Siyaset

Mutlak Butlan Yetmedi, CHP’ye Polis Çağırmak Tüy Dikti

“Mutlak butlan” zaten olacak iş değildi; hiç değilse yeni danışmanlarının aklıyla partisi CHP’ye polis çağırmamış olsaydı Kılıçdaroğlu.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”.
“İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor.
Asimetrik bir bölünme.
Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu seçen Kemal Kılıçdaroğlu bulunuyor. Bir zamanlar kendisini seven, “halkın umudu” sayan, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı görmek için oy veren milyonların büyük çoğunluğun gözünde, ne yazık ki bir tepki objesine dönüşmüş durumda.
Atanmış CHP’nin seçmende iktidarı zorlayacak ciddi ve organik bir karşılığı yok. Tersine, önümüzdeki seçimde CHP’nin oyunu bölüp Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Partiyi rahatlatacak bir karşılığı var. Ama AK Partililer bile açıktan taraf olmaya çekiniyor; gün olup devran dönerse, Türkiye’de çok partili sitemin temeli olan siyasette serbest rekabetin altını oyan bir içtihat ortaya çıkıyor.

Kimler Kimlerle Beraber?

Son iki yıldır, Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyelere açılan davalardan başlayarak, iddianamelerde yer alan, hatta savcıların iddianamelerde dahi yer vermediği iddiaları, itiraf ve iftiraları televizyon ekranları ve gazete köşelerinde köpürten gazeteci ve yorumcular, aynı zamanda Kılıçdaroğlu ve atanmış CHP’ye medya desteği veriyor.
İktidar çizgisindeki medya seçkinlerinin, seçilmiş CHP’ye yargı darbesini meşru ve polis baskınını yerinde görürken atanmış CHP’ye övgü yarışına girmesi yadırganmıyor bile.
Muhalefet partileri “mutlak butlan” operasyonunun karşısında; yarın bir gün kendi seçtikleri lider de seçmedikleriyle değiştirilebilir bir hukuk mahkemesi kararıyla.
Demokratik kitle örgütlerinin, TMMOB, TTB, TBB gibi meslek örgütlerinin çoğu, işçi ve memur sendikaları, serbest siyasete bu yargı darbesinin karşısında.
Tam da Erdoğan Avrupa Birliği ile yeniden yakınlaşma ararken, AB, Avrupa Parlamentosu, Sosyalistler, Sosyaldemokratlar, Yeşiller atanmış CHP’ye kınama, seçilmiş CHP’ye destek mesajları yayınlıyor.
Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne dek, çoğu Alevi-Bektaşi kuruluşu Aleviliğini 2023 seçimlerine birkaç gün kala vurgulayan Kılıçdaroğlu’nu kınadı.

Polis Çağırmak Tüy Dikti

Özel’in seçildiği ve mahkemenin iptal ettiği 2023’ten beri Kılıçdaroğlu’ndan yana olmuş, CHP içinde sol kanat sayılan üç milletvekili, daha önce Kılıçdaroğlu’nun TBMM Grup Başkanvekilliğini de yapan Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç, Kılıçdaroğlu’nun Özel ve yöneticilerini Genel Merkez’den çıkartmak için polis çağırmasını protesto ederek, atanmış CHP yönetiminde yer almayacaklarını açıkladılar. Erol ve Öztunç’un Alevi kimlikleriyle tanındıklarını da anımsatalım.
CHP Genel Merkezi’ni bir an önce boşaltmak için polis çağırmak gerçekten her şeyin üstüne tüy dikti.
Kılıçdaroğlu, Emniyet Müdürlüğüne yazılı başvuru yapan avukatı Celal Çelik değilmiş gibi polis baskınına üzüldüğünü söylüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, El Cezire’de Kemal Öztürk’e “davalı taraflara” sorunu görüşerek halletmeleri için süre tanındığını ama müdahalenin “mahkeme kararıyla” işbaşına gelen CHP yönetiminin talebi ve valiliğin emriyle yapıldığını söylüyor.
Kılıçdaroğlu’nun son dönemde aldığı kararların belki en yanlışı, ileride en hayırla anılmayacak siyasi mirası CHP Genel Merkezi’ne polis çağırmak oldu.

