazlum Abdi, Suriye’de ABD’den tam destek aldığı günlerde ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack tarafından selamlanıyor. (Foto: Rudaw.net)

PKK’nın Suriye örgütlenmesinin başı Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in geçtiğimiz Mart ayında “Türkiye’nin hazırladığı bir kanal” yoluyla İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüştürüldüğü haberi 12 Mayıs’ta Irak Kürdistan Bölgesi merkezli “Darka Mazi” sitesinde  yayınlandı. Darka Mazi, Irak Kürdistan Demokratik Partisi ile bağlantılı bir site. Aynı site 9 Mayıs yayınında da PKK yöneticilerinden Sabri Ok ve Bese Hozat’ın Haziran 2025’te gizlice İmralı’ya götürülüp Öcalan ile görüştürüldüğünü öne sürmüştü. İddiaya göre, örgüt adı Bese Hozat olan Hülya Oran bu görüşmeden bir süre sonra, 11 Temmuz’da Süleymaniye yakınlarında sembolik silah yakma töreninde başı çekti.
Sitedeki iddialara göre Öcalan SDG’lilere az kaldı, kendi kontrolünde değil, İsrail kontrolünde bir Kürt devleti kurulmasına alet oldukları için “fırça atmış”, kendilerini affettirmek için Terörsüz Türkiye projesi için çalışmalarını istemişti.

İki iddia, iki tartışma

Bu iddialar üzerine iki tartışma başladı.
• Bu isimler aranan teröristlerdi. Neden yakalanmak yerine” “teröristbaşı ile görüştürülmüşlerdi? Bu itirazlara karşı, gazeteci Fatih Altaylı, iddiaların doğru olduğu varsayımıyla “Devletler böyle işleri yapar. Ne var bunda?” mealinde bir yazı yazdı.
• İddiaların doğru olduğu varsayımıyla hem iktidar hem muhalefet saflarında süreç tartışması üzerine çıktı. Kimse sesini çıkarmak istemiyor ama özellikle AK Parti saflarında, tabandan gelen seslerin yankısı “Meclis yasaları PKK silah bırakmadan mı çıkaracak?” rahatsızlığına yol açtı.
Bu iki tartışma da iddiaların doğru olduğu varsayımına dayanıyor, ki elimizdeki tek bilgi KDP’ye yakın bu site.
Anladığım kadarıyla iktidar da muhalefet de böyle bir habere hazırmış. Bu da iddialar doğru olmasa bile, başarılı bir psikolojik operasyonla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Zaten haber sitesi de Mazlum Abdi’nin geçenlerde El Arabiya televizyonuna, “Yakında İmralı’da Öcalan’la görüşebileceğini” söylemesinin, aslında gerçekleşmiş görüşmeye kamuoyunu hazırlamayı amaçladığını öne sürmüş.
Peki, gerçekten bu tür görüşmeler oldu mu?

Öcalan’la görüştürüldüler mi?

Bu iki haberdeki iddiaların üç kurumsal muhatabı var.
Biri Cumhurbaşkanlığı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yürütmenin başı.
Diğeri Adalet Bakanlığı; cezaevlerinin yönetimi oraya bağlı. Haziran 2025’te yapıldığı öne sürülen görüşme sırasında bakan Yılmaz Tunç idi. Mart 2026’da yapıldığı iddia edilen görüşme sırasında da Akın Gürlek.
Üçüncüsü Milli İstihbarat Teşkilatı. Tüm Terörsüz Türkiye süreci İbrahim Kalın başkanlığında MİT koordinasyonunda yürütülüyor.
İddiaların üzerinden günler geçti, 17 Mayıs sabahı itibarıyla ne Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden ne Adalet Bakanlığından ne MİT’den bir açıklama geldi. Gayriresmi yoldan “doğru değil” beyanları var, ama bu tür hassas bir konuda kamuoyunun daha net bilgilendirilmesinde fayda var.
Yalanlama gelmemesinin mutlaka doğruluğuna kanıt sayılmayacağını bilecek deneyimdeyim. Kaldı ki, yalanlanan nice haberin doğru olduğunun anlaşıldığı örnekler de verebilirim.
Ama bu durum eldeki verilerle parçaları birleştirmeye çalışmamıza engel değil.

İddiaların Son Gelişmelerdeki Yeri

• 29 Ocak: Şam’da Suriye hükümetiyle SDG arasında entegrasyon anlaşması imzalandı.
• 16 Şubat: DEM heyeti İmralı’da Öcalan’la görüştü.
• 18 Şubat: TBMM “Terörsüz Türkiye” raporunu yayınladı.
• Resmen doğrulanmayan iddiaya göre, PKK’daki örgüt adı Mazlum Abdi olan Ferhat Abdi Şahin ve İlham Ahmed, Mart ayında İmralı’da Öcalan’la görüştürüldüler. Darka Mazi sitesi daha önce Sabri Ok ve Hülya Oran’ın 5 Mayıs 2025 PKK fesih kongresi sonrasında, sembolik silah yakma töreni öncesinde Öcalan’la görüştürüldüğünü öne sürmüş; o iddia da ne yalanlanmış ne doğrulanmıştı.
• 28 Şubat: ABD ve İsrail, İran’a savaş başlattı. Özellikle İsrail kaynaklı olarak silahlı Kürt grupların İran rejimini devirmekte kara gücü olarak kullanılabileceği tezi ortaya atılmaya başlandı.
• 18 Mart: ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye’nin süreci yürütme şekline “hayranlık duyduğunu” ve Kürtlerin artık bölgede yaşadıkları dört ülkeye entegre olma zamanı geldiğini Erdoğan, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın adlarını anarak söyledi.
• 27 Mart: DEM heyeti İmralı’da Öcalan’la görüştü.

