CHP lideri Özel mutlak butlan kararına karşı direnişe geçerken, MHP lideri Bahçeli’nin sözleri örtülü bir oyun planına işaret ediyor. Özel ve CHP yönetimi, 21 Mayıs gecesi Genel Merkez önünde toplanan protestoculara hitap ederken. Fotoğrafın solunda CHP’nin eski ağır toplarından Önder Sav göze çarpıyor. (Foto: CHP)
İstinaf Mahkemesinin görülmedik şekilde CHP’de seçimle işbaşına gelmiş Özgür Özel yönetimini düşürüp Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirme kararına en ilginç siyasi tepki MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli tam olarak öyle demedi ama belki de işlerin iyice çığırından çıkacağını gördüğü için Kılıçdaroğlu’na “Özel ile anlaş, yeniden başa geçme” demek istedi. Bunu siyasi kuliste konuşulan oyun planı önerilerinden de anlayabiliyoruz.
MHP lideri kendisini yalnızca Terörsüz Türkiye sürecinde değil, CHP’nin yargı-siyaset açmazında Türk siyasetinin “yeniden inşa” tasarımcısı konumuna yerleştirmek istiyor.
Birazdan bunu tahlil edeceğiz birlikte, ama önce istinaftan çıkan 21 Mayıs kararının gerçekte ne demek olduğuna bakmamız gerekiyor.
Mahkemenin Türkiye’nin ana muhalefet partisinin üç yıl önceki kurultayında seçilmiş genel başkanını düşürüp yerine eski genel başkanını atamasının ülkenin son yıllarda zaten düşen demokratik kalitesi ve krizden çıkamayan ekonomisi üzerindeki etkileri travmatik olacak.
Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs’taki videoyu yayınlaması siyasi kuliste zaten istinaftan mutlak butlan kararı çıkacağının işareti olarak algılanmıştı.
Dokuz güne uzatılan Kurban Bayramı tatili öncesinde, bayram boyunca CHP’nin örgütleyeceği tepkilerin düşük düzeyde tutacağı yorumları yapılıyordu. Hatta kararın alınıp yazıldığı ama ekonomi üzerindeki “siyasi şok” etkisini azaltması için 22 Mayıs Cuma akşamı, İstanbul Borsası kapandıktan sonra açıklanacağı, hatta belki 26 Mayıs Salı gününe bırakılıp CHP’ye itiraz zamanı dahi bırakmayacağı tahminleri yapılıyordu.
Bu bilgi Kılıçdaroğlu cephesinde de Özel cephesinde de vardı.
Ama kararın 21 Mayıs Perşembe günü bir oldubittiyle ilan edileceği bilgisi kulise yayılınca, siyasi kulisteki iddialara göre, AK Parti’den üst düzey isimler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ulaşarak bunu engellemeye çalıştılar ama başaramadılar. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dediği oldu. Nitekim AK Parti yetkililerinden Gürlek dışında karara “demokrasiyi pekiştirdi” diye açık destek verip CHP’yi direnmekten alıkoymaya çalışan isim olmadı.
CHP lideri Özel beklendiği gibi Genel Merkez’den ayrılmayıp direnme kararı aldı.
Özel’in konuşmasındaki “bize teklif edilen rahat, konforlu, ebedi muhalefet koltuklarını reddediyoruz” ifadesi önemlidir ve çift anlam taşıyor.
Görünen anlamı “majestelerinin muhalefeti” olmamaktır.
Örtülü anlamı ise son birkaç gündür Kılıçdaroğlu ile Özel arasında yürütülmek istenen gizli diplomasidir.
MHP lideri Bahçeli’nin bu trafikten haberli olduğu 21 Mayıs gecesi CNN Türk’te Hande Fırat üzerinden yaptığı öneriden anlaşılıyor.
Bahçeli Kılıçdaroğlu’na, kendisine yapılan haksızlığın anlaşıldığı tesellisini verdikten sonra şu çağrıda bulundu:
• “Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacaktır.”
Aynı mesajda bir süre önce CHP’nin iç işleyişine müdahale edilmemesini istemesinde (ki muhatabın Adalet Bakanı Gürlek olduğu şimdi anlaşılabilir) haklı çıktığını vurgulayan Bahçeli böylelikle Kılıçdaroğlu’na CHP’nin başına mahkeme kararıyla dönmekten “feragat” edip Özel’le formül oluşturmasını önermektedir.
Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na aslında Özel’le ikinizin de aday olmayacağı bir formülde anlaşın önerisinde bulunuyor.
Bahçeli’nin geçmişte Ekrem İmamoğlu yerine CHP’nin başında eğer sınıf arkadaşı (Kılıçdaroğlu) olmayacaksa Özel’in olmasını tercih edeceğini söylediğini anımsayalım. Şimdi ikisinden de çekilip ortak aday çıkarmasını istemektedir.
Bahçeli’nin bu önerisini duyduğumda, doğrusu, ağzım açık kaldı.
Böyle bir oyun planının varlığını daha yarım saat kadar önce gelişmelerin ortasında bir kaynağımdan duymuştum ama Bahçeli’den gelmesini beklemiyordum.
Bana aktarılan ve doğrusu riskli bulduğum oyun planı şöyleydi:
• Özel’in CHP’nin başından ayrılmayı kabul etmesi karşılığında Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan davasındaki şikayetçileri geri çektirecek, böylece dava düşecek,
• Kılıçdaroğlu ve Özel’in üzerinde anlaşacağı bir üçüncü ismin adaylığıyla Kılıçdaroğlu en kısa sürede kurultaya gidecekti.
Bahçeli sadece ayrıntıya girmiyor, ama aslında aynı şeyi söylüyordu. Kulis’te yayılan, CHP’nin Kılıçdaroğlu’na “Delegeleri sen seç Kurultaya gidelim” önerisi de, Mansur Yavaş’ın kılıçdaroğlu’na bir an önce Kurultay çağrısı da bu resme oturuyor aslında.
Tabii, bu plan İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını da muhtemel CHP genel başkanlık adaylığını da buharlaştırıyordu, ama zaten Yargıtay’ın butlan kararını onaylamasıyla Özel yönetimin İmamoğlu’nu aday ilan etme kararı da geçersiz kalıyordu.
Öncelikle, Bahçeli’nin işlerin ne tam olarak Gürlek ne tam olarak Kılıçdaroğlu’nun istediği gibi gitmediği saptaması yaptığı anlaşılıyor.
İç politikada böylece beliren yeni fay hatlarının, tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye yol haritasını, kendi önerisi sonrasında güncellemeye ikna etmişken, yeni engellere yol açmasını engellemeye çalıştığı da anlaşılıyor.
Butlan kararının zamanlamasındaki 9 günlük tatile denk getirme uyanıklığının da fazla işe yaramadığı söylenebilir.
CHP yönetimi direnişten vazgeçmeyecektir.
Butlan kararının Erdoğan’ın AB ve genel olarak Avrupa ile tam da NATO Zirvesi öncesi canlandırmaya çalıştığı ilişkileri sabote etme etkisi fazladır.
Dolayısıyla bu işin oldubittilerle kolaylıkla kapanmayacağı, bu pilavın daha çok su kaldıracağı görülmeli.
Geçen hafta butlan-kayyım tartışmalarının saçmalığına ilişkin bir yazı yayınlamıştım. Devamında da siyasi partilerde delegelik sisteminin…
Gazeteci Alican Uludağ, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve devleti ve yargı organlarını…
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak…
Yunan seçim mevzuatına göre, en geç mevcut yasama döneminin sona ereceği 27 Temmuz 2027 tarihine…
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video…
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail…