Ana tarafından Yunan, baba tarafından Pers olan I.Antiohos Kommagene’nin diplomasi de de çok başarılı Kralı imiş, otuz yıl boyunca iki devin arasında ülkesini idare etmeyi başarmış. Nemrut’taki yaklaşık 2000 yıllık eserler onun zamanında inşa edilmiştir.
Doğu-Güney Doğu Anadolu turumuzda sıra Türkiye’mizin dünya mirası listesine giren yirmi bir noktasından biri olan Nemrut’a gelmişti. O zamanki dünyanın iki süper gücü Romalılar ve Perslerin arasında üç yüzyıl yaşamayı becerebilmiş, şimdi ismini duyunca çoğumuzun aklına “etsiz çiğköfteden” başka bir şey getirmeyen Kommagene uygarlığından kalanları ziyaret etmeyi çocukluğumda kullandığım atlasın üzerinde fotoğrafını gördüğüm günden beri arzuluyordum.
Bir önceki gün havaalanlarında krizlere neden olan, şehirleri sular altında bırakan “süper hücre” fırtınası etkisini yitirmişti ama hâlâ yağmur geçişleri devam etmekteydi. Bulutlar Kommagene’nin en iyi pozlarını verdiği gündoğumu ve günbatımı manzaralarını engellediği için şansımıza küsmekten başka çaremiz yoktu. Diyarbakır’dan üç saatlik bir yolculukla Nemrut eteklerine ulaştığımızda hava iki dereceydi.
UNESCO Dünya Mirası listesine girmek için uzun ve zorlu bir başvuru sürecinden geçildiğini biliyordum. Bu nedenle, sonuçta dağın tepesinde de olsa, bakımlı bir ören yeri görme beklentim vardı. Ama sonuç hayal kırıklığı oldu.
İlk yapıldığında doğru düzgün olduğunu tahmin ettiğim devasa granit üzerindeki harflerin bazıları düşmüş, pandemi zamanında yapıştırılmış uyarı levhaları yarım yamalak sökülmüş, ağzına kadar dolu çöp konteynerleriyse içeride neyle karşılaşacağımız hakkında az-çok fikir vermekteydi.
Devasa granitin arkasındaki tesise adım attığımızda yıkık dökük tuvaletler, çay ocağından ibaret kafeteryadan gelen kesif koku, binlerce usta, zanaatkar yetiştirmiş toprakların satış yerindeki pespaye hediyelikler, doğru düzgün tek bir kitap olmayışı hazindi. Oysa, bölgedeki her şeye can veren usta eller birazcık yol göstermeyle nasıl harikalar yaratırlar, tahmin bile edemiyorum.
Bütün bunları aklımdan silip dört yüz yirmi basamaklı tepeye doğru yöneldiğimizde hava iyice kapatmış, yavaş yavaş kar yağmaya başlamıştı (günlerden 4 Mayıs!). Ana tarafından Yunan, baba tarafından Pers olan Antiohos Kommagene’nin en başarılı kralı ve usta bir diplomatmış. Neredeyse otuz yıl boyunca iki devin arasında ülkesini idare etmeyi başarmış. Onun ölümünden sonra yerine geçenler ülkenin anahtarını Roma’ya teslim etmiş.
Antiohos bana Hırvat baba Sloven anadan doğan kırk yıllık iktidarı boyunca ABD ve SSCB arasında ayakta kalmayı başaran ama ölümüyle darmadağın olan Yugoslavya’nın başkanı Mareşal Tito’yu hatırlattı. Dört yüz yirmi basamak insana düşünmesi için yeterince zaman veriyor.
2150 metre rakımdaki tepeye ulaştığımızda biraz yağan kardan, biraz dört yüz yirmi basamaktan ama asıl iki bin yıllık heykellerden nefesim kesildi. İlk atlasımın üzerinde fotoğraflarını gördüğümde çocuk aklımla apartman boyunda devasa heykeller diye düşünmüştüm. Yetmiş seksen santim olmaları güzelliklerinden hiçbir şey eksiltmemişti.