İran ve İsrail Boyutları

• 14 Nisan: Şara ve Ahmed, Şam’da Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ile görüştüler. SDG, Suriye ordusu içinde eritilmeye başlandı.
• 17 Nisan: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Türkiye’yi tehdit eden beyanlarda bulundu. ABD’nin Kürt grupları Suriye’de olduğu gibi İran’da da kullanma planı rafa kalktı. ABD Başkanı Donald Trump “Kürtlere silah verdik ama kullanmadılar” gibi sözler etmeye başladı.
• 23 Nisan: DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan Meclis resepsiyonunda gazetecilere açıklanmayan başka temasların da olabileceğini ima etti. Buldan’a TBMM’nin süreç yasaları için bir an önce harekete geçmesi gerektiğini ve sürecin “senkronik”, eşzamanlı yürütülmesi    gerektiğini söyledi. Aynı resepsiyonda MHP lideri Devlet Bahçeli de Meclis’in harekete geçmesi için Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’u işaret etti.
• 30 Nisan: Erdoğan ve Bahçeli, Beştepe’de yüz yüze görüştü.

“Senkronik” Gelişmeler

• 3 Mayıs: MİT Başkanı Kalın’ın AK Parti yönetimine, PKK’nın silah bırakma yöntemleri dahil sürecin gidişatı konusunda bilgi verdiği haberleri çıktı.
• 5 Mayıs: PKK yönetimi, PKK kurumsal kimliği değil “Apocu Hareket” imzası kullanıp bir yıl önceki Fesih Kongresi’ne gönderme yaparak Öcalan’a “statü” verilmesi gerektiğini söyledi. Aynı gün Bahçeli MHP grubunda Öcalan’a “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü” statüsü önerdi. DEM bunu onayladı.
• 9 Mayıs: Erdoğan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile İstanbul’da görüştü. Aynı gün Darka Mazi sitesinde PKK yöneticilerinin Öcalan’la görüştürüldüğü haberi çıktı. (Bu da iddialar doğru değilse bazı KDP kaynaklarının Öcalan’la dolaylı görüşmeleri doğrudan görüşme olarak yanlış anlayıp sızdırmış olması ihtimalini akla getiriyor.)
• 12 Mayıs: Darka Mazi SDG yöneticilerinin de Öcalan’la görüştürüldüğünü yayınladı.
• 16 Mayıs: Erdoğan, Kazakistan dönüşünde Cumhur İttifakı olarak Terörsüz Türkiye’nin başarısını istemeyenleri sevindirmeyeceklerini söyledi.

Evet mi, hayır mı, sessizlik mi?

Uçağa çağrılı gazetecilerin PKK ve SDG temsilcilerinin Öcalan’la görüştürülmesini sormadığını İletişim Başkanlığının yayınladığı yanıtlardan anlayabiliyoruz.
Henüz doğruluğu kabul edilmese de, bu tür gizli görüşmeler Kürt sorununun TBMM çatısı altında, siyasi ve demokratik yöntemlerle, PKK’nın “silahsızlaşması” yoluyla çözülecekse, iç barışa hizmet edecekse, elbette yapılabilir.
Türkiye’nin ve bütün vatandaşların bugün ve geleceğini belirleyecek bu kadar önemli bir sürece ait bu iddiaların doğru mu, yanlış mı, gerçek mi, dezenformasyon mu olduğunu bilmekse, bir kez ortaya atıldıktan sonra, hakkımız değil mi? Süreç açısından da daha iyi olmaz mı?
Önce PKK, sonra SGD yöneticileri İmralı’da Öcalan’la görüştürüldüler mi?
Evet mi, hayır mı? Yoksa sessizliğe devam mı?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Yeni İklim Rejimi: Taşkınlar, Rekor Sıcaklıklar, Tür Kayıpları

Geçtimiz günlerde yoğun yağışların ardından meydana gelen selde, Samsun'un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi taştı;…

1 gün ago

Trump–Şi Zirvesi: Uzun Vadeli Rekabette Ara Durak

Washington ile Pekin artık giderek daha fazla açık ya da örtülü biçimde dünyanın yeni “G-2”si…

2 gün ago

Trump’ın Şi’ye götürdüğü 17 yatırımcının serveti dudak uçuklatıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e takdim edip ticari işbirliği…

2 gün ago

Abdullah Gül: Kuralları aşındırmaktan en çok zararı ABD görecek

On birinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kuralları aşındırmaktan en çok zarar görecek olanların kuralsızlığın kendi çıkarlarına…

3 gün ago

CHP’ye Butlan ve Kayyım Tartışmalarının Dayanılmaz Saçmalığı

Mahkemesi davayı reddettiği halde bir butlan-kayyum teranesi tutturmuş olan çığırtkanlar, ülkeye vereceği devasa zarar umurlarında…

3 gün ago

İngiliz Elçiliğindeki Toplantı ve NATO’nun Ankara Zirvesi

İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliğinde 12 Mayıs akşamüzeri ilginç bir toplantı vardı. Pek alışılmadık şekilde, Fransa ve…

3 gün ago