Ben Olmadan CHP Olmaz

CHP, Özel’in liderliğinde, 2024 yerel seçimlerini AK Partiyi geçerek kazanıp birinci parti oldu.
Özel, “Suçumuz seçim kazanmak” diyor ya… Ekrem İmamoğlu ile ilgili iddialar da ondan sonra sorun olmaya başladı.
İmamoğlu’nu 2019’da İstanbul’u AK Parti’den alacak aday olarak görüp ısrar eden ve haklı çıkan Kılıçdaroğlu olmuştu. Peki, İmamoğlu’nun iddia edilen bütün “kötülükleri” Özel döneminde, İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak (bana göre fazla erken) açıklanması sonrasında mı çıktı?
Ahlak ve yolsuzluklar meselesine gelince, bugünlerde çoğu CHP’linin yüzünü yere baktıran iddiaların öznelerinden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kılıçdaroğlu döneminde seçilmedi mi ilk defa o göreve? Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Kılıçdaroğlu döneminde üç kez milletvekili listesine konup seçilmedi mi? Başka örnekler de var; en çarpıcısı itirafçı olan Böcek ve Yalım diye verdim.
Kılıçdaroğlu hakkında tek bir yolsuzluk iddiası ortaya atılmadığı doğrudur. Siyasi ahlakın tek ölçütü ise, şahsen yolsuzluğa bulaşmamış olmak değildir; bu zaten olması gereken bir özelliktir.

Özel-Kılıçdaroğlu Çatışması Değil

Gelinen aşamada Kılıçdaroğlu ve çevresinin bu tepkilere aldırmayacağını, bu ihtimalleri baştan göze alıp hedefe kilitlendiklerini varsayabiliriz.
Yaşananları Özel-Kılıçdaroğlu hizip kavgası olarak görmek de mümkün değil.
Kılıçdaroğlu, üç yıl önceki kurultayı, 2023 seçimini de kaybettiği için değil, kendi döneminde belirlenen delegelerin İmamoğlu-Özel ekibince “satın alındığı” için kaybettiği iddiasında. Bu iddiayı CHP’nin kendisinden sonra “kirlendiği” ve “arınması” gerektiği gerekçeleriyle harmanlayarak, kendi deyişiyle “Erdoğan yargısı” üzerinden Özel yönetimini kâğıt üzerinde düşürdü. İş polis zoruna başvurmaya kadar ayağa düştü.
Belediyelerdeki yolsuzluklara göz yummakla suçlanan Özel ise yarım asır sonra ilk kez iktidarı alma ihtimaline yaklaşmışken, bir yandan içeriden ve dışarıdan engellemeler karşısında, artık Meclis’e sığınarak “seçilmiş CHP’yi” yaşatma iddiasında.
Kılıçdaroğlu Kurban Bayramı’nın ikinci günü polis çağırarak, biber gazıyla boşalttığı Genel Merkez binasına gidip koltuğa oturacak. Ekipleri içerideki tasfiye operasyonunun ilk aşamasını hazırlamış olacaklar. Özgür Özel’in parti üyeliğini askıya alarak parti adına herhangi bir işlem yapmasını engelleme ihtimalinden dahi söz ediliyor.
Artık maalesef şaşırmıyoruz.

12 Eylül ve Sandığa Saygı

12 Eylül 1980 darbesini yapıp Meclis’i, partileri kapatan, anayasayı kaldıran askerler, üç yıl sonra, siyaset yasaklarıyla da olsa seçim ilan etti. Seçim adil değildi. Kenan Evren, kendi kurdurduğu partiye açık destek verdi. Ama sandıktan Turgut Özal çıkınca kabullendi.
Sandıktan Özel’in çıktığı CHP 2023 Kurultayı’nda “şaibe” iddiasını 2024 yerel seçimleri öncesinde ilk kez Erdoğan ortaya attı. Kılıçdaroğlu sonradan topa girdi; o sırada “mutlak butlan” kavramı dahi yoktu ortada.
“Mutlak butlan” bahanesiyle seçileni sandığa gömmek zaten olacak iş değildi; hiç değilse yeni danışmanlarının aklıyla partisine polis çağırmamış olsaydı Kemal Kılıçdaroğlu.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

CHP Krizi mi, Demokratik Vatandaşlığın Yeniden Doğuşu mu?

Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan kriz ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çevresinde şekillenen yeniden…

2 saat ago

Özel’in Yıldızı Yükselişte: Butlan Ne Kılıçdaroğlu Ne Erdoğan’a Yarar

Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi…

2 gün ago

Türk Siyasetinin Kara Günü: Serbest Siyasete Darbe

Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine…

2 gün ago

Bu da oldu: Kılıçdaroğlu istedi, polis zorla CHP Genel merkezine girdi

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yönetiminin Genel Merkez binasından…

2 gün ago

CHP’de İlk Kılıçdaroğlu-Özel Çatışması 2 Haziran’da

İstinaf mahkemesinin “Mutlak Butlan” kararı ile CHP Genel Başkanlığına tedbiren atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile milletvekillerinin…

3 gün ago

Toplum Güçlü Ama Adil Bir Devlet İstiyor: Anket Bunu Gösteriyor

Türkiye’de yeni anayasa tartışmaları yeniden gündeme gelirken asıl soru yalnızca metnin nasıl yazılacağı değil, toplumun…

3 gün ago