Antiohos kendini o kadar tanrı mertebesinde görüyormuş ki Nemrut’un on kilometre ötesindeki Arsemia şehrine hâlâ dimdik ayakta duran kendisini Herkül ile el sıkışırken gösteren devasa bir heykel yaptırmış. Heykelin etrafını Kommagene krallığının nizamnamesi, bir nevi anayasası, sayılabilecek bir yazıtla bezenmiş.
6 Şubat depreminde şehrin dehlizleri hasar görmüş ama Antiokhos ’un heykeli zamana meydan okurcasına hâlâ ayakta. Heykelde Antiokhos Herkül’den birazcık daha uzun ve eli Herkül’ün elinin üzerinde. Güç zehirlenmesi galiba homo sapiens’in kanayan bir yarası.
Üzerinde bulunduğumuz Bereketli Hilal’in bir milyon yıllık hikayesini düşündüm. İsmini bildiğiniz en eski insanı. Beş bin yıl önceye gidebildim. İnsanlığın hikayesinin Şanlıurfa civarında şekillendiğini söylemek için arkeoloji veya antropoloji profesörü olmak gerekmiyor. Kommagene’den az ötedeki Göbeklitepe on iki bin yaşında. Oraya yerleşen ilk insanımsılar Afrika’dan geleli bir milyon yıl olmuştu. Bir metrelik bir cetvel cetvelin “0” noktası Bereketli Hilal’e yerleşen ilk insanımsıları tanımlıyorsa, Göbeklitepe cetvel üzerinde doksan dokuzuncu santimetrede. İlk homo sapiensler üç yüz bin yaşında, yani cetvelin yetmişinci santimetresinde. Kendini tanrı Herkül ile denk tutan kibirli Antiohos cetvelimizin son santiminin bittiği bir yerlerde. Kibir ne kadar boş bir duygu.
Antiohos’un halefleri çok fazla çaba göstermeden Kommagene’yi Roma’ya teslim etmiş. Zamanın en ileri medeniyeti Roma da bölgeye gelmiş. O zamanlardan günümüze kalan en güzel nişanelerden birisi Arsemia’ya on kilometre uzaktaki Cendere Köprüsü.
Zamanın imparatoru Septimus Severus oğlu ve karısı için ikinci yüzyılının sonlarında yaptırmış ve çok yakın zamana kadar beş tondan hafif araçların üzerinden geçmesine izin veriliyormuş. Köprünün az ilerisindeki yeni köprü inşa edilince Roma köprüsü çok başarılı bir restorasyondan geçirilip sadece turistik amaçlı kullanılmaya başlanmış. Köprüyü görünce hem Septimus Severus’un ustalarına, emekçilerine hem de restorasyonda emeği geçenlere şükranlarımı sundum.
Anayoldan köprüye giden yüz metrelik yolu karton kahve bardakları, pet şişeler ve sair çer-çöpleriyle sağlı sollu bezemeleri sayesinde günlük kültür fizik çalışmamıza katkı veren insan kardeşlerimize teşekkürler.
Son bir teşekkür de yazı biçiminden yirmi yaş üzerinde olmadıklarını düşündüğüm, aşklarını, iki bin yıllık Roma köprüsünün en güzel ayağını Kahta sanayi sitesinden aldıkları kırmızı sprey boyayla dünyaya duyuran Can ve Sudenaz kardeşlerime. Umarım müstakbel evlatları evlerindeki eşyayı sprey boyalarla boyayıp ana babalarının izinden yürür.
Cendere Köprüsü. (Fotolar: Caner Kuzgunkaya)
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP…
Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan kriz ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çevresinde şekillenen yeniden…
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi…
Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine…
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yönetiminin Genel Merkez binasından…
İstinaf mahkemesinin “Mutlak Butlan” kararı ile CHP Genel Başkanlığına tedbiren atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile milletvekillerinin…